--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kur’an nasıl bir kitaptır

İlhan Oral
İlhan Oral

Kur’an nasıl bir kitaptır, sorusu ile ilgili aklınızı zorlayıp, hiç derinlemesine düşündünüz mü?

Bu soru, yalnız İslam dünyasında değil yeryüzünde hemen hemen her müslümanı derinden etkileyecek ve icabında müslümanların uykularını kaçıracak nitelikte bir sorudur.

Soru çok önemli olduğu kadar içeriği daha çok önem arz etmektedir.

Bir Arap atasözü, bu soruya ilginç bir tarzda açıklık getirmektedir. “El insanu aduvvun lima cehil.” Türkçesi; insan bilmediğinin düşmanıdır.

Bu Arap atasözü, bir delil değildir, amma, özellikle bugün ki İslam dünyasının fotoğrafını sergilemektedir.

Evet İslam dünyasında önemli Kur’an çalışmaları vardır. Bu çalışmalar genellikle fonetik çalışmalardan ileri geçmemektedir. Dünya çapında hafızlar yetişmekte, yarışlar yapılmakta, dünya birincileri seçilmekte ve bu çalışmalar dünyaya ilan edilmektedir.

Yer yer tefsir çalışmaları yapılmakta, yüksek lisans çalışmaları sürdürülmekte ve daha ileri düzeyde akademik kariyerler kazanımları sağlanmaktadır. Ancak Kur’an ile ilgili çalışmalar, İslam dünyasında oluk oluk akan kanı dindirmiyor. Özellikle birbirini hunharca öldüren müslümanlara mani olmuyor. Oysa Kur’an, her derde deva ve her hasta sadra şifadır.

Allah aşkına bu işte bir çarpıklık yok mudur?

Her derde deva ve her hasta sadra şifa olan Kitap müslümanlara hiçbir fayda sağlamıyor. Evet bunda bir çarpıklık yok mudur? Bunu derin derin düşünmemek mümkün müdür?

Kürsülerde verilen vaazlarda, minberlerde okunan hutbelerde, eğitim kurumlarında anlatılan derslerde, özellikle görsel medyada yapılan programlarda, cami köşelerinde güya yapılan tefsir derslerinde, hatta insanlarımıza öğretilen Kur’an derslerinde bu konu gündeme alınmıyor.

Evet, bunda bir çarpıklık yok mudur?

Görebildiğim kadarı ile “Kur’an nasıl bir kitaptır” sorusuna açıklık getirecek ilim adamı yetiştiremedik. Kur’an’dan bir şeyler verebilecek dertli insanlara itibar etmedik, haklarını teslim etmedik, onlardan Kur’an’ın bu yapısını dinleme nezaketinde bulunmadık.

Ama kim ne yaparsa yapsın, Allah Teâlâ bu konuda da hükmünü vermiştir.

Allah Teâlâ, Vaki’a suresinde (75-77) “Hayır! Yıldızların mevkilerine yemin ederim ki, Gerçekten bu, büyük bir yemindir, Eğer bunu bilseniz” buyurduktan sonra “Muhakkak ki O kitap, kerîm bir Kur’an’dır” diyerek ilginç bir açıklama getirerek müminlere aydınlatıcı bir bilgi vermektedir.

 Allah Teâlâ, böylesi büyük bir yemin ederken elbette kullarının ilgilerini canlandırıyor ve dikkatlerini çekiyor. Peşinden de “Şimdi siz, bu büyük sözü mü küçümsüyorsunuz? uyarısında bulunuyor.

Burada özellikle “kerîm” kavramı çok önemli bir anlam ifade eder. Kerîm vezninde kullanılmış ve sıfatı müşebbehe olarak süreklilik anlamı içermektedir. Yani Kur’an, her zaman, her yerde ve her durumda cömertliğini esirgemez ikramda bulunur. Her kesin sürekli faydalanmasına katkıda bulunur.

“Kerîm” sürekli ve etkin olarak ikramda bulunan ve kendinde o değerin bizzat ve sürekli bulunduğu anlamını içerir.

Kur’an’ın nasıl bir kitap olduğunu kısaca ifade edip geçmek Kur’an için yeterli değildir. Aslında, Kur’an’ın ne olduğunu tam anlamak için Kur’an’ı başından sonuna kadar bilinç düzeyinde inceleyip, kavramakla mümkün olur.

Kur’an-ı Kerîm’in bu açıdan müslümanlar tarafından çok ihmal edildiği bilinmektedir. Bu sebepten dolayı İslam dünyasında fitne gittikçe alev alıp her tarafı sarmaktadır. Bundan en çok dünya şer güçleri yararlanmaktadır. Bu da müslümanların imanlarını, kültürlerini, yer altı ve yer üste kaynaklarını sömürmelerine hazır zemin oluşturmaktadır ve rahatça sömürülerine vesile olmaktadır.

İnsanın her hali, her anı, her meselesi ve her problemi ile direkt ilgile­nen Kur’an, her zaman ve her yerde onun aklını harekete geçirmeye, duygu­la­rı­nı canlandırmaya, kalbini ayarlamaya, ufkunu aydınlatmaya ve onu hakikatlerle bu­luş­turmaya çalışır. Ancak ondan görevini yapmasını ister.

 Andolsun, size, içinde zikriniz (şerefiniz, dinî hayatınız, hayat dü­zeni­niz ve varlık değerleriniz) bulunan bir Kitap indirdik. Hâlâ aklınızı kul­lan­mıyor musunuz? (Enbiyâ: 21/10

Malayani olan çırpınışları bırakıp, Kur’an’a gereken hizmeti verenlere ve bu vesile ile hakka eren müminlere ne mutlu! Selâmlarımla…  

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle