Haluk Savaş, Cavit Bircan ve Diğer Mağduriyetler

17 Mayıs 2019 Cuma

Mahkemelerin verdiği kararlar toplumda adalet duygusunu kuvvetlendiriyor mu yoksa geçmişten bugüne sahip olunan yargıya güvensizliği çoğu zaman teyid ediyor hatta karikatürize mi ediyor? Dürüstçe, cesurca ve sadece hakkaniyet adına işleyen bir adalet mekanizması bu ülke ve toplum için adeta ütopya mesabesinde bir hayalden ibaret. “Yüce Türk adaleti” çok zamandır ironik bir tebessümün konusu olan Yeşilçam filmlerinden öteye bir anlam ifade etmiyor ne yazık ki.

Evet, Türkiye sürekli ve sarsıcı badirelerle boğuşuyor, bir tehdidi bertaraf edemeden diğeriyle mücadeleye girişiyor. Siyaset ve bürokrasi eşine az rastlanır ağır bir stres altında. Lakin bu stres ne kadar ağır olursa olsun aşırılığa, yanlışa, haksızlığa anlayış beklenmesi için ufak da olsa bir meşruiyet zemini vermiyor. Hele hele bu aşırılık, yanlışlık ve haksızlıklar bir de mahkemeler eliyle icra edilmişse. Asıl mesele adaletin her durumda tecellisidir. İç ya da dış tehditlerin cesameti, şiddet veya terör sarmalının giriftliği adaletin kaygıya, korkuya, bekaya endekslenerek icra edilmesine, toplu ve aşırı-ölçüsüz cezalandırmalara cevaz vereceği anlamına gelmez, gelemez.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Darbe dönemleri ve sonrasında Türkiye’de bürokrasinin, siyasetin ve özellikle yargının dengesi hep bozulmuştur. 15 Temmuz sonrasında da yargının şirazesi epeyce kaçtı. FETÖ ithamı o kadar ucuzladı ve yaygınlaştı ki mesele neredeyse işportacının zabıtaya karşı direnirken kullandığı güçlü bir silaha dönüştü. Sadece rakiplerini değil farklı düşündüğü, ayrı hareket ettiği kişileri de itibarsızlaştırmak, tasfiye etmek ya da bizzat mahkûm etmek için ispiyonaj-jurnal ağları hızla FETÖ ithamına sarılmakta tereddüt etmedi. Peki, ortaya çıkan siyasal ve toplumsal manzara doğru, iyi, güzel ve de hayırlı bir sonuç mu verdi? 15 Temmuz sonrası yaşanan sancıları işitmemiş, görmemiş gibi yaparak yol aldık belki ama sonrasında Türkiye bu sancıları daha ne kadar taşıyabilecek acaba?

Kanun Hükmünde Kararname ile açığa alınan, meslekten ihraç edilen insanların sayısına bakmakta fayda var. Üstelik KHK ile ihraç olan insanların önemli bir kısmı için hiçbir yargı kararı yok. Yargılananların önemli bir kısmı beraat etti. Fakat beraat edenler için mesleklerine dönüş neredeyse imkânsız gibi. Meselenin ekonomik boyutu, geçim derdi kadar aile içi ve çevresinde yaşanan derin sarsıntıları da var. 15 Temmuz darbesinin sıcaklığıyla hissedilmeyen sancılar artık toplumun daha farklı kesimlerinde de acılar oluşturuyor, stresi ve depresyonu tetikliyor.

Haluk Savaş adını duydunuz mu mesela? Haluk Savaş, KHK ile meslekten ihraç edilen bir psikiyatri profesörü. Bir müddet cezaevinde kaldı, tahliye edildi ve nihayet beraat etti. Tam 16 yıl üniversitede psikiyatri profesörü olarak çalıştı. Prof. Dr. Savaş yaklaşık üç yıldır kanser hastalığına karşı mücadele veriyor. Türkiye’deki tedavi süreçleri yetersiz kaldığı için yurt dışına çıkmak istiyor. Fakat o da ne? Pasaportunu almak üzere müracaat ettiği Adana Valiliği, KHK’lı olduğu için pasaportunu alamayacağını ve yurt dışına da çıkamayacağını beyan ediyor. Kimsenin beraat kararını filan dinlediği yok; “CİMER’e müracaat edin” gibi yollar tavsiye ediliyor. 

Tedavi hakkı gasp edilen bir insan, bir akademisyen duruyor orta yerde. Bölge İdare Mahkemesi’nden Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’ne oradan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar uzun bir yol haritası var karşısında. Ancak bir yıldan daha az bir ömür biçilmiş kendisine. Fakat buna rağmen “Meriç’te boğulmayacağım, sınırları geçmeye çalışırken ölmeyeceğim, Türkiye’de öleceğim” diyor Haluk Savaş. Bakalım mahkemeler ve bürokrasi onu burada öldürmek üzere ne kadar kararlı duracak!?

Adnan Menderes’te Sürek Avı

Prof. Dr. Haluk Savaş hocanın maruz kaldığı muamele üniversitelerde çokça yaşanan bir hadiseye dönüştü. Son ve en çirkin örneklerden birisi olması hasebiyle Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde yaşanan gelişmelere bakmakta fayda var. Öğrencisiyle, akademisyen ve idari kadrosuyla Adnan Menderes Üniversitesi’ni 15 Temmuz darbesine karşı direnmek üzere seferber eden önceki Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan ve eşi Av. Hatice BircanFetö soruşturması” bahanesiyle açığa alındı. Yeni Rektör Prof. Osman Selçuk Aldemir, YÖK’ü de ekarte ederek, İçişleri Bakanlığı’nda olmayan soruşturmaları bahane ederek Prof. Dr. Bircan’ı ve eşini açığa alırken A. Menderes Üniversitesi’nde muhafazakâr-dindar kadrolara karşı engizisyon gibi işleyen bir süreç başlatıp köklü bir tasfiyeye girişti.

Osman Aldemir en son girdiği rektörlük seçimlerinde (2014) 13 evet sadece 13 oy alarak sonuncu olmuş, Menderes Üniversitesi’nde hiçbir karşılığı olmayan üstelik akademik kariyeri de son derece tartışmalı bir kişi. Daha önce görev yaptığı Kars Kafkas Üniversitesi’nden başlamak üzere aile hayatı ve çevre ilişkileri sıkça mahkeme koridorlarına taşınmış bir yapıya sahip. Fakat Aydın’da yerel basın ve birkaç üst düzey bürokratla, akşamcı bazı siyasilerle kurduğu özel ilişkiler sayesinde rektörlük koltuğuna oturur oturmaz üniversite bünyesinde çarpık bir yapılaşmaya girişmiş durumda. 

Üniversitelerde militan laik-Kemalist uygulamalara, yasakçı ve despot akademisyenlere, Lions-Rotary gibi jakoben örgütlenmelere, etnik ve mezhebi ayrımcılıklara destek olan 28 Şubat gibi süreçler geride kalmamış mıydı? Hem “Mustafa Kemal’in Askerleri”ne hem de “Fethullah’ın Haşhaşi Fedaileri”ne karşı mücadele vermiş Cavit Bircan gibi akademisyenleri despotik yönetimlere, hukuksuz muamelelere yem etmek nasıl bir basiretsizlik ve ferasetsizlik örneğidir acaba? 

Hükümet ve YÖK’ün hiç unutmaması gereken kaide şudur: Şizofren rektörler, tacizci dekanlar, intihalci akademisyenler dönemi tümden son bulmadan Türkiye’de ne bilim gelişir ne de hukuk yerli yerine oturur.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Risale-i Nur Talebesi Bir GençRisale-i Nur Talebesi Bir Genç1 ay önce
    Muhterem Kenan Ağabeyim; bu yazınızda tam da anlattığınız Ankara’nın kaygan zemininde CHP çizgisine doğru savruluş kazasını son zamanlarında merhum (ve bana göre gerçek bir şehit) başbakanımız Menderes de yaşamış. Üstadım Bediüzzaman Said Nursî de onu uyarmış lakin merhumun izlediği siyaset ve sonuçları malumunuz. Sizden Reise oy vermiş (hatta 15 Temmuzda Reisin talimatıyla canını pazara çıkarmış) bir kardeşiniz olarak istirham ediyorum; Üstadım Bediüzzaman Hazretleri’nin Menderes’e o günkü tavsiyelerinin günümüzdeki ehemmiyetini anlatan bir yazı yazabilir misiniz? Çünkü bana göre korkarım (Allah Reisimizi her türlü tehlikeden muhafaza etsin) tarih tam manasıyla tekerrür ediyor.
  • Kenan Alpay Bunlara Alet OlmaKenan Alpay Bunlara Alet Olma1 ay önce
    Kenan Alpay kardeşim, bu yazıyı lütfen okur musun?Ben Üniversite'de görev yapan bir hekimim. F.G.'nin hükümeti desteklediği yıllardı. Bilimsel bir Kongreye katılmak üzere Gaziantep'e gitmiştim. Geçmişte aynı hastanede çalıştığım ve yıllardır görmediğim Haluk Savaş'a bir selam vereyim dedim. Bir Cuma günüydü. Cuma namazı saatiydi. "Sen Cuma ya git, benim namaz kıldığımı hiçbir kimse bilmez, ben Cuma kılmam" dedi. Tüylerim diken diken. Birlikte geçen yıllarımızdan yakinen biliyoruz ki Haluk F.G.'nin sadık bir şakirtiydi. Bu tedbir meselesini ilk kez orada gördüm bu kadar da olmaz dedim. Sonra telefonla dahi olsabir kez daha görüşmedim. Malum 15 Temmuz ve ihraç. Şimdilerde yurt dışına tedavi için gideceğini ama pasaport alamadığını okudum. Kendisine geçmiş olsun diyorum. Sorum şu: Türkiye'de tedavisi yapılmayan kanser hastalığı mı var? "Beni Türk hekimlerine emanet ediniz" sözü nerede kaldı? Haluk Savaş'ın demeçlerine bakın 17-25 Aralık öncesi hükümet yanlısı , sonrası hükümet karşıtı.F.G. de Akın İpek de tedavi bahanesiyle gittiler gidiş o gidiş. Ey bu sayfalara dipyorum yazan FETÖ elemanları! Mağdur edebiyatı üzerinden ortalığı karıştırıcı şeytanvari yazılarınız timsah göz yaşlarıdır. Darbecilerin bombasıbenim polis-PÖH kardeşimi paramparça etti. Kumanda merkeziPenisilvanya'dır.
  • AhioğluAhioğlu1 ay önce
    Aydın Menderes Ünivesitesinde 28 Subat rüzgarı estiren yeni rektör görevden alınsın. Cavit Bircan Hoca'ya usulsüz soruşturma açarak mobing yapan rektör hakkında YÖKten bir soruşturma bekliyoruz.
  • ünalünal1 ay önce
    Kenan bey , müthiş bir yazı kaleme almışsınız. Ben şahsen darbeye kalkışanların asılması taraftarıyım. Ancakhiçbir suçu olmayan öğretmen, doktor, hemşire, imam, postacı, vb.. insanların görevden alınmasını ekmeğinden olmasını vicdanen kabul edemiyorum... Biz ehli sünnet imanlı insanların bu vicdansızlığa sizin gibi vicdanlı insanların sayesinde seyirci kalmayacağız. Allah razı olsun.
  • AyseAyse1 ay önce
    Sayin Yazar sizi kutluyorum. Saçma sapan sebeplerle insanlar ihrac edildi.
  • BahtsızBahtsız1 ay önce
    Dilipak tan gayrı bir kefere de bu var arkadaşlar bu adamı okumayın aklınız varsa kafir bu
  • Osman Yıldız Osman Yıldız 1 ay önce
    28 Şubat'ın kesin günlerinden birinde 1998 yada 1999 olsa gerek Anadoluda Vakit mi beklenen Vakit mi
  • REİSREİS1 ay önce
    Din-i islam-ı devlet'in "müslümanların" menfaati herşeyin üstündedir bu bizzat ALLAH"cc emridir kitabı kıyısından köşesinden okumanın zararları. Abd kucağı'dan müslüman millete SAVAŞ AÇMIŞ sonuçta YENİLMİŞFETÖ" kefere'sininOCAGINDA yetişmiş ÇOK YAKIN"larımız var ( tek dertleri yazlık kışlık maaş fors imkan ) FETÖ"bu SAVAŞI AÇERKEN tüm KUL"larını HABERDAR etmedi'ki patlak vermesin17/25 yaparken 4800 hakim savcıdan 10, 30, zu biliyordu SONUÇ"ta ( KUL'lar RAB'lerının YOLU DİNİ üzerinedir ) SAVAŞI kazansay"dı SEN ve tüm iman edenler acaba neredeydi. BİR"de gerçek islam devleti olsa-ydı savaşı kaybeden içinHÜKÜM mal can ve ırz'ları HELAL"di.Cahillik yaparak onlara devlette"ki KPSS sorusu çalarak gasp ettikleriKIYAK makam MAAŞ imkanlarına GERİ verir'sek kendimizi ateşe atmış oluruz ülkede piyasa serbest çalışıp hayatlarını devam etsinler EN önemlisi din"lerini DEĞİŞTİRSİNLER"değilse DİN" lerinden ASLA ve asla DÖNMESİNLER "ki hiç bekleme dönmeyecekler PİÇ" leri gelecekte yine Müslümanların içinde tek gizli DÜŞMAN kalacak SEN üzüleceksen ölüp gidince kendi ve müslüman çocuk" larına üzül FETÖ kendi DİN"sizliklerine O"nları benzetir'se çalışman heba olmuş demektir TIPKI 80 yılda BEYAZ Türk KAFİRİ"nin ataları iman etmeyi şeref bilmiş bu milletin 3/1'i MÜŞRİK etmesi gibi .
  • BurakBurak1 ay önce
    Teşekkürler Kenan bey, hala bir yerlerde az da olsa vicdanlı insanların olması haksızlıkları dile getirmesi bana umut veriyor.
  • VicdanVicdan1 ay önce
    Şirketlere ve belediyelere atanan kayyumlara bakın hemen hemen tamamı hırsız, uğursuz.Akpartide genel başkan yardımcılığı yapmış Prof. Dr. Nükhet HOTAR Disk'in şikayetiyle ilahiyat öğretim görevlisini açığa alıyor. Baş böyleyse ne bekliyorsunuz?
  • AliAli1 ay önce
    Ehli vicdan adamlar var maşallah...teşekürler yaşasın hak,adalet, hukuk.
  • MazlumMazlum1 ay önce
    Allah razı olsun İftiracı insanlar yüzünden ekmeğimiz den olduk hayatımız karardı Allah rızası için mağduriyetleri dillendirmeye devam edin
  • okurokur1 ay önce
    Cavit hoca adam gibi adam ve kiymetli bir hocadir. Bu yeni rektöre kefil olanın ve atayanin hiçmi suçu yok.yazik
  • CccCcc1 ay önce
    Yetkililer bu cimer i kapatın şikayet ettiğiniz kurum yalan yanlış cevap veriyor maalesef param olursa mahkeme ye dava acacagim

Günün Özeti