--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İlkesiz Kur’an okumak(2) 

İlhan Oral
İlhan Oral

Kur’an okuma ilkelerini, açıklamak, ağır bir sorumluluktan kaynaklanmaktadır. Bu sorumluluk hem dünya ve hem âhiret hayatını direkt ilgilendirmektedir. Müslüman, hiç olmazsa gelip geçici zevkine ve ihtiyacına gösterdiği ilgiyi ve sevgiyi Kur’an’dan esirgememelidir.

Kimilerinin, “ben Kur’an okumasını biliyorum” ya da “çocuklarıma Kur’an öğrettim” deyip Kur’an’ı yüz üste bırakması doğru değildir. Bugüne kadar müslümanlar özellikle Kur’an öğretiminde ve eğitiminde yaşadıkları sıkıntının bedelini çok ağır faturalarla ödediler. Özellikle Cenabı Hak Kur’an’a gereken önemi vermeyenler hakkında ağır bir ifade kullanır.

Kendisine Rabbinin âyetleriyle öğüt verilip de sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kimdir? Hiç şüphesiz ki biz günahkâr suçlulardan intikam alıcılarız. (Secde:32/22)   

İnsan, Kur’an okumaya başlamadan önce, Kur’an’da lehinde ve aleyhinde neyin olduğunu ve neyin olmadığını bilmelidir. Demek ki Kur’an kaçakları suçludur ve Allah onlardan intikam alacaktır. Onun için her müslümanın Kur’an okuma ilkelerini bilmesi icap eder. Bu ilkeler;

Yüsr, Kıraat, Tilavet, Tertîl, Müks, Tezyin, İstiaze, İstima’, Sumt, İttiba’, Taakkul, Tezekkür, tezkîr, Tedebbür, İnzar, Cihat, tebyin ve Tebliğdir. Kur’an okumanın hedefi,“i’lâ-i kelimetullahtır.” Bu ilkeleri öğrenmeden ve benimseyerek uygulamadan Kur’an okumak, en azından papağan okuyuşunu andırdığı için şuurlu Kur’an okuma sayılmaz. Kur’an öğretimi yapan çoğu alanlarda Kur’an okuma ilkelerine riayet edilmiyor.  Elbette istisnaları vardır.

Bunlardan birini önemseyerek zikretmek istiyorum. Elmalılı Hamdi Yazır Kur’an akademisinde, Fatih Çollak hocanın riyasetinde özellikle tertîl üzerinde faydalı ve bereketli çalışmayı takdirle ifade ediyorum. Emeği geçen bütün gönüllülerden Rahman ve Rahîm Rabbim razı olsun.

Tertîl, “r”,”t”, “l” sülasisi; düzgün, muntazam ve güzel anlamındadır. Tef’il babından ise, tertîl, rettele mazisi sıraladı, düzenledi, sözü itina ile ifade etti ve en güzel şekliyle söyledi, anlamlarını içermektedir. Bu ifadeler, Kur’an’ın nasıl okunması gerektiğinin temel öğeleridir. Tertîl, tecvitli okumanın genel adıdır. Kur’an’ı tertîl ile okuma bizzat Allah Teâlâ’nın ifadesi ile ilginç hüviyet arz eder.

Kâfir-ler: Kur’an O Muhammed’e bir defada topluca inmeli değil miydi? dediler. Bu yüzden biz Onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık, (kelimeleri seçtik sıraladık, tertibini düzenledik, sözü itina ile ifade ettik ve en güzel şekliyle söyledik,) parça parça, ayet ayet indirdik ve biz onu tertîl ile okuduk. (Furkan: 25/32) Burada Cenabı Hak, Kur’an okuma ilkelerinden tertîl kuralına önce kendisinin riayet ettiğini beyan buyurdu. Böylesi bir hassasiyetle Allah Teâlâ Kur’an’ı kendisinin tertîl ile okuduğunu ve kullarının da böyle okuması için Resûlüne de ayni emri vererek Kur’an’ın kendi isteği istikametinde okunmasını beyan buyurdu ve şöyle ifade etti.

Ey örtüsüne bürünen Habibim! Birazı hariç Geceleyin namaz için kalk. O gecenin yarısı veya ondan biraz azında. Yahut artır ve tertîl; itina ile Kur’an oku. (Müzzemmil: 73/4) Görüldüğü gibi iki ayetin birinde Kur’an’ı bizzat Allah Teâlâ kendisinin tertîl ile okuduğunu bildiriyor. Diğerinde ise Resulüne, Kur’an’ı tertîl ile okumasını emrediyor. Bundan sonra da Kur’an okuyan her müslümanın uyması gerekliliğini vurguluyor. Bundan ayrıca yine Resulü sallallahu aleyhi ve selleme daha ileri düzeyde bir ilkeyi uygulamasını emrediyor. Bu ilke, tecvid kitap yazarları tarafından ihmal edilmiştir. Bu “müks” ilkesidir.

Müks, daha önceki ilkelerle beraber Kur’an’ın daha ileri düzeyde ve hassasiyetle okunması demektir. Kıraat, manasını bilerek okumak, tilavet, başkalarına duyuru niteliğinde okumak, tertîl, bütün inceliklerine uyarak okumak demek olduğuna göre müks daha içerikli düzeyde okumaktır.

Ve o Kur’an’ı hak ile indirdik ve o hak ile indi ve seni de ancak bir müjdeleyici ve bir korkutarak çekindirici olarak gönderdik. Biz onu, Kur’an olarak insanlara sindire sindire, açık açık okuyasın diye âyet âyet ve sûre sûre ayırdık ve peyderpey indirdik. (İsrâ: 17/106)

Demek ki Kur’an’ı indiren hak olarak indirdi, Kur’an arızî olan hiçbir şey kabul etmedi hak olarak indi. Kendine vahyi olarak gelen Kur’an’ı olduğu gibi kabul edip tebşir ve inzar gibi önemli iki görevini yapacak ve Kur’an’ı bütün şartlarına göre okuyacak bir peygamber görevlendirdi.

Konu ile ilgili olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, âdeta Kur’an okuma ilkelerine kıyafetini giydirmişçesine ve süslemişçesine, ““Kur’an’ı sesleriniz ile süsleyiniz” diye buyurmaktadır.” Evet, bu ilkeye de “tezyîn” denir.

Kur’an, bilgiyi, birliği, sevgiyi, iyililiği, adaleti ve takva üzere yardımlaşmayı emreder.

Bizden de bunları bekler!         

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle