İlkesiz Kur’an okumak (3)
İlkeleri olmayan bir devletin, bir kurumun, bir ailenin hatta bir bireyin yerleşmiş düzeni, güveni, huzuru ve verimi de olmaz. Öncelikle böyle birey karmaşadan, verimsizlikten ve ilkellikten kurtulamaz. Aile, kurum ve devlet de böylesi birey gibidir.
İlkeleri olmadığı takdirde bunlardan hiçbiri ideal boyutlarda değerler bütünlüğüne sahip olamaz. Her alanda böyle olduğu gibi Kur’an alanında da böyledir. Kaldı ki Kur’an eksiksiz kanunlar bütünlüğü çerçevesinde sabit ilkeleri içermektedir. Tecezziye uğramadan bu kanunlar uygulanırsa sistem bütünlüğü çerçevesinde gerçek değerini korur.
Aksi takdirde Kur’an okuma ilkelerine uymayan Müslümanlar negatif neticelerle karşılaşmaktan kendilerini kurtaramazlar. Özellikle Kur’an okuma ilkeleri önce Kur’an ehlinden alınmalıdır. Ehlinden Kur’an’ı öğrenmeyenler kıraat, tilavet, tertîl, müks ve tezyîn ilkelerini hayal bile edemezler. Yani Müslümanlar Kur’an’ı ilkeleriyle okumadıklarında gerçek anlamda Kur’an okumuş sayılmazlar. Ancak muhabbet kuşu zevki alabilirler.
Her şeyden önce Kur’an okumanın kolay öğrenileceğini kabul etmeyen, Allah Teâlâ’ya rağmen yani O’na karşı ters düşer ısrar ederse ağır bir günah girdabına girmiş olur. İmanî boyutlarda mesele çok vahimdir. Farkındasınız. Allah Teâlâ “Kur’an okumak kolaydır” diyecek, Kur’an ile ilgili bilgisi olmayanlar, Kur’an okumanın zor olduğu iddialarında devam edecek ve uygulamaları ile de bunu ispata yeltenecekler. Böyle bir kabul ve uygulamayı ne Allah Teâlâ kabul eder, ne Resulü sallallahu aleyhi ve sellem tecviz eder ve ne de imanı kâmil ve lüb akıl sahibi müminler rıza gösterirler. Bütün dünya Müslümanları bu konu üzerinde ciddiyetle Kur’an’a yaraşanı yapmalıdırlar.
Kur’an okuma ilkelerinin tümü birbirlerini tamamlayan ilâhî değerlerdir. Kur’an ile ilgilenen Müslümanlar bunlara gerçekten iman derecesinde itibar etmelidirler. Bu hassasiyeti göstermeyenler talihsiz insanlardır. Ne hazindir ki, bu tür insanlar için Allah Teâlâ şöyle misal verir.
İşte misaller! Biz onları insanlar için anlatıyoruz. Âlim olanlardan başkası onları anlamaz. (Ankebut:29/43) İşte, ısrarla ve ibretle anlatmaya çalıştığımız bu misallerdir.
Yüsr, Kıraat, Tilavet, Tertîl, Müks, Tezyin, İstiaze, İstima’, Sumt, İttiba’, Taakkul, Tezekkür, Tezkîr, Tedebbür, İnzar, Cihat, Tebyin ve Tebliğdir. Kur’an okumanın hedefi, “i’lâ-i kelimetullahtır.” Kur’an okuma ilkelerinin yedincisi istiazedir. İstiazeyiçok ileri düzeyde önemseyerek idrak etmeliyiz. Bununla beraber “sumt” ilkesini de çok ileri düzeyde algılamalıyız.
İstiaze, “eûzü” fiilinin ifti’al babından mastardır. Kur’an okuma ilkelerinden öncelikli ve önemli biridir. Kur’an okunacağı zaman, öncelik ve özellikle “eûzü” ve “besmele”yi okumak gerekir. Aksi takdirde Allah Teâlâ’ya ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme itaatsizlik ve Kur’an’a karşı edep dışı bir saygısızlıktır. Kur’an okumaya başlarken “Eûzü” besmeleyi okumak, Kur’an delili ile sabit olduğu için farzdır. (Ey Reûlum! Kur’an okumaya başlayacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın. (Nahl: 16/98) Tabii bu emir, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden sonra her Müslümana verilmekte ve ondan bu emrin gereği istenmektedir.
Bu âyete göre Kur’an okurken, “Eûzüyü okumak farzdır. “Besmele” de Fatiha süresi ile beraber nazil olmuştur. Bu vesile ile besmeleyi okumak da farzdır. Ve Kur’an’da, “Bu mektup Süleyman’dandır, Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adı ile.” (Neml:27/30) Bu ayette besmelenin metni bildiğimiz ifadesi ile zikredilmektedir. “Bismillah ı rahman ırrahim” Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisi şerifinde buyurur ki; “Kendinde hayır olan her hangi bir iş, besmelesiz başlarsa, o sonuçsuz ve hayırdan kopuktur.” Onun için Kur’an okuma durumunda olan insan için “Eûzü ve besmele” Kur’an okuma hususunda başlama ruhsatıdır.
Ancak bu konuda bile özellikle vaaz veren hocalardan bir kesimi “Eûzü ve besmele”yi okumadan ayetleri okurlar. Üstelik camide cemaatin huzurunda İslam’ı anlatırken ve Kur’an’ı temel kaynak olarak sunarken bile ayet okur fakat “Eûzü ve besmele” okumak aklına bile gelmez. Yine burada müstesna hocalarımızı tenzih ederim. Amma genelde halimiz, maalesef bundan ibarettir.
Netice itibariyle “Eûzü ve besmelenin” okunması da böylece Kur’an ve sünnet delilleri ile sabittir. Bununla beraber her işte, her faaliyette ve her çalışmada Eûzü ve besmelenin okunması, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin emirlerindendir.
‘İstima’ ilkesi çok önemli hayati öneme haizdir. Cenab-ı Hak celle celaluhu buyurur ki;
Kur’an okunduğu zaman da hemen onu dinleyin ve susun gerek ki rahmete erdirilirsiniz. (A’raf:77204) Evet Kur’an okunuş esnasında çok önemli iki ilke gündeme
Getirilmiştir. Bunlar; “dinleyin ve susun” ilkeleridir. Bunları haftaya açıklama niyetiyle.
Esselamü aleyküm.







