• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

İstiğfar, tefekkür, zikir, şükür (5)

26 Nisan 2026
A


İlhan Oral İletişim: [email protected]

İstiğfar, tefekkür, zikir, şükür (5)

İlhan Oral

İbadette Allah’ın emrettiği, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in uyguladığı esastır. Cuma namazı ile ilgili ayetin mealinde okuduklarımızı iyice anlamalıyız.

Önceki yazımızda Cuma suresinin onuncu ayetini açıklamıştık. Şimdi dokuzuncu ayetin mealini okuyoruz; “Ey müminler! Cuma günü, namaz için çağrı yapmak üzere ezan okunduğu zaman hemen Allah’ın zikrine gidin. Alışverişi bırakın. Bu zikre yürüyüp gidişiniz sizin için en hayırlı olanıdır, eğer bilirseniz.” (Cuma:62/9)  Görüldüğü gibi “Ey müminler” diye başlayan ayet manidar ve anlamlı mesaj veriyor. Rabbimiz burada müminleri muhatap alıyor ve onlara değer veriyor.

 O müminlerin beşerî yorumlara sapmadan, beşerî tereddütler girdabına kapılıp şaşırmadan, “Allah ve Resûlünün beyanlarına” uyma sorumluluğu çerçevesinde kalacaklarını hatırlatıyor. Öyle ise biz mümin kulları olarak Rabbimizin emirlerini derûnî muhtevaları ile kavramaya yoğunlaşacağız. Allah Teâlâ Gününü belirleyerek “Cuma günü, namaz için çağrı yapmak üzere nidâ edildiği zaman” yani ezan okunduğu zaman Allah’ın zikrine gidin, buyuruyor. Bu zikir büyük zikirdir.

Ayette “cumanın edasının şartları” manası bulunmamaktadır. Çünkü (nûdiye) nidâ meçhul fiildir.

Faili bilinmemektedir.


Bu meçhul fiile, fail isnat etmek ihtimale dayalıdır. Kaldı ki Allah’ın iradesine müdahale de muhtemeldir. O halde müminler hangi diyârda olursa olsunlar Cuma günü o nidâ olan ezan sesini duyarsa fasılasız ve tereddütsüz emre uyarak “Allah’ın zikrine” koşar adımlarla illâki gitmelidirler.


Gitmezlerse iş değişir. Burada ezan sesini duymak şarttır, “Allah’ın zikrine” gitmek meşruttur. Aksini yapmak müminler için merduttur. Evet, “Allah’ın zikrinin” gereği, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in uyguladığı gibi müminlerin aynen yapmasıdır. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem Cuma namazını 4 sünnet+2 farz+4 sünnet olmak üzere10 rek’at kılmıştır. Müminler de böyle uygulamalıdırlar. 

“Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, inanmış erkek ve inanmış kadının onun yerine kendi işlerinden hiç birini tercih hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzap:33/36) Kaldı ki Peygambere de hiçbir meselede vahyin dışında seçme hakkı verilmemiştir; “O, arzusuna göre konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan vahiyden başka bir şey değildir.” (Necm:53/3) Bir başka ayette Resûlüne neleri emrediyor, bir bakın;

“De ki: Ben, Allah’ın hazineleri yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem. Size, ‘ben Meleğim’ de demiyorum. Ben, ancak bana vahyolunan’a uyarım, de. ‘Kör ile gören, bir olur mu? Artık siz iyice düşünmez misiniz?’” (En’am:6/50)



Şimdi meselenin odak noktasına geldik. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in din adına yaptığı her uygulama Kur’an-ı Kerim’de olanlar “vahyi metluvdur,” Kur’an-ı Kerim’de olmayanlar da “vahyi gayri metluvdur.” “Ona itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.” Bu kadar çok önemli beyanlar, İslam dünyasında yanlış ve haksız tartışmaların doğrusu gün ışığı gibi aydınlatmaktadır. Sünneti tartışanlara ithaf olunur.

Netice itibarı ile Allah Teâlâ ne emretti ise Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem onu nasıl alıp uyguladı ise kulun da öylece yapması İslam’dır. Gayrısı batıldır. İslam’ın son Kitabı “felah” yolunu, gelen ayette göstermektedir. Kabul olunmuş namaz ve çok zikirdir. “Namaz bitince yeryüzüne dağılın, Allah’ın fazlından rızkınızı araştırın. Allahı çok zikredin ki, iki cihan saadet ve selametine eresiniz”

İki cihan saadet ve selameti felahtır. Felah Hak Allah’tan berattır.

O beratı dünyada iken alan müminlere ne mutlu! Esselamu aleykum 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23