Yarın keşke demeden Şimdi Allah’a ve Resulüne itaat edelim
Dağlardan hızla inen yağmur suları önüne ne kattıysa katlayarak düzlüklere doğru indirdi. Rahmet bazen gazaba dönüşürmüş. Yapılan yanlışlıkları da eklersek, Hopa ve Borçka da büyük fırtınalar oldu. Evler yıkıldı. Selvi gibi ağaçlar yerinden söküldü. Taşlar, kayalar, ağaçlar, eşyalar ve daha neler, neler oldu. Su, toprakla karışınca kıyamet görüntüsü ortaya çıktı. Suları, dereler almaz oldu. Kocaman tomruklar küçücük kürdan gibi taklalar atarak mecrasına doğru başını gözünü kırarak gözden kayboldu gitti. Bu arada yıkılan evlerden gökyüzüne feryatlar yükseldi. Allah sel felaketinde hayatlarını kaybeden kardeşlerimize rahmet eylesin. Geride kalanlara sabrı cemil ihsan eylesin. Bir Hadisi Şerifte, suda boğulanların şehitlik mertebesine ulaşacağı haberi var. Kaybolan canlarımızın da inşallah bulunmalarını Allah nasip etsin. Hâsılı Hopa da kıyamet koptu. Bu kıyametten sonra ki manzara çok daha müthişti. Çamur deryasına dönmüş bu görüntü de herkes kayıplarını aramakla meşgul olurken, bazıları da bunu ganimet bilip perişan olmuş insanların perişanlığında ganimet peşinde koşuşturdular. Hem maddi hem de manevi yönden ortamı germekle meşguller.
Kur’ani ifadeyle: “İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.
Şu muhakkak ki, Allah kâfirleri rahmetinden kovmuş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.
(Onlar) orada ebedî olarak kalacaklar, (kendilerini koruyacak) ne bir dost ne de bir yardımcı bulacaklardır.
Yüzleri ateşte çevrildiği gün: Eyvah bize! Keşke Allah’a itaat etseydik, Peygamber’e de itaat etseydik, derler.
Ey Rabbimiz! Biz reislerimize ve büyüklerimize uyduk da onlar bizi yoldan saptırdılar, derler.
Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle rahmetinden kov.” (Ahzap 63-68)
Hopa ve bu ayetlere beraber baktığımızda biraz olsun düşünmeliyiz. Hopa da kıyamet koptu. Kıyametin sonunda her kafadan bir ses her ağızdan da farklı isyanlar terennüm edildi. Suçlu belliydi. Devlet suçlu. Daha da daraltalım mevcut yönetim suçlu. Asıl ifade şudur. Yarın keşke demeden, şimdi Allah’a ve Resulüne itaat edelim. Bize Kur’an da iyi ve kötü belirlenmiştir. Doğru ve yanlış, helal ve haram belirlenmiştir. O’na uymadığımız zaman işlerimiz hep ters gider. Sonra dönüp bizim suçumuzu Allah’a atmayalım.
Nasrettin Hocanın evine hırsız girer. Ertesi günü, etrafı hocaya nasihate başlarlar. Hoca, neden şöyle yapmadın. Neden böyle yapmadın. Suçlu sensin. Hoca son cümleyi kondurur. E be komşular! Anladım bütün kabahat benim de yahu el insaf hiç mi hırsızın suçu yok!
Herkes her şeyi ve herkesi suçluyor. Dere yataklarına evini dikenlerin hiç mi suçu yok. Bunları geçelim de İlahi Kaderde de hiç mi inancımız yok? İsyan değil biraz ağırbaşlı olalım. İşin ucunu Allah’a isyana vardırmayalım.
Hopa’dan hareket edip Türkiye’ye gelelim. Ortadoğu’yu gözlemleyelim. Dünyanın baktığı noktalara bakalım.
Dünya bize ve Ortadoğu’ya “kek” gözüyle bakıyor. Bizler onlar için kekiz. Canları istediği zaman zevkle yerler. Canları istemediği zaman biraz büyümemiz için bekletirler. Georg, Hans, Josep, Mişon neyse Ahmet, Hasan, Hüseyin de aynıdır. Yani insandır. Neden batılılar ağa da biz marabayız? Onlar bizim kanımızla beslenmeyi kendilerine yol edinmişler. Bizler de kazara “yeter artık kendimizi yedirmeyiz” dediğimizde, tepemize biner ve bizleri birbirimize kırdırırlar. Sonra bizim ölülerimizin kanlarıyla beslenirler. Yakar yıkar ve bazen de bizi nadasa alırlar. Tam düzlüğe çıktık derken yeniden yakar ve yıkarlar. Ama her dem bizim zenginliklerimizin de sahipleridirler.
Durdurun dünyayı diye haykırıyorum. Artık kimse bizim kanımızla beslenmesin. Ortadoğu, Türkiye, İslam Devletleri (afedersiniz, sömürgeler), İslam toplumları! Artık ayağa kalkmak zamanıdır. Biz; Türk, Kürt, Arap, Laz, Gürcü, Ahıskalısı, Çerkezi diğer kavimler, birbirimizin düşmanı değiliz. Biz KARDEŞİZ. Dün Çanakkale’de kardeştik. Kıbrıs çıkarmasında kardeştik. Bugün de kardeşiz. Uyanalım, Siyonistler ve kapitalist batı bizi, birbirimize kırdırıyorlar. Bizim kanımız üzerinden siyaset yaptırıyorlar. Türkiye ve Ortadoğu’yu, Hopa’nın çamur deryası haline geldiği gibi çamur deryasının içine düşürüyorlar. Bu çamur deryasının çamuru aynı da suyu su değil, suyu MÜSLÜMANLARIN KANIDIR. Bizler de aklımızı başımıza devşirelim. Türkiye’yi ayağa kaldıralım. Batı bize diyor ki; sana mı kaldı IMF’den kurtulmak, sana mı kaldı dünyanın en büyük havaalanını yapmak, sana mı kaldı Türkiye’yi şaha kaldırmak, sana mı kaldı, boğazı alttan ve üstten geçmek, yollar, havaalanları yapmak, silah sanayini kurmak, bak ben sana ne ederim dedi ve Türkiye’yi istikrarsızlığa doğru itiverdiler. Ben buna yanmıyorum da insanımızın bunların oyunlarına gelmelerine inciniyorum.
Türkiye’de istikrarsızlık, kanla beslenen Siyonist Yahudilerin ve kapitalist, sömürgeci batılının işine geliyor. İçimize soktukları ajanlarla aldatılan Kürtlerin beraber kardeş kanı dökmesi, Türkiye olarak bizi ve bize bel bağlamış mağdur ve mazlum Müslümanların ümitlerini yok ediyor. Kan dökülmesin. Kürtler, Siyonist Yahudilerin, kapitalist sömürgeci batılıların oyununa gelmesin. Kardeş kanı dursun. Türkiye siyaseti kendine çekidüzen versin. Partiler yöneticilerin oyuncağı olmasın. Devlet olma, millet olma şuur ve gururunu kaybeden yöneticilere bu millet gereken dersini verir. Geçmişte vermiştir. Bugün de verir. Yarınlarda da verir. Artık Türkiye’nin güçsüz kalmasına tahammül yoktur. Ya partiler kendilerine düşen görevi yaparlar ya da millet bunların hakkından gelir.
Ama her hâlükârda insanımızın dirilişini kimse engellemesin. Cehaletin ortadan kalkması için çabaların önüne geçilmesin. İşte bu cehalettir ki güneydoğuda insanlar, Devletine başkaldırıyorlar. Aynı insanlar kendi evlerini, köylerini, şehirlerini tahrip ediyorlar. Önüne gelen insanın kim olduğuna bakmadan öldürüyorlar. Bunu akıllı insan yapar mı?
Hopa’nın çamur deryasında çaresiz insanları isyana teşvik eden kan simsarları gibi Türkiye’nin çamur deryasında ve siyasi arenada kan simsarları aynı paralelde hareket ediyorlar. Bunlara dikkat edelim. Ayağa kalkalım. Dik duralım… Bir olalım... İri olalım… Hep birlikte kardeş olalım. Allah’a kul, Peygambere ümmet olalım.
Kanların durması, afetlerin olmaması, düzenimizin bozulmaması dualarımla...
Selam ve dualarımla.







