--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Zalimlerin çarkı”

İlhan Oral
İlhan Oral
10

“Zalimlerin çarkı, cahillerin çalışmayan kafalarıyla döner.” Sosyal medyada grupların mesajlarını gözden geçirip toptan silmeye başladım. Ahmet Cemal Ayvacı kardeşimin mesajlarına gelince daha itina ile gözden geçiriyordum. Yukarıdaki mesaj dikkatimi çekti.

Gerçi Batı tandanslı görüş ve gelişmeler genelde bana acı verir. Fakat Viktor Hugo’nun “Zalimlerin çarkı, cahillerin çalışmayan kafalarıyla döner” tesbiti ilgimi çekti. Kadere bakın ki, bizde manevi değerlerimizin eğimi kaldırıldı. Hatta her tür manevi değerimiz tamamen lağvedildi. Bir de bunun üzerine laiklik zehir çuvalı başımıza geçirildi. Bundan sonra da ahlâkî değerlerimiz bir bir etkilerini kaybeder oldu. Devamında ahlâkî ilkelerimiz öylesine değer kaybetti ki, “karıncaezmez” insanımızın çocukları, hiçbir kural ve ahlâkî değer kabul etmez hale geldi. Artık her tür medya bunları anlatmak için yarış yapıyor.

Dinsizinden dindarına varıncaya kadar feminizm zihniyetini savunan herkese sesleniyorum. Daha ağır cezalarla bastırmaya çalıştığınız şiddetin, ne kadarını önleyebildiniz? Kaç tane mağdur kadını ölümden kurtarabildiniz? Kaç tane kucaktan kucağa atlayan hoppa kadının yalnızlığına ve çaresizliğine derman oldunuz? Kaç tane aile sıcaklığından yoksun bırakılan çocuğun sönüp çöken umutlarına merhem oldunuz? Kadını beyni çıkarılmış kuşa çevirdiniz? Erkeği acımasız aç canavara döndürdünüz? Hâlâ avazınız çıkabildiğince slogan atıyorsunuz. Daha nice sabıkanızı çare diye yutturmaya kalkışıyorsunuz. Bravo CAHİLLER!

Bunlar ve daha nice düşmanca oyun, ülkemiz üzerinde oynanırken dış şer güçlerin bize reva gördüğü ihanetlerin bilançosu, kabul edilmez boyuttadır. Dışarıdan gelen yıkıcı bu uygulamaları içeridekilerin saptırma kurnazlığı gerçekten düşündürücüdür. Türkiye’yi büyük medeniyetinden koparan zâlim zihniyetin, değerlerimizi nasıl çökerttiğini düşünmek bile acı çektirmektedir. Bütün bunlara rağmen milletimizin itibarını yeniden kazandırmaya çalışan ve de halkının yarısından fazlasının oyu ile iş başına gelmiş olan Cumhurbaşkanı R. Tayyib Erdoğan’ı inadına suçlayan ve sorumlu gösteren zihniyet gerçek yüzünü gizlemektedir. Bunların suçlamalarını kabul etmek akla ziyandır. Bir de yakın geçmişimizi irdeleyelim.

Yakın geçmişimizde, hükümet krizleri yaşadık. Üç aylık hükümetlerin kurulduğunu hiçbir hizmet yapamadıklarını dünya âlem hatırlamaktadır. Hatta devletin en ciddi ve en çok güvenilmesi gereken MGK toplantısında yaşananlar milletimizin belleğinden henüz silinmedi. Başbakan ile Cumhurbaşkanının “Anayasa kitapçığı fırlatma” macerası Türkiye’yi silkeledi. Ülkemiz yıllarca kendini toparlayamadı, iflas pozisyona sürüklenen ülkemiz çok zarar gördü.

Devletin en yüksek mevkiinde bu iki görevlinin seviyesiz ve münasebetsiz kavgaları, görülmemiş bir ekonomik çöküntünün fitilini ateşledi. Bu talihsiz kavgadan sonra “ülkenin büyük bir kaosa sürüklenmesine sebep oldu. Faizlerin tavan yaptığı, 19 bankanın battığı, ülkenin yarı yarıya küçüldüğü kavga neticesinde milli iradeye 51 milyar dolar zarar verildiği” hâlâ internette kayıtlarında durmaktadır. Krizin devamında Merkez Bankasından 7,6 milyar dolarlık döviz buharlaşmıştı. Sahi bunlar o zaman ki ekonominin yanlış uygulaması mı idi? 

Şu ayrıntıya bakar mısınız? Şimdi burada, en başta kovboy bozuntusu Joe Biden’in çok ucuz figüranlığını yapan yerli “partilerin birleşik liderlerini” ve sonra da her kademedeki Erdoğan düşmanlarını insafa davet etmek gerekmez mi? Devletin başında en çok sorumlu iki yetkilinin “kitapçık kavgası,” devleti ve milleti görülmemiş zarara sürükledi. Bunlara siyaset arenasında olan hemen hiç kimse düşmanca davranmadı. Buna rağmen bugün Tayyib Erdoğan’a karşı düşmanlığın arka planında olanları bilmez görünenlere hatırlatalım.

Hükümet ve Gezi Parkı temsilcileri arasındaki görüşmede üçüncü boğaz köprüsü, İstanbul Havalimanı ve benzeri devasa yatırımlardan vazgeçilmesi teklifleri ön planda idi. Fakat arka planda Erdoğan’ı düşürme ihanet ve düşmanlık çılgınlıkları vardı. Bunun arkasında da dünya şer güçlerinin faiz baronları ve siyaset kalleş zâlimleri vardı. Bu kalleşliği Erbakan Hoca’ya da şiddetle uygulamışlardı. Fakat kadere bakın ki, Erbakan Hoca ekti, Erdoğan da dünya şer güçleri zâlimlerinin başlarını önlerine indirdi ve çarklarını bozdu. Bizim milletimiz iyileri kötülüklerle karıştıran bir millet değildir.

Şimdi krizin sebebini anlayabildiniz mi? ÇARK! Çarkı döndürenlere bak! Esselamualeykum. 

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle