--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kur’an’a karşı sorumluluk (2)

İlhan Oral
İlhan Oral

Kur’an-ı Kerîm bir kitaptır, kaynağı kurumayan ve ikrâmı bitmeyen bir hazinedir.

Böylesi bir kitap, tüm insanlığa yetip artacak ilâhî bir menbadır. Bu haliyle canlı canlı etki alanlarını genişleterek ve nice otoriter güçleri aşıp geçerek bugün bu kitap kendi otoritesini sürdürmektedir.

Bu kitabı, kendine has haliyle idrak etmek, emir ve hükümlerine gönül vermek, iman etmiş Müslümanların tabii görevidir. Kaynaksız, desteksiz, delilsiz, bilgisiz, ilgisiz ve azimsiz beşerî yorumlar Kur’an’ı anlamaya ve idrak etmeye yeterli değildir.

Her şeyden önce Kur’an’ı kendi delillerinden algılamak, bu duyarlılık ile öğrenmek ve ondan ilgili mesajları bilinç düzeyinde almak, onu incelemek, hakka ve hakikate daha emin adımlarla ilerlemekle mümkündür.

Zaten öyle değil mi? Kur’an’ı, Kur’an âyetleri ile anlamak tefsir metodunun da önceliğidir. Hem de daha gerçekçi bir değerlendirmedir.

Öyle ya insan denen, vahyin muhatabı olan akıllı varlığı, Allah Teâlâ yaratacak akıl nimeti ile donatacak ve sonsuz âlemde şaşkın ve çaresiz kalmasın diye ona mükemmel kullanma kılavuzu gönderecek ve insan da bundan bigâne kalacak kabullenip kullanmayacak! Ne kadar gariptir.

O halde insanı yaratan, ona evren içinde bir ikamet yeri tahsis eden, vadesi dolunca da başka mekâna sevk eden Allah Teâlâ, ona her derdine derman ve her problemine mutlaka çözüm vermiştir.

Onun için de Allah Teâlâ hayatın temel kılavuzunu gönderip Kur’an’ı rehber bir kitap olarak verip kulunu başıboş bırakmadığını bildirmiştir.

Öncelik ve özellikle Kur’an ile ilgilenen her sorumlu Müslüman, Kur’an’ın öğretilmesi ile ilgili yine Kur’an’ın uyarılarına kulak vermelidir.

“İşte biz, o Kur’an’ı ancak onunla muttakileri müjdeleyesin, batılda mü­ca­­dele ve inat edenleri korkutup uyarasın diye senin dilinde kolaylaştır­dık.” (Meryem: 19/97)

Bu âyette manidar ifadeler kullanılmakta ve dikkat çekmektedir. Öncelikle Allah Teâlâ, “İşte biz” diyerek dikkat çekmekte ve peşinden “kolaylaştırdık” fiilini, “tef’il” kipinden kullanarak süreklilik ve çokluk an­la­mı yüklüyor. Peygamberin dilinden Kur’an’ı gönderdiğini ve bu dilde kolaylaştırdığını haber vererek Arapça’nın dolayısı ile Arapça olan Kur’an’ın gerçekten kolay olduğu imajını vurgulamaktadır.

“Gerçekten biz o Kur’an’ı, iyi anlayıp öğüt alsınlar diye, ancak senin dilinle indirip kolaylaştırdık.” (Duhan: 44/58)

Kur’an’ın kolaylaştırılmış bir kitap olduğunu beşeri uğraşılarla ispat etmeye yeltenmek gereksizdir.

Çünkü Kur’an’ın karşısında insan sorumludur fakat acizdir, tam yeterli ve yetkili değildir, yetersizdir. Zaten böyle bir teşebbüse de gerek yoktur.

Burada Kur’an’ın “yüsr” ilkesi ile ilgili ilginç bir örnek daha vereyim.

Kur’an’ın kolaylığı hakkında Kamer sûresinde dört defa tekrarlanan bir âyet vardır.

Bu konuda zorlanan insanları intibaha getirmesi bakımından önem arz etmektedir. Burada birer birer dört tarihi serüven zikredilmektedir.

Bu serüvenlerin başkahramanları birer peygamberdir. Karşılarındaki güçler inkârcılar ve isyancılardır. Hazreti Nuh, Hazreti Hud, Hazreti Salih ve Hazreti Lut aleyhimus selam her biri kendi kavminde görevini yapıyordu. Kavimleri isyanlarını sürdürüyorlardı.

Bu isyanları yüzünden kavimler birer birer helak oldular. Her birinin helak oluşu anlatıldıktan sonra şu âyet zikredilmektedir:

“Andolsun biz, Kur’an’ı (eğitim öğretim dâhil hayatın her alanında) ders almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan var mı?” (Kamer: 54/17, 22, 32, 40)

Kerîm Kitap Kur’an’ın kolay öğrenileceği ve kolay öğretileceği hakkında tüm sorumlular, başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere her sorumlunun kendisini yeniden sorgulaması gerekmektedir. Aksi takdirde Kur’an’ın dozu yüksek uyarıları tehlike sinyalleri vermektedir.

Bu projeyi M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde altı sene yaz kurslarında uyguladık. On bini aşkın insana Kur’an’ı öğretmeye muvaffak kılan Allah Teâlâ’ya hamd ediyorum.

Haftaya konuyu biraz daha açmak niyet ve arzusu ile sizleri Allah’a emanet ediyorum. Selam ve dualarla.

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle