--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ne bekliyoruz

İlhan Oral
İlhan Oral

Bizde tecrübe sahibi hocalarla, genç ve idealist nesiller arasında ciddi bir kopukluk vardır. Aralarında tesanüt, çok özlenen bir olgudur. Gençlerle ilgilenmek yüksek düzeyde olmalıdır. Fakat bugün gençlerimizle ilgilenenlerimiz çoğunlukla bağımlılık psikozunu aşamamaktadırlar.

Genelde bu tür çalışmalarda gençlerin ideal duygularına katkıda bulunma yerine grup taassubu şırınga edilmektedir. Bununla genç nesillerin aklî fonksiyonları azaltılmakta ve iradeleri ipotek edilmektedir. Hemen hemen her İslam tandanslı grup çalışmasında bu dar çerçeve anlayışı, genç nesillerin muhtaç olduğu açılım ilkelerini baltalamaktadır. Kur’an-ı Kerim’in engin ve kapsamlı atmosferinde ulaşım yollarını daraltmaktadır. Zaten asırlardır, başta ümmet şuurunu daraltıp İslam’ı, klikler sistemi halinde etkisizleştiren bu dar çerçeve anlayışıdır. Bazı faydaları yanında mezhepçiliğin, tarikatçılığın, bölgeciliğin, particiliğin ve her çeşit ayırımcılığın etkinlikleri, İslam toplumunun ufkunu karartmış ve Müslümanların ruhunu köreltmiştir. Bu menfur anlayış revaş bulup yayıldıkça, önceki jenerasyon kendinden sonra gelen jenerasyonlara tefrika psikozunu, pısırıklığı, güvensizliği, hedefsizliği ve korkaklığı miras bırakmıştır. Bu miras ümmetin başına taşınmaz bir yük olmuştur.

Bu ise İslam’ın evrensel medeniyetini gölgelemiştir. Bu korkunç ve amansız virüs asırlardan beridir, bütün İslam ülkelerini tahrip edip viraneye çevirmiştir. Bu kaderin çarpıcı tecellisidir.

Günümüzde İslam ülkelerinde fotoğraf, bunun en acı görüntülerini sahnelemektedir. Nüfusunun yüzde on altılık oranı ile onlarca yıldan beri iktidarı ellerinde tutan Nusayriler bugün milyonlarca Müslümanı ülkeden boşalttılar. Sefalete sürüklediler. İçeride Müslümanların dağınıklıkları Nusayrilere güç kazandırdı. Evet, bu yetmedi. Bugün Nusayri kanlı katilini korumak için seferber olan dış şer güçlerin kuduz finoları Suriye’yi cadı kazanına çevirdiler, cehennem vadilerine dönüştürdüler. Yıktılar virane ettiler. Fakat hâlâ İslam âlemi sorumlularının elle tutulur, gözle görülür ciddi hamleleri görülmemektedir. Böylesi bir garabetin olması Müslümanlar için korkunç bir talihsizliktir.

Müslümanların kısa vadede bile ciddi projeleri yok. Çoğu Müslüman iki tane aşağılık örümcek ağına takıldı. Çevredeki süfli örümcekler, ittifakla kurtulma azmimizi kaybetmemizi bekliyorlar. Bunların başında “din” kaynaklı olduğu halde gâvurdan medet umanları fitnenin üzerine tuz biber oldular. Bunlar mutlak manada teslimiyetlerini tescil ettirdiler. Bunlar en hassas dönemde zehrini akıtan akrep oldular. Diğeri beyni boş ve kalbi çürük İslam dışı kan emici zâlim örümceklerdir. Bütün bunlara karşı azimle direnen asrın lideri diyebileceğimiz bir irade var. Fakat lider kadro sıkıntımız sürmektedir. Üstelik genç nesillerimizin kadrolaşmasını da ayarlayamadık. Fakat bunun karşısında Kur’an netliğinden inhiraf etmiş ve tefrika girdabına kapılmış Müslüman sıkıntısı had safhadadır.

Müslümanların kısa vade programlarını ve projelerini hazırlayıp başarı ile uygulamaları lazımdır. Bundan sonra orta vade ve uzun vadede ne yapılacağını tasarlamak ve projelendirmek gerekmektedir. Amma şu ortamda böylesi önemli projeleri üretmeleri hayal edilmektedir. Bu vesile ile Müslümanların kendilerini yeniden test etmeleri Kur’an ve sünnet çerçevesi dışına taşmadan yüz yıllık projeleri yapmaları arzulanmaktadır.

Bu çalışmalarda Kur’an’ın temel değer ve sünnetin yaşanan sistem halinde verilmesi şartı ile okumuş sorumlular örnek ve öncü olmalıdırlar. Genç nesillere her alanda aydınlatıcı ve özendirici görevlerini ihmal etmeden vermelidirler. Böyle olmadığı takdirde genç nesilleri yönlendirici olarak şer güçler deveye girerler. İslam dünyası gençliğinin trajik halinin acılarını yaşama zorunda kalmasının öncelikli sebebi budur. Başıboş kalan sahipsiz gencin, acımasız hayatın tuzaklarından kendini koruması çok zordur. Uyuşturucu müptelası olma bahtsızlığı, şıp sevdim âşığı olma budalalığı, nikâhsız yaşama yozlaşması, futbol takımı fanatikliği, internet bağımlılığı, bedavadan kazanma hayalciliği ve daha nice hayali dev düşman, şeytanla işbirliği yaparak nöbet tutarlar. Fırsatı buldular mı hamle yapar ve gençleri dönüşümü olmayan maceralara sürüklerler. İşte burada Kur’an beyanı ile öncülere verilen önemli bir görev ışık tutar.

“İyilik ve takva hususunda birbirinizle yardımlaşın. Sakın günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın Allah’tan ittika edin. Şüphesiz ki Allah, cezası çok çetin olandır.” (Maide: 5/2)

Bu çerçevede toplumun her kesimi yeni nesillere karşı aslî görevlerini yaptıkları takdirde toplum, şuurlanır ve dava da kıvam bulur. Gençlerin günlük ihtiyaçlarından başlamak üzere fikir düzeyinde ve diğer alanlarda eksik bırakmadan gerçek kişilikle buluşturmak onun asaletine şeref yükleyecek ve geleceğe sağlam bir birey olarak hazırlanmasına vesile olacaktır.

 Biz, mülkün sahibi Allah Teâlâ’nın genç insana büyük lütuf olarak bahşettiği enerjiyi, yüce dava yolunda kullanacak “nesli âtiyi” özledik, bekliyoruz, ayak seslerini duyuyor ve ümitle gözlüyoruz. Allah, Alîm ve Kadirdir. Esselamü aleyküm.

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle