--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hizmet mi, fitne mi?

İlhan Oral
İlhan Oral

İslam şeriatında emirler ancak Allah Teâlâ’nın rızası istikametinde ve ancak O’nun beyanları ile belirlenir. Şeriatın delilleri; edille-i Şeriyye adı ile Kitap, sünnet, icma ve kıyası fukehadır. Bu delillerden birincisi ana kaynaktır ve bu kaynak beşer üstü kaynaktır.

Bu ana kaynak tabii ki vahyidir, tartışmasız Kur’an’dır. Sünnet delili ise Kur’an’ın yaşanılan halidir. İcma ile kıyas delilleri tali kaynaklardır, detayda belirleyicidirler.

Kur’an insan için lazım olan her meseleyi açıklamış ve her konu hakkında gereken hükmünü koymuştur. Kur’an hiçbir konu hakkında insanı müşkülatta bırakmaz.

Bugün uluslararası cinayet şebekeleri, bebek katilleri, kandan beslenen iğrenç vampirler, çirkef çapulcular İslam âlemini taş üstünde taş bırakmayacak şekilde harap ederken kimi Müslüman, yaptıkları cinnet ve ihanetin farkında bile değillerdir. Bu ağır ifadelere her Müslüman muhatap değildir. Fakat “dini” kullanan fitneciler elbette muhataptırlar.  

İslam âleminde fitne ateşi, yakmadık bir değer, yıkmadık bir âbide bırakmadı. İslam dünyasında fitne ve tefrika Müslümanları uyarmaya yetmedi. Ama Mutlak hükümran Allah Teâlâ, özellikle tefrika çıkaranların korkunç âkibetlerini tehdit tarzı ile haber vermektedir.

Şüphesiz o kimseler ki, dinlerini tefrikaya sürüklediler ve çeşit çeşit gruplara ayrıldılar. Ey Habibim! Sen hiçbir meselde onlardan değilsin. Onların işleri ancak Allah’a kalmıştır. Sonra onlara ne yaptıklarını Allah haber verecektir. (En’am:6/159)

Allah Teâlâ, Müslüman olup çeşitli gruplara ayrılanların Peygamberle hiçbir münasebetlerinin kalmadığını ağır ifadelerle dile getirir. Böylesi elem veren bir meseleyi duymazlıktan gelenleri bir başka sürede daha da ağırlaştırarak tefrikacıların beyinlerini zonklatır. Ayetlerin akışı normal insanları dehşete düşürecek niteliği ile baskı kurmaktadır.

  “Ey Habîbim sen yüzünü her tür kötülükten arınmış hanif olarak dîne, Allah’ın o fıtratına çevir ki O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah’ın yaratışına hiçbir şey denk olmaz. Bu, dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bunu bilmez.”

Bu ayeti kerime, insanın mümin duruşunu ve ebedî yolculuk hedefini belirler. Fakat bundan sonra gelen ayette ise, Cenab-ı Hak uyarısını yapar ve dosyayı kapatır.

Hepiniz O’na dönün, Ondan ittikâ edin. Namazı kılın, müşriklerden olmayın. O müşrikler ki, dinlerini parçaladılar ve kendileri de parça parça oldular. Onlardan her grup, kendi yanlarında olan kendi benimsedikleri anlayış ile sevinir avunur, dururlar. (Rûm:30/30-32) Burada Cenab-ı Hak, özellikle çok anlamlı bir noktaya ilgi çekmektedir. Ayet mealini okudunuz, elbette anladınız. Farkındasınız!

Her alanda dini kullanıp şeriatı örtbas edenler kimin emirlerini uyguluyorlar? Bakın “Hepiniz O’na dönün, Ondan ittikâ edin. Namazı kılın, müşriklerden olmayın.” Pekiyi, geçmişin ve tüm zamanların mutlak hükümranı Allah Teâlâ, bu ifadelerle kime hitap ediyor? Elbette mevcut Müslümanlara hitap ediyor. Evet, tefrika şirktir, tefrika Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden her tür ilgiyi kesmektir. Hiçbir Müslüman bu ayetlerin hükmü dışında değildir. Hiç kimse de zorlama ile “suçluları” koruma altına alamaz. Unutmayalım ki biz, “bu hırsızlığı yapan kızım Fatıma da olsa idi Onun da elini keserdim” diyerek “din”deki hassasiyetinden asla taviz vermeyen bir Peygamberin ümmetiyiz.” Şimdi, bir düşünelim. Hizmet veriyorum gerekçesi ile gözünü kırpmadan Müslüman milletin çocuklarının on beş yaşına kadar Kur’an okumasını yasaklayan işbirlikçilerine destek vererek Kur’an’a ve Müslümanlara ters düşmeyi nasıl ve hangi bahane ile örtbas edebilirler? Dini, para toplamaya, taraftar çoğaltmaya ve nice art niyetsiz insanı oyalamaya çalışan fitneciler, dinî hizmeti verdiklerini nasıl ispat edebilirler?

Çevremizde özellikle İslam ülkelerini, şer güçlerin militanları harabe haline getirdiler. Evet, bu şer güçlerin korkunç planlarını zâlimce uyguladıkları bir hengâmede, milleti toparlamaya çalışan bir yönetimi yıkmaya çalışmak, fitneden başka ne ile ifade edilebilir?

Bunun adına hizmet mi denir, fitne mi, yoksa zillet mi denir? 

Pekiyi çaresi nedir, haftaya İnşaellah.     

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle