--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kur’an’a karşı sorumluluk

İlhan Oral
İlhan Oral

Dünyada tüm Müslümanlar kendilerini Kur’an karşısında teste tabi tutmalıdırlar.

Dinî meselelerden hemen hiçbir delilli bilgisi olmayan insanlar, din hakkında fikir yürütür ve kendine göre bir din imajı oluşturur ve kendi ezberlerine göre bir hayat yaşama sürecine girer.

Genelde bilgileri, yetersizdir, tutarsızdır ve delilsizdir. Hatta bugün nice okumuş Müslüman, Kur’an hakkında elle tutulur ve gözle görülür ciddî bir bilgiye sahip değildir.

Böyle bir iddiadan Müslümanları tenzih etmek isterim. Ancak “görünen köy kılavuz istemez.” Bu yazıyı okuyan kardeşlerimizden birileri, program konuğu medyatik hocalarımıza “müks” hakkında soru sorsun ve “yüsr” ile ilgili açıklama istesin. “Tedebbür” ve “tebyîn” hakkında kapsamlı bilgi istesin. Ve özellikle cumhuriyet döneminde Kur’an okutmanın ne mana içerdiği anlatıldı mı diye soru yöneltsin.

Bu teklifimiz, art niyet taşımamaktadır. Hiç kimsenin rencide edilmesinden yana değiliz. Bu tarz bir teklif, mesleğimiz, meşrebimiz ve ahlâki anlayışımız da değildir. Ancak yalnız o alanda hizmet veren insanlar değil, hemen hemen tamamımıza yakın özellikle biz Müslümanlar genellikle Kur’an hakikatlerinden ne kadar uzaklarda dolaştığımızın ispatı olacağı için çok önemlidir.

Şimdi, Kur’an öğrenmeye başlayan bir insana, baştan verilmesi gereken şu temel değerleri anlatana, öğretene ve açıklayana rastlayıp rastlamadığımızı düşünelim. Düşünmekle beraber meselenin kritiğini yapalım.   

İlk olarak Kur’an okumaya başlayan insana alt yapısını tesis etmek, onu Kur’an’a ısındırmak ve gerçek anlamda motivasyonunu sağlamak için Kur’an nasıl bir kitaptır, Kur’an’ı nasıl tanımalıyız, ondan ne beklemeliyiz, nasıl inanmalıyız ve neleri öncelikle bilmeliyiz gibi yönlerini anlatmalıyız.

Özellikle Kur’an okuma ilkelerini öğrenip uygulamak çok önemlidir ve çok sorumluluk gerektiren bir ciddiyet işidir. Ehliyet ve hakkaniyet takdir ve teslimiyet meselesidir.

Yüsr, kıraat, tilavet, tertîl, müks, istiaze, istima’ ve sumt, itti­ba’, taakkul, tezekkür, tedebbür, inzar, cihat tebliğ, imtisal, ictinap, i’lâi kelimetullah gibi Kur’an kavramlarını önemsemek ve ciddiye alarak öğrenmek her Müslümanın görevidir. Aynı zamanda bir iman meselesidir.

Bu ve benzeri konularda Müslümanların çok düşünmesi, düşündükçe Kur’an karşısında ne kadar sorumlu olduklarını bilmeleri gerekmektedir. Bu konularda Cenabı Hak, ağır ifadelerle Müslümanları uyarmaktadır.

“Kendisine Rabbinin âyetleriyle öğüt verilip de sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zâlim kimdir? Hiç şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcılarız.” (Secde: 32/22)

Kur’an okuma usul ve ilkelerinde dikkat edilmesi gereken hususların başında gelen ilke, kolaylık (YÜSR) ilkesidir. Kur’an’ı okuyacak insanların önce­likle Kur’an’ın kolay öğrenileceğine inanması gerekir.

Kur’an’ın kolay okunmasını, kolay anlaşılmasını ve hükümlerinin kolay yaşanmasını ciddiyetle benimseme çok önemlidir. Bu konuyu, öncelikle kendi ülkemizde tüm ilgili ve yetkili birey ve kurumlar hassasiyet ve ciddiyetle benimseyip kabul etmelidir. Sonra da bütün dünya Müslümanlarına bu çok önemli programı tanıtmalıdır.

Günümüzde korkunç boyutlarda gelişen teknoloji karşısında Müslümanların Allah Teâlâ’nın emrine ve dozu yüksek uyarılarına kulak vermeleri bir iman meselesidir. Bunu Müslümanın bildiği halde, ihmal etmesi ağır vebale sebep olur.

Kur’an okuyup öğrenmek isteyen insanlarımıza yardımcı olmak şeref borcumuzdur. Hele sosyal yelpaze üzerinde çok farklı alanlara yayılmış gençlerimizin ilgisini çekip sevdirerek onlara Kur’an’ı aslına uygun olarak öğretmek daha yüksek bir şereftir.

Elbette kâinat mülkünün mutlak sahibi ve mutlak hükümranının emirlerini yerine getirmek şereflerin en yücesidir. 

Not: Yukarıda adı geçen usul ve ilkeleri müteakip haftalarda işlemek istiyoruz inşallah...       

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle