--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Para saltanatı       

İlhan Oral
İlhan Oral

İnsan tarihi sürecinde düşman güçler, birbirlerine karşı ve aleyhlerinde daha güçlü olma mücadelesi verirler. Çoğu halde bu mücadele gizli planlarla sürdürülür. Güçlü daha güçlü ve yenilmez olmak için her alanda kalıcı ve etkin projeler üretirler.

Ülkeleri dolayısı ile dünyayı kontrol altında tutmak ve gereğinde ise çıkarları uğruna müdahale etmek için mutlaka ipin uçları ellerinde olması gerektiği bilincinde paraya sahip olmayı birinci politika kabul ederler. Bu zihniyetler öylesine tezgâh kurmuşlar ki, onun karşısında gafil kalmak sosyal ve ekonomik krizlere yol açar. Genel hatları ile ülkenin ve toplumların değerleri ve dengeleri hakkında bilgisi olmayıp sürekli olarak iletişim alanlarında hep dedikodu tarzında mücadele üretenler onların karşısında gafillerdir.

Bu gafiller din adına mücadele verdiklerini zannederler fakat debelenip durduklarının farkına bile varamazlar. Ama öteki tarafta şer güçler, akıllara durgunluk verecek planlar yapar ve sinsice uygularlar.Bu ve benzeri konularda oynanan oyunlar dünya para politikalarını belirler. Gizli ve semiz şer güçler çok büyük oynarlar ve oyunlarını incecik yerlere gizlerler.   

Şimdi bizim paramız olarak lanse edilen kâğıt paraların üzerine bakınca bir harflik bir ayrıntı ile karşılaşırsınız. Banknotlar ve metal paralar tek bir harflik hile ile uyarı sinyali verir. Banknotlar üzerine “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazan zihniyet metal paralar üzerine “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası” yazarak acaba ne demek istiyorlar, hiç düşündünüz mü? Yoksa paraların biri birilerinin öteki de başka birilerinin midir? Türkiye’deki para yönetimine el koymuş bir bankanın sahipleri kimlerdir? Güya demokratik bir ülkede, ülke nüfusunun yarısı ile iktidara gelen bir hükümetin yetki kullanamadığı bu banka topluma ne tür mesaj vermek istediğini akıllıca değerlendirmek gerekir.

Ayrıca insanlar akşam yatarken güya kendi paralarının değerlerini sabahleyin değiştiğine şahit olunca neden düşünmezler? Acaba geceleyin paralar savaş mı yaptılar da paralardan güçlü olan bizim para üzerine yüklendi değeri ondan düştü! Öteki de gücü sayesinde değer kazandı? Yoksa gece yarısında esas para sahibinin beyin çarkları arıza yaptı ve gece yarısı “ben böyle istedim, onun için değerleri ayarladım mı dedi!!! Şimdi biraz daha konuyu açabilmek için insanlık tarihinden ilginç bir örnek hatırlayalım.

Hazreti Musa aleyhi-s selam para sahibi Firavundan şikâyetçi oldu. Cenab-ı Hakk’a serzenişte bulundu. Hem Hazreti Musa aleyhi-s selam Firavunun devlet otoritesini çok kötü kullandığı ve her tür dayatma politikasını uyguladığı için çok sıkıntılara maruz kalmıştı. Firavun güç kullandı. O, Rabbine dua etti, yalvardı şikâyetini sürdürdü. Mûsâ: “Rabbimiz dedi, sen Firavuna ve adamlarına dünya hayatında süs ve nice mallar verdin. Rabbimiz, senin yolundan saptırsınlar diye mi? Rabbimiz, onların mallarını yok et, kalplerini sık ki, acı azabı görünceye kadar iman etmesinler!” (Yunus:10/88)

Demek ki para politikasının çok eski tarihlerinden beri insanlık mücadelelerinin başında gelen esas değerlerden biridir.

Kendi parası olmayan hiçbir toplum bağımsız olamaz. Hiçbir toplum kendi idealini yaşayamaz. Yine hiçbir toplum kendi kimliğine kavuşamaz. Zaten günümüz Türkiye’sinde kimliğini açıklamayan ve sürekli olarak paraya dolayısı ile ülke yönetimine müdahalelerde bulunmaya yeltenen güçler para etkinliği yardımıyla çok tahribat yapma fırsatını yakaladılar. Aynı zamanda vahşi ve zalim kapitalizm sayesinde vermedikleri hizmetin ücretini alan ve âdeta “Deli Dumrul” haracını kesen korkunç bir güç oluşturdular. Holdingleşen ve Karunlaşan para gücünü kullanarak devleti de kendi çıkarları doğrultusunda kullanan para sahipleri ülkede racon kesme hüneriyle güçsüz vatandaşlara kan ağlattılar. Bilgisayar piyasasında, cep telefonu alanında ve internet iletişiminde ve daha nice alanlarda milletin iliğini emmeye çalıştılar. Nice hakkaniyetle çalışan, verdiği hizmetin karşılığını alan esnafı hayattan sildiler.

Onları asgari ücrete mahkum ettiler, zillete düşürdüler ve fâkirleştirdiler. İşte para, işte para sahipleri ve işte kendi değerlerine sahip çıkmayan toplum! Bu konu üzerinde hassasiyet gösteren ekonomist Yunus Ekşi kardeşimi tebrik ediyorum. Esselamü aleyküm…

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle