--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yaşamadan savunmak

İlhan Oral
İlhan Oral

İçeriği çok önemli bu yazımıza, “yaşamadan savunmak mı?” başlığını koyma nasip oldu. Genellikle Müslüman guruplar arasında tefrikayı meşrulaştırma manevraları yapılır. Birileri bir tefrika taraftarına: “yaptığınızın Kuran ile alakası var mıdır? diye sorar. Bu soru, elbette ağır ve dikkate değer sorulardandır. Sorulan taraftardır ya, tuttuğu tarafın doğruluğunu ispat etme hususunda akla gelmez ve hayale sığmaz savunma mücadeleleri vermeye kalkışır.

 Ölesiye savunduğu iddiaların doğruluğunu ispat etmek onun mecburi görevidir. Aklı, mantığı ve delil anlayışı taban yaptığı için atraksiyonlara devam eder ve kesinlikle hiçbir delilde gereken değeri vermez, illaki tanrılaştırdığı görüşünü ispat edecektir.

Hele bu savunma bir şey bazında ise birey kasılır, bağnazlaşır ve bu bağnazlık, aşılmaz bir engel olur. “Hevasını tanrı kabul edinip, gözü başka bir güç görmeyen ve kendine rakip tanımayan bir model kişi olur ve bu kişiliği sergilemekten çekinmez bir kimliğe bürünür.

 Bu giriş karşısında şöyle düşünebiliriz. Bu açıklama Müslümanları rencide eder. Evet, rencide edecek niteliktedir. Aslında Müslümanları rencide etmemek görevimizdir.

Ancak mülkün sahibi Allah Teâlâ’nın hükümranlığı, beşeri zaaflarla gölgelenirse inanın ve sorumluluk duygusu ile hareket eden gönüllü insanları uyarmak itikadi bir görevdir. Hem bu, adli ve hem asla savsaklanmaz bir görevdir.

 Elbet bunu da düşünmek gerekir. Bir şeyi yaparken bir başka şeyi yıkmak veya riske etmek doğru değildir. Hakka karşı hassasiyeti olanın kapsamlı düşünmesi, adaletten ayrılmaması ve “Allah Teâlâ’ya isyan olan kula itaat edilmeyeceğini” herkesin bilmesi gerekir.

İnsanların yani kulun hukukuna saygı duyan insan, Yaratanın hukukuna saygısızlık yapma riskini kabul etmemelidir.

İslam coğrafyasının her tarafı barut kokuyor, birçoğunda her gün bombalar patlıyor, masum ve mazlumların kanları sel olup akıyor, canlarını kurtarmaya çalışırken fellik fellik bir yerlere can atıyorlar. İslam ülkelerinin en başta öncülük yapan liderleri hedef ediliyor. Mevcut lider derde derman olmuyorlar ya da olamıyorlar. Zaten kimileri, kiralık katil görevini sürdürmektedir.

İki milyarlık insan gücü, varlığını gösteremediği gibi maddi ve manevi değerlerine de sahip olamıyor, sürekli sömürülüyor ve sürekli baskı altında yaşamaya mahkûm ediliyor.

 Bütün bunların karşısında her şeye rağmen İslam âleminin “Allah” öncelikle bir imana sahip olması şartı unutulmamalıydı. Bundan dolayı da Kadiri mutlak Allah Teâlâ’nın emrine uyması gerekir.

Sizin aranızdan seçilen, öncülük yapacak, hayra davet edecek, maruf ile emredecek ve kötü olan her şeyden alıkoyacak bir ümmet (lider kadro) olsun (seçim).  İşte onlardır o dünya ve ahiret mutluluğuna erenler. (Ali İmran:3/104)

 Bu muhteşem ilahi emrin altyapısını gözden geçirmek meseleye açıklık getirecek ve gerçekçi bir hüviyet kazandıracaktır. Yoksa yaşamadan savunmak doğru değil, münafıktır, fasıktır.

Ali İmran suresinin yüzüncü ayetinde başlayıp devam eden ve imanda netleşmeyi telkin eden ilkelere net ve kesin bağlanmak gerekmektedir. Bu net ve kesin bağlılığı, her derde deva ve her probleme çare olan Kur’an atmosferinde bütün açıklığı ile görmek daha isabetli olacaktır.

“Ey iman edenler, kendilerine kitap verilenlerden bir guruba itaat edersiniz, sizi imanınızdan sonra çevirir kâfir ederler.

 Size Allah’ın ayetleri okunduğu ve Resülullah’ın sünnet ile aramızda bulunduğu halde şaşırıp nasıl küfre dönersiniz?

 Her kim Allah’ a sımsıkı tutunursa artık o, hidayete erdirilmiştir.

 Ey iman edenler! Allah’tan gerçek  anlamada ittika edin, ancak ve ancak Müslüman olarak ölün          (Ölmeye hazırlanın.)

Allah’ın ipine sımsıkı tutunun tefrikaya düşüp ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın.

 Hani siz birbirinize düşman iseniz. O sizin kalpleriniz arasına ülfet edip birbirine sevgi bağı ile bağlayıp bütünleştirdi. Allah’ın nimeti İslam sayesinde kardeşler oldunuz.

Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında idiniz. O tuttu da sizi ondan kurtardı. Böylece Allah size ayetlerini açıklıyor ki hidayet düzenine kavuşmuş olasınız.”

Bu temel değerler, Lider Kadroyu daha kapsamlı ifade etmeye zemin olacaktır. Müteakip yazımızda… Bu niyet ve arzu ile Esselamü aleyküm.

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle