--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Saldırgan robotların oyunu

İlhan Oral
İlhan Oral

Yüz yıllarca bizim aleyhimizde entrikalar düzenlediler. O fesat robotları hep fırsatı kolladılar. Özellikle haçlı bozuntuları, zafiyet alameti gösterdiğimizde, bizi Rumeli ve Anadolu’dan çıkarmaya kalkıştılar. Her türlü komplo taktiği ile üzerimize yürüdüler. Bizi zayıf gördükleri zaman her şeyimizi sömürerek yok etmenin planlarını uygulamaya kalkıştılar. Yenildiler, işin peşini bırakmadılar. Başka taktikler uyguladılar, yine yürüdüler.

Özellikle Osmanlı Devletini yıkmanın peşine düştüler sinsilik ve kalleşlik yapmaktan geri durmadılar. Önceleri bizden para dilendiler. Osmanlının güçlü dönemlerinde ulufe şeklinde aldıkları paralarla güçlendiler. Fırsatı ellerine geçirince Devletimizi kapitülasyonlarla borçlu duruma düşürdüler. O günlerde nerde ise dünya ile savaşan Devletin gelir kaynaklarına el koydular. Devletimizi kolayca yıkmak için bir tarafta ekonomimizi çökertirken diğer tarafta bilgi edinmek için ülkelerine giden gençlerimizi ayarladılar. Onları jöntürkler olarak üzerimize saldılar. Hayatımızın huzur kaynağı olan Kur’an’dan kopardılar, bölüp parçaladılar.

Ondan sonra önce Osmanlı devletini hırpaladılar. Büyük bir devleti milliyetçilik, kavmiyetçilik, bölgecilik, mezhepçilik ve benzeri beşeri marazlarla hasta durumuna düşürdüler. Yetinmediler. Müslümanları asimilasyona tabi tuttular. Kültürel erozyona maruz bıraktılar. Uyuşturucu, içki, fuhuş ile gençliğimizi harap ettiler. Kimini milliyetçi, kimini sosyalist, kimini komünist, kimini aşırı dindar, kimini ilerici kimini gerici yaptılar.

Uzun yıllar her türlü iğrençlikleri, asîl milletimizin çocuklarına reva gördüler. Fakat bunlara rağmen her türlü saldırıdan sonra inanamadıkları netice ile karşılaştılar. Milletimiz ve askerimiz, kendini asli şekliyle göstermeyi başardı. Beklemedikleri neticeleri görmelerine rağmen yine de vazgeçmediler. Entrikalarına devam ettiler. Özellikle Türkiye’yi içten içe çökertme planını harekete geçirdiler. Bütün İslam âleminde uyguladıkları gibi içeride kiralık kâtil tuttular. Evirdiler çevirdiler, kiralık katili aldatıcı bir kimlikle servise koydular.

Güya daha dindar ve daha bilge, daha kahraman bir robotu devreye soktular. Müslüman milletimizin ana damarından girdiler. Milletimizin basireti bağlandı. Saldırgan yamyam robotu şişirdiler. Kâinat robotu yaptılar. İleri düzeyde dostlarımız bile hizmetine katılma ihtiyacı hissettiler. Her vesile ile ilgilerini çekmeye çalıştık. Fakat artık ok yaydan fırlamıştı. Amerika’yı müslümanlaştıracak diye inanıyorlardı. İçerde müslümanların gafleti, her şeyi allak bullak etti. Foyası çıkacağını hissetmeye başladıkları zaman ona Pensilvanya dukalığı kurdular. Tam zamanında olacağı gördüler ve makamına oturttular.

Fetullah Gülen’in ve arka planda destekçilerin şeytanca entrikaları ile saldırgan robotlar ümitlendiler. Diğer İslam ülkelerinde daha nice fitne ve fesat odaklarını güçlendiren öldürmeye ve sömürmeye ayarlı saldırgan robotlar şahlanmaya başladılar. Dünya çapında Amerika planı yayılma istidadı gösterdi. Buna karşılık Rabbimiz hilelerini onların başlarına indirdi. Bütün bunlar yetmedi. Türkiye’nin Afrin başarısı karşısında dünya kamuoyunda refüze olan Amerika “füzelerim geliyor” diye şirretliğe başladı. Diğer tarafta Rusya “geleceğin varsa göreceğin de vardır” nakaratına başladı. Füzeler yere atıldılar.

İşte dün gece yarısı Amerika, Fransa ve İngiltere ile işbirliği yaparak Suriye’ye füzelerini yolladı. Aslında bu füzeler önce Amerika, Rusya, İran başkanlarının ve bununla beraber tüm Avrupa yetkililerin, en sonunda Esed’in beyinlerinin içinde patlamalıydı. Çünkü bunların hepsi potansiyel güç olarak gördükleri müslümanları, İsrail şirretinin önünden silme siyasetini hedeflemişlerdi. Zaten bu pek yadırganacak bir plan değildir. Bu bize zoraki zerk ettikleri demokrasilerinin açık bir yansımasıdır. Bizim çok yadırgadığımız bir mesele, İran’ın onların safında yer almasıdır. Bütün müslümanların ciddi boyutlarda bildiği bir hakikat vardır. “küfür tek bir millettir.” Hele Suudî yetkililerin, saldırgan robotların çömezliğini yapması, affedilir cinsten değildir. Dahası, güç gösterisi yapanların Suriye’yi seçmeleri ilginçtir.

Kendi alanlarında savaşamayacak kadar korkak ve bencil robotların kalplerine, Âlemlerin Rabbi Allah Teâlâ, “ru’b” korkusu düşürdü. Demokrasi hokkabazlarına göre harap olacak ülke, benim ülkem olmasın da kimin ki olursa olsun! Esselamu aleykum.   

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle