Ekonomik Terörle Mücadelede Tanzim Silahı

12 Şubat 2019 Salı

Çarşı pazarda yükselen fiyatlar hükümeti farklı çözüm arayışlarına sürüklüyor. Evet, sürüklüyor çünkü esasen bu çözüm yöntem ve araçları ekonomi politikalarının hiçbir yerinde topluma vaat edilmiş değildi. Ne var ki; Türkiye dolar-euro kurlarında yaşanan hızlı ve sarsıcı dalgalanmalarla baskı altına alındı. Özellikle petrol ve doğalgaz gibi enerji ihtiyacından doğan cari açık ve başta Suriye, Irak, Mısır, Libya, Tunus, Ukrayna olmak üzere bölge ülkelerinde yaşanan kaotik gelişmelerin iyiden iyiye daralttığı ihracat pazarı Türkiye açısından ciddi bir iktisadi daralma da oluşturunca çarşı pazara ateş düştü. Bu ateş, ihracat rekoru haberlerine rağmen böyledir, çünkü ithalatın ihracat karşısındaki oranı hesaba katılmayınca verilen müjdeler pek bir işe yaramıyor.

Yaklaşan yerel seçimlere ilişkin öne çıkarılan siyasal söylemlerin beka sorunu ve mutfakta pişen yemeğin artan maliyeti gibi iki önemli kalemde yoğunlaşmasını nasıl değerlendirmek gerekiyor? Türkiye’nin bölünmesi, yıkılması veya işgale maruz kalması yönündeki tehditleri neredeyse “yarından da yakın” tarzda ilan eden kimi akıl tutulmasına maruz kalmış, kimi fırsatçılıkla tutuşan aktörleri hiç muhatap almadan bir kenara bırakalım. Ancak Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP temsilcilerinin sürekli bir biçimde beka problemi üzerine vurgu yapmasının, beka kaygısını yerel seçim kampanyasının hemen neredeyse merkezine yerleştirmesinin birçok açıdan ciddi riskler ihtiva ettiğini hatırlatalım. Basit fakat son derece çarpıcı olduğunu düşündüğüm bir ilişki üzerinden bu risklerden birini örnekleyelim.

Seçimlere bir beka meselesi olarak bakınca bu sürecin en önemli tartışma zeminlerinden biri olan çarşı pazardaki fiyatlara da “güvenlik problemi” olarak bakmak kaçınılmaz oluyor. Mesela pazarcıdan başlayıp kabzımala kadar sebze-meyve ticaretiyle uğraşan kesimlerin fahiş fiyat koymak, stokçuluk yapma gibi müeyyide uygulanması gereken davranışlarını devlet nasıl isimlendirip cezalandıracak? Milleti sırtından hançerlemek veya halde terör estirmek gibi benzetmelerin geçtiği vurguları Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’teki mağaralardaki teröristlerle mücadeleyle kıyas bağlamında cümlelere yerleştirmek ne makul olur ne de muhatapları ıslah edip kazandırıcı bir kıyas olur. Petrole, doğalgaza, elektriğe ve bu bağlamda üretim ve lojistikten başlayıp vergiden kiraya, personel giderine değin hemen her şeyin pahalandığı bir ülkede “domates, biber, patlıcan terörü”nden bahsetmek anlaşılabilir bir şey değil.

Birkaç aydan bu yana belediye başkanlarının riyasetinde zabıta ekipleri tarafından marketlere ve pazaryeri tezgâhlarına kameralar eşliğinde yapılan baskın denetimler ana haberlerin, manşetlerin konusu durumunda. Zabıta denetimleri marifetiyle fiyatları düşürme, enflasyonla mücadele etme projesi anlaşılan o ki Ankara ve İstanbul’da tanzim satış noktaları açma aşamasına terfi etti. Sürdürülebilir olup olmadığı kadar köklü ve üretim-tüketim dengesini koruyabilecek bir çözüm olup olmadığı da kamuoyu nezdinde tartışılmaktadır. Medyada bu tartışmaların gerekli ilgiyi görmüyor oluşu kimseyi aldatmasın. Tanzim satış noktalarına yığılan halkın, oluşturduğu kuyruklar nasıl bir Türkiye ekonomisi tablosunun habercisi oluyor acaba? Bugünlerde tanzim satış noktaları önünde oluşan kuyrukları “emekli ve dar gelirlilere büyük müjde, pahalılıktan kurtuluş yolu, kabzımalla mücadelede çağ atlama” vs. mahiyetinde tekrar tekrar dönen kanallar yakın bir zaman içinde toplumun alaylı tavrıyla muhatap olacaklar ama asıl öfke bu palyatif çözümü halkın önüne koyan siyasete olacaktır elbette.

Aşırı pahalı sebze-meyve fiyatlarıyla mücadele için oluşturulan tanzim satış noktalarının temizlik malzemesi ve bakliyat ürünleriyle de halka hizmet edeceği yönünde beyanlar işin rengini epeyce değiştiriyor farkında olmadan. Mesela pahalı elektrik ve petrol ürünleri için de tanzim satış noktaları kurulup kurulmayacağı merak edilirse, hükümet ne cevap verecek? Mesela pahalı sağlık ve ulaşım hizmetleri için de tanzim satış noktalarına benzer çözümlerin neden uygulamaya sokulmadığı sorulursa hükümet nasıl bir izahat getirecek? Oldukça yüksek vergiler veren ve büyük riskler alan, kira ödeyen ve personel giderleriyle baş etmek için kırk türlü süreçle baş etmeye çalışan esnafı devlet imkânlarıyla hizaya çekmek bir seçenek elbette. Ama bu seçenek ne kadar adil, ne kadar sürdürülebilir ve daha önemlisi enflasyonla, işsizlikle, pahalılıkla mücadelede ne düzeyde sonuç alıcı olur?

Halleri ve çarşı pazarı doğru ve etkili bir biçimde denetlemek yerine devletleştirme politikası seçimlerden sonra devam eder mi, hep birlikte göreceğiz. Ancak imar-iskân yasalarını dahi uygularken bin bir türlü sıkıntıyla malul belediyelere bir de sebze-meyve, bakliyat ve temizlik ürünü satışı görevi yüklemek ne akıl kârı ne de etkin bir çözüm yöntemi olarak görünüyor. Tabii sıradan bir vatandaş olarak bizim devlet aklının göremediğini görebilmemiz, hikmet-i hükümete akıl erdirebilmemiz de pek mümkün olmuyor haliyle (diyelim yine de). Tanzim satış noktaları siyaset açısından taktik bir hamle mi, stratejik bir plan mı pek yakında belli olur. Gerilimli de olsa bekleyip göreceğiz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Şaşırdım valla Şaşırdım valla 8 ay önce
    Sasirdim cunku yeni akitteki hic yazilari okumam sadece goz gezdiririm ama adam elestirmis şoka ugradim. Halbuki akit ozellikle her yonuyle hukumete toz kundurmaz sucluyu hep baska yerde arar. Herkese terorist der. Ama ilk defa sasirttilar bizi turkiye gerceklerine gozunuzu kapatmayin, bilipte bilmemezlikten gelmeyin.
  • ParisaParisa8 ay önce
    Bir sorum olacak: Kenan Bey, çalışanlar olarak sizler gündemi değerlendirirken meseleleri gazetetede müzakere etmez misiniz? Sanırım olmuyor. Keşke sizin fikirlerinizden istifade edebilselerdi. İyi olurdu.Özellikle Ali Bey'in buna çok ihtiyacı var. Tarafsız bakmayı ne zaman becerecek bilmem. Artık tahammül edilemez oldu.
  • Okur Okur 8 ay önce
    Diyorkieser üretiyoruz eser eser eser...tanzim satış yerleriyle dünya lideriyiz....durmak yok yola devam....
  • HasanHasan8 ay önce
    Yazinizdan anladigim kadariyla bu tanzim magazalari secime yonelik bir hareket ve bir zaman sonra kaldirilacak ve millet yine marketlerin insafina birakilacak bu dedikleriniz gerceklesirse ben bu hukumeti sorgularim.
  • nurinuri8 ay önce
    Bu tespitleri okuyunca. insanın aklına ilk gelen. hariçten gazel okumak bu olsa gerek diyesi geliyor.tamam eleştir de.önerin ne?her şeyde uzmanız havasını bırakın işinizi yapın beyleeeerr !!!.
  • Mustafa EkizMustafa Ekiz8 ay önce
    Yeni Akit gazetesinde yazan karşı cephe askeri arıyorsanız sünneti seniyeye uygun sakal bırakan bu yazarı takip ediniz. Devletin piyasanın sahte, fahiş fiyatlarına müdahalesi bu yazara da dokunmuş,siniri bozulmuş. Biraz insaf,vicdan.Ne farkı var bugünkü ile Kıbrıs harekatı sonrası yapılan ekonomik operasyonlardan? Bizi düşmanın kurşunları bitiremez, dost görünenlerin sırtımızdan hançerlemesi yıkar.Vesselam...
  • Cüneyt BeyazCüneyt Beyaz8 ay önce
    sizin gibi insanların yazıları hükümeti aklı selime davet edecektir
  • ÖzgürÖzgür8 ay önce
    Yani ne yapmamalıyı anlattın da ne yapmalıyı söylemedin
  • davutdavut8 ay önce
    Her gün işe git gel 3 saatim yolda geçiyor ve bu sürede neredeyse tüm gazetelere göz gezdirebiliyorum. Yıllarca eleştirdim gazetenizde çıkan ve hakkaniyetli olmadığını düşündüğüm haber ve yazıları ama ilk kez (belki daha önce olmuş ben görmemişimdir şimdiden özür dilerim) bu yazınızdan dolayı sizi takdir ettim. Artık yeter şunun oyunu bunun oyunu diye oyalanmaktan bıktık. Her ülkenin düşmanı var her ülkenin sorunları var. Bize bu sorunları kimin yarattığını anlatan değil, bu sorunları çözen bir hükümet lazım. Ve bu söylem devam ettikçe inandırıcılığını kaybediyor. Artık problemin kaynağını bilmekten çok problemin çözüldüğünü görmek istiyoruz. Eski hükümetler zamanında 7 düvel dostumuzmuydu. O zaman fakirlik işsizlik yokmuydu. O zaman amerika üzerimizde oyunlar oynamıyormuydu. O zamanlarda olan herşeyden o hükümetler sorumlu ama şimdi olanlardan başkaları. Birçok muhalif (evet muhalif hain değil gazeteniz de umarım bir gün bu kelimeyi hatırlar) görüşlü arkadaşım akrabam var ve bize savunacak bir şey bırakmadı hükümet çocukça söylemleri sebebiyle. Ayrıca her seçimde yaptığı ama bu seçimde abarttığı ayrımcı dilden uzaklaşmalılar. Sayın yazar sizden ricam kendisini beğenmeyen yada kendisi gibi düşünmeyen insanlara "illet" "zillet""terörist" gibi yakıştırmalar yapan hükümetin bu yakıştırmalarının neye malolacağı ile ilgili bir yazı yazmanız. Bir parti terörist ise gereği yapılsın kapatılsın ama devlet tarafından legal bulunup faaliyetine devam edebiliyorsa bu kadar partiye oy veren insanlara hain demek çok yanlış. Evet bi zamanlar bu siyaset tuttu ama artık ben dahil birçok Ak partilinin bile canını sıkıyor. Ak parti dışında her parti haindir , teröristtir söylemi çok yanlış. kendilerinden başka hiç kimsenin fikrini umursamayan 28 Şubatçıların başına ne geldiyse bu tip söylemlerden geldi. Şimdi onlara karşı onların dili ile konuşmak hiç mantıklı gelmiyor bana.
  • Orhan İnan'aOrhan İnan'a8 ay önce
    Yorum yazan Orhan Inan Bey durum sizin söylediğinizin tam tersi idi.Para vardı ama büyük karteller hükümeti düşürmek için piyasaya mal vermiyordu. Bir de Kıbrıs Harekatı'dan dolayı embargo vardı.Şimdi öyle mi? Dostum Trumpvar...her şey var para az para, yetmiyor yetmiyor...
  • Boşbakan Boşbakan 8 ay önce
    Tanzimat'a gidenler kulruğa giryor ve 3 kilo kotası var ? Çözüm mü ? 3 kg patates ? Bu ne ya ? Bir zamanlar tüp almak için kuyruğa girerdik ! Şimdi 3 kg patates için ! Sene 2019 yanlız , uzaya çıkan çıkana ! Adamlar Mars'ta araba yarışı yapılor siz Kars'ta Tanzimat kuyruğu !!!!!!!
  • MUHAMMET YILDIZMUHAMMET YILDIZ8 ay önce
    TARIM ÜLKESİYİZ.AMA DOMATES BİBERİ KARNEYLE(KOTALI)ALIYORUZ. KOMEDİ RESMEN YA. GEÇMİŞTE TUP YAĞ KUYRUGU OLMASI GAYET NORMALMİŞ DEMEKKİ.CUNKU O ÜRÜNLER İTHAL ÜRNLERDİ.SEBZE MEYVE İSE YERLİ ÜRÜN.ONA RAGMEN KUYRUKLA ALIYORUZ.YENİ TÜRKİYE :)
  • Kocasolak Kocasolak 8 ay önce
    1. Cari açık enerji ithalatından değil! Enerji ithalatı yaptığımız,Rusya İran Irak ve Azerbaycan. Azerbeycan ve Irak’a cari fazlamız 1 milyar dolara yakın. Rusya’ya 2017 de 14,7 İran’a 3,4 cari açık verdik. Yani toplamda 18,1 enerjiye cari açık vermişiz. Rusya ve İran’dan gelen milyonlarca turistin geliri bu takandan düşüldüğünde, nerdeyse sıfır cari açık. ANCAK Çin’e 20 milyar dolar açık verdik, üstelik Çinli turistte çok düşük. Şimdi, enerji mi yoksa DÜŞÜK döviz yüzünden ithalatının ucuz olduğu Çin malları mı AÇIK verdiriyor? Döviz düşük tutuldukça aramal üretemeyecek ve Çin’e cari açık vereceğiz. SIRF döviz borçlu inşaat şirketlerine devlet KEFİL olduğu için. YAZIK.
  • HakanHakan8 ay önce
    Şu gazetede sizin gibi bir yazarı gördüm ne diyim gözlerim doldu. Şakşakçılık yapmadan çok güzel tespitler yapmışsınız.
  • Ahmet ÖzAhmet Öz8 ay önce
    Aklı başında,dişe dokunur,sağ duyu ağırlıklı bir yazı.Şaire ilhamın ne zaman geleceği belli olmaz.Af edersiniz,tuvalette def'i hacet ederken de,uykudayken ya da sofra başında.Uyuyorsa uyanır,Selami Şahin gibi,kaleme döker.Bestelenir.Şarkı hit olur.Devlet-i Aliyeyi Osmani'nin gönül erleri,birazcık da,şairin ilham perisini beklemesi gibi ülkeyi yönetiyor.Planlama yok.Karar mercii,tek kişinin ağzına bakıyor.Sanki o tek kişi,görevlerinizi yapmayın,benim söz söylememi bekliyin,dercesine.Kimse sorumluluğun idrakinde değil.Kartal'da çöken 8 katlı bina ve içinde vefat eden 21 kişi,onların gözleri yaşlı aileleri feryad ü figan ederken,suçlu arayışına girdi tüm siyaset erkleri.Daha 8 apartman yıkılacak,içindeki aileler,kışın ortasında ne yapacak?Empati gibi bir duygu eksikliği var.Suriyeli dostlarımıza iktidarın duyduğu empati kadar,bu evi yıkılan ve yıkılacak insanlara gösterilse,sosyal devletçilik anlayışı şaha kalkmış olsa,iktidarın seçim propagandası yapmasına gerek kalır mıydı?Devletin imkanları ile mabet-okul-üniversite yapıp anne babasının ya da kendi adını oralara vermenin bizim inancımızda yeri olabilir mi?Ya devlet imkanlarıyla siyasi propaganda?Yapılabilecek tek şey,tüm muhalif siyasi kanatların temsilcileri dahil olmak üzere,odalar borsalar,üniversite temsilcileri,hukuk duayenleri,akla gelebilecek her ilim-bilim erbabıyla ortaklaşa bir çözüm yolu bulmak gerekir.Gerektiğinde ana muhalefetin önerdiği kişilere bile yönetimde aktif görev verilebilir.Bu durum bir beka meselesi ise.Şimdiki ortamda Sayın Bahçeli ve Sayın C.Başkanımız,beka beka dedikçe,herkesin anladığı,zihinlerde oluşan algı,koltuk bekası olur.Gerçek durum ülkemizin bekası olsa bile.Sorunları ve çözüm yollarını milletimize sunuş tarzı çok önemlidir.Karşı tarafı hainlikle,illet ittifakı diye adlandırarak bu sorunları çözemeyiz.Putperestlik döneminde ilahi ikaz yapılmadı mı?Siz putperestin putuna söverseniz,onlar da kalkıp senin kutsalına söver.Kimse günahtan ve hatadan azade değildir.Madem ki Ulü'l-emr mertebesine bu aziz milletimiz sizleri layık gördü,Hz.Ömer gibi sade yaşamasını ve adalet dağıtmasını,millete Yunus Emre gibi munis davranmasını bilecek ve uygulayacaksın.Adamların yanlarına,seçmenleri yaklaşamıyor ki.Etten duvarlarla birlikte silahlı korumalar var.Bu durum milletin gözünün içine batıyor,gönlünü yaralıyor.Millete hizmetkarlık böyle olmamalıydı.Saygılarımla.
  • BekirBekir8 ay önce
    Herkesin şakşakçı olduğu bir dönemde tebrik ederim Tespitler çok doğru
  • ORHAN İNANORHAN İNAN8 ay önce
    YAĞ ,TÜP KUYRUKLARI İLE BUGÜN OLANI BİR TUTMANIN (O GÜNLERİ YAŞAYAN BİRİ OLARAK) DOĞRU OLMADIĞINI BİLDİREYİM.O ZAMANLAR YOKLUK VARDI VE BÜTÜN TÜRKİYENİN HER ZERRESİNDE BU HİSSEDİLİYORDU. PARA YOK,HALK FAKİR VE PERİŞAN.TEMEL GIDA VE MUTFAK MALZEMELERİNİN FİYATININ PAHALILIĞINDAN VAZGEÇİLMİŞ,SADECE BULUP ALABİLME ÇABASI VARDI..BİR ACAYİP GÜNLERDİ O GÜNLER. BU GÜN OLANLAR İSE ÇOK SINIRLI VE HALKI TESKİNE YÖNELİK BASİT TEDBİRLER..ZATEN KISA SÜRE SONRA SONA ERECEK OLAN BİR UYGULAMA DİYE DÜŞÜNÜYORUM..BİRKAÇ AY SONRA SERALARDAN KURTULUP TARLA ÜRÜNLERİNİ TÜKETMEYE BAŞLAYACAĞIZ VE BUGÜN KIYMETE BİNEN BİRÇOK SEBZE VE MEYVANIN HER ZAMANKİ GİBİ BOLLAŞACAĞINI VE KİMSENİN ONLARI VE FİYATLARINI KONU ETMEYECEĞİNİ GÖRECEĞİZ..BU UYGULAMA DEVLETİN ,HER KONUDA OLDUĞU GİBİ,MANÜPİLASYONA YÖNELİK HER YANLIŞA MÜDAHİL OLMA ANLAYIŞI VE HASSASİYETİNDEN GELMEKTEDİR. YANLIŞ HESAP SAHİPLERİNİ ÜZECEK BİR DURUM.UYGULAMAYI DESTEKLİYORUM VE OLUMLU SONUÇLARININ OLACAĞINI ŞİMDİDEN GÖRÜYORUZ..BAZEN PALYATİF ÇÖZÜMLER ASIL ÇÖZÜMÜ DE ÇOK KISA SÜREDE GETİRİR.BU DA ONLARDAN BİRİSİ DİYE DÜŞÜNÜYORUM. FAZLA KARAMSAR VE ABARTILI BİR YAZI OLMUŞ AMA YİNE DE ELİNİZE SAĞLIK..
  • Bir okuBir oku8 ay önce
    Ali karahasanoglu hocanın yazısını bir okuyun yazar. Taktik mi strateji mi anlarsınız
  • murat canaydınmurat canaydın8 ay önce
    Her fırsatta sana yağı ve tüp kuyruklarını hatırlatan hükümetimiz ne olduda ne olduda kendi eliyle sebze kurukları oluşturdu, Acaba ozamanki hükümetler demi buna mecbur kalmışlardı boşuna mı suçlayıp durduk diye düşünmeden kendini alamıyor insan, Doğru yaptığı işlerde hep arkasında durduğumuz gibi yanlışında da yanlış olduğunu söylemek ancak kardeşlik vazifemizdir. Yazara teşekkür ederim
  • mertmert8 ay önce
    daha önce size gerçekten haklı olarak övgü dolu ifadeler yazdıgım yazılarınız oldu kenan bey abi.... su konuda da yazdıgınız yazı müthiş , olaya şakşakçılık gözüyle bakan sizin gazetenizin yazarları da dahil jakoben leştiğini halktan uzaklaştıgını gösteriyor sözde hakkı savunanların , aydınların '!!! tebrik ediyorum konjekturel yaklasımlarda bulunmadıgınız için ve onlar konjoktur değiştiğinde ismi anılmayacak kımseler olacak inanın
  • AKINCIAKINCI8 ay önce
    HALKEKMEKNASILEKMEĞİNFİYATINIDENGEDE TUTUYORSA AÇILAN TANZİM SATIŞLARDAFİYATIDENGELEYİP TEKELCİLİĞİPAHALLIĞI KALDIRACAKTIR.İLÇEVE MAHALLELEREDAİMİ GÜZEL ÜSTÜ KAPALI GAYETGÜZEL ESTETİKPAZARLARINBİZ ENİYİSİNİYAPARIZ BİZİMAVRUPALIDANEKSİĞİMİZYOKFAZLAMIZ VAR. AVRUPABÜTÜN BUÜRÜNLERİİHRAÇEDİYORBİZİSE ÜRETİYORUZ SAHİLLERİMİZ SERA DOLU BUNUN BİRDETARLASI VAR NANKÖRLÜĞEYALANA DOLANA İHTİYAC YOK GÖRÜYORUZ REİSİMİZİN HERDAİMYANINDAYIZYOLADEVAMTAMDESTEKBİZPATATESE ADAMSATMAYIZ TEKELCİLERİN ÇIKARINADOKUNULDUHAVAYAZIPLADILAR DAHA ÇOOOKZIPLAYACAKSINIZBU HALKISİZE SOYDURMAYACAĞIZ...
  • AbdullahAbdullah8 ay önce
    Ucuz giysi için de Sümerbank kuralım. Diğer ucuz şeyler için de devlet fabrika kursun. Bir dakika ya onlar Atatürk'ün uygulamaları. AKP bunları satmıştı.
  • NurettinNurettin8 ay önce
    bir kanun çıkarmak, ürünü üreticiden tüketiciye daha kısa yoldan ulaştırmak çok mu zor, tanzim satış yapmak daha mı kolay?
  • BirolBirol8 ay önce
    Tanzim satış noktalarinın,bütün masrafları,halkın vergilerinden oluşan bütçe ile sağlanıyor.Personel,araç,yer hepsi belediyeden.Vergiden zaten muaf.Esnafında böyle imkanı olsa onlarda ucuz satardı.Bunlar açıkça,göz boyama,günü kurtarmaya yönelik hareketlerdir.Asla sürdürülebilir değil.İktidar,pahalılığı kaynağında çözmekyerine sonuçla ilgileniyor,en kolay olanı da bu.

Günün Özeti