--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kur’an medeniyetinde konuşma dili

İlhan Oral
İlhan Oral

Kur’an medeniyetinde konuşma dili, dillerin en mükemmelidir. Kur’an medeniyetinde konuşma dili, bütün dillerin fevkinde zirvededir. Müslümanların bu nitelikte olmaları gerektir.

Bu konuşma dilini Müslümanların aslî şekliyle yerinden öğrenip en mükemmel tarzı ile konuşmaları gerekmektedir. Bu kavramlardan biri “Selamdır.” “Selamün kavlen min Rabbin Rahim.” Bunun okunuşu; “Selamün kavlem mir Rabbir Rahim”dir.

Bu konuşma dili için ilim anlayışı, iman sorumluluğu, ahlak etkinliği ve medeniyet bilinci en ideal seviyede olmalıdır. Bu harika güzel konuşma tarzı, özellikle ve öncelikle Müslümanlara has bir üstünlük nimetidir ve vazgeçilmez görevdir. Konuşma dili ile ilgili her kavramı ve her konuyu yerli yerine yerleştiren, hiç açık vermeden en üst düzeyde değerlendirmeye tabi tutan ve en mükemmel ölçüde netleştiren tek bir sistem vardır.

Elbette bu sistem, Kur’an sistemidir. Kur’an medeniyetinde konuşma dili insanı, hayretler içine çeker, ibretler ve hikmetler sistemine yerleştirir. Böylesi tarzı harika bir tablo halinde talim eder. Kur’an medeniyetinde konuşma kavramlarının her biri birer harika kavramdır. Bu yazımızda yirmi civarında kavramdan bir kaçını konu yapacağız. Birini yukarıda kaydettik. Bu kavramlardan bir diğeri kavl-i ahsandir. Kavl-i ahsan, en güzel sözdür.

İnsanları Allah’a davet eden, salih amel işleyen ve “Ben ancak Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kim olabilir? (Fussilet: 41/33) Müslüman her zaman güzel konuşacak fakat insanları Allah Teâlâ’ya davette en güzel söz söyleyerek hizmetini sürdürecektir.

Allah Teâlâ, Resulü sallallahu aleyhi ve selleme bu kadar mükemmel bir sunum ve davet tarzı ile insanları irşat etmesini emretmesine rağmen, Müslümanlar bunu uygulamada pek başarılı olamamaktadırlar. Bu başarısız olanların öndekileri ne hazindir ki hocalardır. Bütün beşeri sistemlerin en üstün ve en nitelikli konuşma tarzını sanat niteliğinde sunan Kur’an, sözün en güzelini söylemeyi emretmesi çok önemlidir.

Konuşmayı çok ince bir sanat ve mükemmel bir iletişim aracı olarak ortaya koyan ve bu tarzı ile konuşmayı öğreten Kur’an, Müslümanlara erişilmez bir medenî formasyon kazandırmaktadır. Özellikle eğitimcilerin bunun üzerinde titizlikle yoğunlaşmaları şarttır.

Kur’an, bilim dilinin en üst düzeyde kullanılmasını önerir hatta emreder, diplomatik dili tüm incelikleriyle düzenler ve iletişim dilini sıcacık dostluk bağı olarak kullanır. Tanrılık iddiasında bulunan Firavun; “Sizin en yüce tanrınız benim” diyordu. Kendini bilmezlikle çılgınlaşan Firavun şımarıklık ve şirretliği azgınlık boyutuna taşımıştı ve gittikçe şirretlikte haddini aşıyordu. Fakat Firavunun anlaşılmaz inat ve inkârı çok dikkat çekici idi. Allah Teâlâ’ya kafa tutarak tanrılık iddiasında bulunması onun için zillet idi. Hazreti Mûsâ ve Hazreti Harûn aleyhime-s selama emir veren Allah Teâlâ, diplomatik bir dil önerdi. “Gidin ona kavl-i leyyin ile hitap edin” buyurdu.

Kavl-i leyyin; gerilmeden rahat ve yumuşak konuşmak, kolaylık sağlamak, metanetli olmak, uygun söz söylemek, kolay anlatmak, ağır başlı olmak ve latife yaparak konuşmak anlamlarını içerir. Demek ki, leyyin söz, muhatapta psikolojik gerilim oluşturmayacak tam aksine gönül rahatlatıcı ve güven sağlayıcı konuşma olacaktır. Firavun gibi bir zâlime, “gönül alıcı söz” söylemelerini emreden Cenab-ı Hak, bununla Müslümanlara yüksek bir konuşma tekniği öğretir. Müslümanların kalitelerini patent niteliğine dönüştürmelerini tavsiye eder. Konuşmada üstün bir seviyeye ulaşarak etkin olmalarını öğütler.

Mülkün, hükmün ve hikmetin sahibi Allah Teâlâ, kullarına, sözün en güzeli ile konuşmalarını emreder. Ve kullarıma de ki, sözün en güzel olanını söylesinler. Şüphe yok ki, şeytan aralarını ifsat etmeye çalışır. Muhakkak ki şeytan, insan için pek açık bir düşmandır. (Zümer: 39/1) Şeytan bu düşmanlığını konuşmada bile hiç çekinmeden uygular. Kur’an’ın konuşma dilinden haberi olmayan insanlardan aile bireyleri, eğitimciler, siyasetçiler hep şeytana uyarlar, fitne aleti olurlar da farkına bile varamazlar. Ya sonrası..?

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle