İşgal, Darbe ve Hırsızlığı Seçim Sandığıyla Birlikte Anmak

05 Nisan 2019 Cuma

Batı’nın Türkiye’ye karşı çok gizli, çok çok sinsi, çok çok çok detaylı bir biçimde planladığı küresel müdahale operasyonu meğer 31 Mart yerel seçimleriyle devreye girmiş. Bizim ruhumuz duymamış ama ülkenin dört bir tarafında kurulan sandıklar üzerinden kamu kurumlarında çalışan kimi Fetö’cü kimi PKK’lı kimi de çok uluslu kripto ajanlar bir seçim darbesi için organize olup harekete geçmişler. 

Tuhaf bir ihanet çemberinin içine hapsolunmuşuz sanki. Dış güçlerin son hesabının milletin iradesine ve devletin bekasına sandıklarda darbe vurarak önce İstanbul’u ardında da bütün Türkiye’yi düşürmek üzerine kurulduğunu nasıl oldu da hiç idrak edemedik.

Maalesef “büyük resim, çok büyük operasyon, devasa kumpas” söylemleriyle maskelenen mantıkdışı komplo teorileri sadece maalesef sahte sosyal medya hesapları, uçuk kaçık troller marifetiyle kamuoyuna taşınmıyor. İçeriden ya da dışarıdan hesabı olan her güç tarafından komplo da kurulur, tezgah da açılır, manipülasyon da devreye sokulur elbette. 

Ancak siyasal ve toplumsal analizi hepten bir kenara bırakıp işi her ne olursa olsun üretilen şayia ve şaibelerle, vesvese ve fanatizmle yönlendirmeye kalkışarak ne hakikate ve adalete ne de halka ve ülkeye hizmet edilemez. 27 Mayıs ve 12 Eylül gibi askeri darbelerin gölgesindedahi Türkiye’nin belki de en iyi bir biçimde becerdiği “gizli oy-açık tasnif” kazanımı “sandık darbesi, çalınan oylar veya sandıkları sıfırlama yolsuzluğu” gibi söylemlerle kolayca harcamaya girişmek günü kurtarmaya yetmeyeceği gibi geleceği de karartır.

Analiz Değil Vehim ve Korku Üretiliyor

Seçime giren adayların, parti teşkilatları ve genel başkanların aleyhe sonuçlanan seçim tablosunu hazmedemeyip özellikle ilk anlarda feveran etmesi, iç ya da dış bir takım güçleri suçlaması şaşırtıcı olmazdı. Ne var ki siyasetin nispeten daha olgun, sorumlu ve sabırlı tavrına karşın medyada ve sosyal medyada ajitasyon ve öfke adeta patlama yaşıyordu. 

Allah’tan siyasetçiler bu abuk-sabuk yayınlara kulak asmaksızın ellerine aldıkları seçim tutanaklarıyla yine Yüksek Seçim Kurulu’nun yolunu tutarak sandık sandık, ilçe ilçe somut bir biçimde itirazlarını yaptılar. Seçim sistemini değil yapılan suiistimal, usulsüzlük ve hataları tespit ederek düzeltme talebinde bulundular. Süreç henüz bitmiş değil ancak geçersiz oyların sayımı dâhil İstanbul için 530 sandıkta yapılan güncelleme sonucu AK Parti lehine 11.109 oy kaydedildi. Olağanüstü bir durum olmadığı gibi süreç kendi takvimi ve teamülleri içerisinde işliyor.

Şimdi asıl meseleye gelelim: Seçim sonuçlarını somut gerekçelerle makul bir biçimde izah etmekte neden zorlanılıyor? Çünkü seçim sürecine giderken ne AK Parti’nin MHP’yle kurduğu Cumhur İttifakı’nın ne de CHP’nin İYİ Parti’yle kurduğu Millet İttifakı’nın dört başı mamur bir biçimde çözümlemesi yapılabildi. Aksine hemen her konu alabildiğine sloganik bir tarzda propaganda edildi sadece. Ama ne propaganda! Değil CHP ve İYİ Parti, Saadet ve HDP seçmenlerini AK Parti seçmenlerini dahi ikna etmekten uzak, basit ve ucuz mahalle jargonlarıyla endişeyi, korkuyu ve içe kapanmayı teşvik eden bir imajla girildi seçimlere. 

Vurun Kahpeye’den Vurun Müşahitlere!

Evet, AK Parti bir önceki seçimlere oranla çok fazla bir oy kaybına uğramadı. Fakat AK Parti Şırnak, Ağrı ve Bitlis’i HDP’den almış olsa da İstanbul, Ankara, Antalya, Kastamonu, Çankırı, Kütahya, Erzincan, Artvin, Bilecik, Sinop, Burdur, Bolu, Kırşehir, Karaman, Ardahan, Bayburt gibi illeri CHP ve MHP’ye kaybetti. Diğer illerin gerek nüfuz gerekse iktisadi-ticari katma değerleri açısından yaşatacağı kayıpların telafisi mümkün olsa da İstanbul, Ankara ve Antalya gibi ülke ekonomisini sürükleyen şehirleri kaybederek AK Parti ciddi bir sarsıntı yaşamıştır. Üstelik Adana ve Mersin gibi şehirler için MHP lehine aday göstermeyerek iddiasından vazgeçtiği gibi hemen hiçbir sosyal-siyasal çıkışı olmayan, neredeyse proje dahi sunmaya gerek duymayan MHP’nin % 5.47’lik oy oranıyla üçü büyükşehir olmak üzere aldığı 11 şehrin hikâyesi hiç konuşulmuyor bile. 

31 Mart seçimlerine gidilirken CHP ve İYİ Parti adayları, kampanyası, teşkilatları küçültüldükçe küçültüldü ve düzenli olarak alay konusu yapıldı. Diğer taraftan da karanlıkla-kötülükle eşitlendi. Buna mukabil AK Parti ve MHP’nin adayları, kampanyası ve teşkilatları eksiksiz, kusursuz ve mükemmel birer kahramanlık timsali olarak resmedilerek takdim edildi kamuoyuna. Toplumsal kanun bu tür sorumsuz ve gerçekdışı temennilere göre işlemediği için 31 Mart gecesi beklenenden çok farklı bir biçimde tezahür etti elbette. 

İstanbul ve Ankara gibi birçok büyük şehirde İl Genel Meclisi’nde oyları hâlâ yüksek olmasına rağmen AK Parti belediye başkanlıklarını neden kaybetti? İstanbul ve Ankara’da ilçe belediyelerini almasına rağmen büyükşehir belediyelerinde toplumsal desteği kritik düzeyde kaybetmesinin üzerinde ciddi bir biçimde düşünülüp tartışılması gerekmez mi? 

Milliyetçi-ulusalcı söylemlere prim vererek yanlış yapıldı. Yerel yönetimlerde rüşvet, usulsüzlük ve israfın önünü alamayarak güven sarsıldı. Ehliyet ve liyakate sürekli vurgu yapılmasına rağmen tam tersine hareketle eşe-dosta, akrabaya, hemşeriye makam mevki vererek inandırıcılık yitirildi. Dökülen alt yapı hizmetlerinin, şehirleri boğan çok katlı betonlaştırmanın vitrin projeler ve abartılı beka söylemleri eşliğinde toplumda kabul göreceği zannedildi. Ama yanlış hesap, kusurlu hareket, itici söylem sandıktan beklenen desteği gör(e)medi. 

Nihayet seçimin faturası sandık müşahitlerine kesmeye kalkışılıyor. Sandığı darbe, hırsızlık ve işgal gibi felaketlerle birlikte anmak gibi kendini inkâr eden büyük musibetlerden derman bekleniyor. Toplumun aklı ve iradesiyle alay edercesine korku dolu kehanetler, felaket senaryoları yazan medya ve sosyal medya trolleriyle birlikte siyaset yapmak büyük bir bataklığa davetiye çıkarmaktır. Şimdi seçimi kaybettiren kadro, halkı ötekileştiren yerel yönetim temsilcileri ve tutarsız ideolojik söylemlerin esaslı bir muhasebesini yapma zamanıdır.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • FarukFaruk2 ay önce
    Seçimlerde belgeli ve isbatlanmis bir şekilde usulsüzlük ve sahtekarlık varmı var.e buna rağmen Ak parti ne yapmalı susmalimı.yani haksızlık karşısında susmali sadece kendi değil milyonlarca seçmenin hakkını aramamalimi.bu eziklik psikolojisi nedir?
  • Salim ErsoySalim Ersoy2 ay önce
    Ak Partiden MHP'ye geçen belediyeleri Ak Parti'nin kaybı gibi düşünmekdoğru bir yaklaşım değildir!Zira ortada tam olarak içi doldurulamamış olsada bir ittifak var.Bu bir bayrak yarışıydı ve önemli olan takımın kazanmasıydı.Biz ülkücüler bu yarışta ipi kimin göğüslediğine değil;yarışı kazanıp kazanmadığımıza bakarken;birilerinin Cumhur ittifakında kar-zarar hesabı yapması ittifakın ruhuna aykırıdır.Eğer ağlayacakak gelin hep beraber CHP'ye kaybettiğimiz yerlere ağlayalım.MHP'nin kazancı asla Ak Parti'nin kaybı değildir.Saygı ve selamlarımla.
  • NailNail2 ay önce
    Kalemine yureyine sağlık
  • yilmaz yıldırım.yilmaz yıldırım.2 ay önce
    tespitleriniz çok doğru ve yerinde size aynen katılıyorum başarılarınızın kalıcı olması dileğiyle allaha emanet.
  • oy hırsızlığına razı olan salaklaroy hırsızlığına razı olan salaklar2 ay önce
    Fetö bir çakıyor, yolunu sapıtmış şaşkın müslüman gidip Kemal' in kucağına oturuyor. Demirel formatında çok müslüman(!) var diyarda!
  • kaşınıp duruyordu kendi kendine:kaşınıp duruyordu kendi kendine:2 ay önce
    Kokusu henüz tam çıkmadı ama bu iş: mit tırları/ hakan fidanı tutuklama teşebbüsü/ 17 Aralık/ 25 Aralık ve 15 Temmuz' un artçısı yeni bir darbe teşebbüsü gibi sanki; kokusu tam çıkmadı diyorum; çünkü gülen' in s...tığı bu yeni ve son b.k hâlâ donunun içinde duruyor, dışarı çıkmadı henüz!
  • ORHAN İNANORHAN İNAN2 ay önce
    OLANLAR BELGELİ VE ÇOK ÇİRKİN.BU OY ÇALMANIN HESABI MUHAKKAK SORULMALI VE İLERİSİ İÇİN TEDBİRLER ALINMALI Kİ BU TÜR OLAYLAR TEKRAR ETMESİN.İLGİLİ VE SORUMLU OLAN HERKES OLANLARDAN DERS ÇIKARMALI..BU YAPILMAZ İSE SIKINTININ DAHA BÜYÜĞÜ İLE KARŞILAŞMAK KAÇINILMAZ OLUR..OLAYI HEM HIRSIZLIK BOYUTU HEM DE PARTİLERİN VE İKTİDARIN ALACAĞI DERSLER VE TEDBİRLER BOYUTU İLE ALMAK DOĞRU OLACAKTIR..
  • CelilCelil2 ay önce
    Ya arkadas hep siz kazancaksiniz diye bir kural mi var? Her türlü yetki ve kontrol sizde. Siz istemedikten sonra bir sinek bile ucamaz. Buna ragmen kaybettiniz. Millet artik iftiradan, camur atilmasindan ve sürekli kavga dilinden, her gün birilerinin düsman ilan edilmesinden bikti. Birakin artik huzur gelsin, lütfen adil olun.
  • ahiahi2 ay önce
    SORU-YORUM Millet İttifakı'nın İYİ Partili Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İsmail Ok soruyor aslında:Aynı kanunlar, aynı gerekçeler, yapılan itirazların içeriği aynı İstanbul'da oylar sayılıyor, Balıkesir'de reddediliyor; İstanbul'da kullanılanlar oy da, Balıkesir'de kullanılanlar değil mi? 
  • ademadem2 ay önce
    Iğdır'a dairsözüm Bir ülke düşünün ki, vatandaşları, bir terör örgütüne karşı haklarını savunurken bile "devlet tarafından yanlış anlaşılmak" korkusu yaşasın; devleti temsil eden kişi ve kurumların "terör örgütünün algı operasyonu"ndan etkilenip, kendilerine sahip çıkmayacağı paniğine kapılsın, bu korkuyla hakkını yüksek sesle savunamaz hale gelsin, sesini kıssın, hem kimse duymuyor diye yakınıp hem çığlıklarını içine atsın, dışarıya sızınca eli ayağına dolansın…Bir yanda devletin varlığına kast edenler bir yanda vatansever, milliyetperverler var Iğdır'da… Ve bu vatanseverler, bu milliyetperverler, "devlet" tarafından yalnız bırakılmamak için ekstra bir gayret, ekstra bir sadakat gösterisi, ekstra bir güven telkininde bulunmak zorunda hissediyorlar kendilerini;Çok acıklı değil mi?İnsan öz yurdunda daha nasıl garip, daha nasıl parya olur ki!Iğdır'da takip ettiğim süreçte benim ümidimi en çok bu tüketti.
  • ihsanihsan2 ay önce
    31 Mart'ta olan, eşimden, dostumdan, sandığa gitmeyi düşünmediği halde özellikle Ankara ve İstanbul'daki zıvanadan çıkış haline tepki olarak sandığa gidip, elleri titreye titreye, bir gün oy vermek durumunda kalacaklarını akıllarının ucundan dahi geçirmedikleri partilere oy veren yığınla tanıdığımdan biliyorum, sivil, legal, milli bir ayar vermeydi.Ve fakat…Siz bu kafayla giderseniz, FETÖ'yle mücadelenin "gitmesi gereken yere kadar gitmesine" izin vermez ve dahi engellerseniz; 31 Mart'ta olmadı ama bir gün, bir yerde, o bela yeniden karşınıza dikilecektir mutlaka!Demem o ki, hâlâ muhalefeti karalamaya çalışmak yerine kendi içinizi mi aklamaya çalışsanız acaba?İşe, "Partimizdeki FETÖ'cüleri biliyoruz. Bunların kim olduklarını devletle paylaşmadık. Biz devlete böyle bir ispiyonculuk yapmayız" demek ne demek, bunu sorgulayarak başlayabilirsiniz mesela!
  • azerazer2 ay önce
    15 Temmuz'dan bu yana attıkları her adımda, yayınladıkları her KHK'da, yaptıkları her operasyonda, başlattıkları her yargılamada hatta 15 Temmuz'dan önce de aynı şekilde; muhalefet iktidarı "bu iş böyle olmaz" diye uyarmıyor mu?"FETÖ'yle mücadeleyi cadı avına çevirip, FETÖ'yle elele kolkola gezenlere dokunmamanın bedelini de siz ödersiniz" demiyor mu?"Siyasi ayağını da temizleyin" çağrısı yapmıyor mu?Binlerce masum insanı "FETÖ"yle ilişkilendirip ekmeğinden edip, suçlu olduğuna dair bir tek delil bulunmayan insanlar hakkında ağır cezalara hükmederken tescilli FETÖ'cülerin firarını seyredip…Fethullah Gülen, beraat etsin diye üstünü başını parçalamış adamı yüksek yargının başına getirip…15 Temmuz'un "darbe imamı(!)"nın tez jürisindeki adamı Diyanet'in başına getirip…15 Temmuz'la ilgili olarak kurulan araştırma komisyonunun başına, FETÖ kumpaslarının azılı avukatını getirip…Pensilvanya turlarıyla meşhur isimleri Türkiye'nin en büyük şehirlerinde bir kere daha aday gösterip…Gülenperest nice siyasiye yeni ve yüksek payeler verip…Seçimin hemen arifesinde son mesajlarınızı Pensilvanya müdavimi kadın gazeteci aracılığıyla verip…Sahiden de "metastaz" yapmayacağını mı bekliyordunuz bu musibetin?
  • hüseyinhüseyin2 ay önce
    31 Mart'ta olan şey bu ülkenin insanlarını marketten bebek maması çalacak, meydanlarda açım diye feryat ettirecek, el kadar bebelerini ilaca ulaşamadığı için ölüme sürükleyecek kadar vahimleşen ekonomik darboğaza isyan değil…Her Allah'ın günü maruz kalınan hakaretlere, iftiralara, aşağılamalara, tehditlere "yeter" çekmek değil…Haksızlık ve hukuksuzlukla örülen korku surlarına bir gedik açma girişimi değil…Velev ki…Pazar gecesinden beri "havuz"da biçare bir debelenme halindekilerin dedikleri doğru;31 Mart'ta, FETÖ'cüler üzerinden iktidara bir operasyon çekildi…Onlardan görünerek AK Parti'yi hançerlediler…Organize oy hırsızlığı ve hile yöntemiyle seçmen iradesinin engelleneyecek kadar iyi örgütlendiler…Bir sandık darbesi gerçekleştirdiler…
  • tabiptabip2 ay önce
    hakkaniyetli bir yazı tebrikler
  • engineerengineer2 ay önce
    Allah cc razı olsun sn yazar, akitteki son yazınız olmaz inşallah, 14 -15 asır önceki hükümlerle hükmedilmez diyip, Allah cc nün hüküğmlerini göncellemeye kalkanlardan herşey beklenir, Dilpak abimiz,halkın iradesine saygı göstermemek, halkın iradesine karşı inatlaşmaktan bahsetmiş, asıl inat Allah cc 'nün iradesine karşıdır, Ahkam-ı İlahiye yerine batının ab uyum yasalarnı koyanlar Hak katında cezalanmaz mı? Allaha ve Dinine savaş açmış olmazlarmı? karakola bıçak çekenler bunun sonuçlarına katlanırlar, Allah cc Dinini korumak ve yüceltmekten haşa aciz değil ama bizden Dinini korumakla mükellef olduğumuz halde neden korumadığımızın hesabını soracaktır mutlaka.
  • MehmetMehmet2 ay önce
    Kardeş tamamen zorlama akla ziyan tahliller döktürmüşsün.Vatandaşın oyununun hepsini Ak Partinin almasımı gerekiyor.Tek başına yúzde kırk dört oy almış bir Parti senin zorlama bahanelerine göre başarısız öylemi Selahattin efendi.Oy sandıklarındaki operasyonlara hiç girmedim bile.
  • erhanerhan2 ay önce
    bakın yine hala CHP nin kazanmasında HDP,İPve SP nin desteğinde hiç laf ediyor musunVesende CHP ye çalışmadın mı ? Evet seçim öncesinde sadece AKP aleyhine olan laflar edip diğerlerine tek laf etmedin .Ve şunda haklısın MHP liler ortak aday eğer AKP li ise bir kısmıoy vermemiş,CHP ye vermiştir. Zaten o geçmişte ki ülkücülükruhu, zihniyetidebir kısmında hiç kalmadı ve CHP liler ile aynılar
  • Ali Ali 2 ay önce
    43. (Allah’ı ve hükümlerini unutup) hevâlarını/arzu ve heveslerini kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü? Artık ona sen mi vekil olacak (da onu koruyacak)sın?4Hevâ, vahye karşı gelip Allah’ın ilâhlık ve Rabliğini kabullenmeyenlerin en büyük putudur. İslâm’a uymayan her arzu ve davranış hevâdır. Yüce Allah’ı Rab ve kendisini O’nun kulu olarak tanımayan ve O’nun koyduğu yasaları dışlayıp çiğneyen kişiler, bazen kendi arzu ve heveslerinin kulu olurlar; bazen Allah’a karşılık kendilerini tam yeterli görüp,5 “Ben sosyal hayatımla ilgili işlerimde Allah’ın emirlerini kabul etmem, O’nun emirleri beni bağlamaz ve böyle de olmalıdır.” diyerek kendi kendilerini/hevâsını rab durumuna getirir ve başkaları üzerinde hâkimiyet kurmaya ve onları Allah’ın emirlerine değil kendilerine boyun eğmeye zorlarlar. Böylece tâğûtlaşırlar. Bu durumda elbette birtakım zulümler meydana gelecektir. Hevânın hâkim olduğu yerde hayat fesada uğramıştır. Allahu Teâlâ ise artık bunları kurtaracak bir yardımcı olmadığını bildirmektedir.6 Aynı zamanda bu hevâ ve heveslerine tâbi olanların kalbi, daima ıstırap içindedir. Çünkü vicdan onu ayıplar. Böylece kalbinde ıstırap bulunan kimseler mesut yaşayamazlar.7Furkân Sûresi / 43.Ayet
  • AliAli2 ay önce
    70. O Allah ki kendisinden başka hiçbir ilâh yoktur. Başta ve sonda (dünyada ve âhirette) hamd O’na mahsustur. Hüküm de yalnız O’nundur ve siz ancak O’na döndürüleceksiniz.Eğer Allah’tan başka bir ilâh daha olsaydı, o da ayrı emirler verir, hükümler koyar ve her biri kendi emrinin geçerli olmasını isterdi. Böylece kâinatın nizamı ve insanların hayat düzenleri bozulur, şaşkınlık ve sıkıntı içinde bocalarlardı.3Kasas Sûresi / 70.Ayet
  • KamilKamil2 ay önce
    Hepsi bu pelikan çetesinin başının altından çıkıyor, asıl darbe yapan bu çetedir
  • NezireNezire2 ay önce
    Siz ne dürüst insansınız.teşekkürler.akit gazetesi sizin gibi bir yazarı olduğu için şanslı.
  • İttifak nedir?İttifak nedir?2 ay önce
    İttifak sadece ittifakın yapılmasına karar verilen yerlerden tek aday çıkarmaktır. Bunun dışında mhp' lilerin koşa koşa Ak Parti adayına mı oy verdiğini sanıyorsunuz? Kafatasçı bir mhp' li orijin olarak chp' lidir unutmayalım. Bunlar süleymancılar gibi saftirik mi ki, 'Alihan abimizi dinlemezsek çarpılırız bak haa!" diyerek, gidip de Bahçelinin yönelttiği yere oy atsınlar; ha, ha, haaa..

Günün Özeti