Fatiha suresinin mesajları (25)
Kudret, kuvvet ve hâkimiyeti sonsuz olan Allah Teâlâ, Fatiha suresini ilginç bir ifade ile dile getirir. Andolsun ki, biz, sana, okunup tekrarlanan yedi ayeti ve şu büyük Kur’an’ı verdik. (Hicr:15/87) Fatiha suresinde böylesine ilginç ve manidar bir özellik vardır.
“Andolsun ki, biz, sana, okunup tekrarlanan yedi ayeti” ifadesini kullanan Allah Teâlâ Kur’an’dan bağımsız bir bölüm gibi zikrediyor. Peşinden diğer bağımsız bir bölüm gibi Kur’an’ı zikrediyor ve “şu büyük Kur’an’ı verdik” diyerek dikkatleri yoğunlaştırıyor. Bununla “kendilerine nimet verdiklerinin yoluna bizi hidayet eyle” diye dua ettiriyor. Sonra bu duanın pekiştirmesini yapıyor; “Ey Reslûm, Rabbine andolsun ki, onlar aralarındaki anlaşamadıkları şeyde seni hakem tayin etmedikçe ve hükmedeceğin şeyden dolayı nefislerinde bir sıkıntı bulmaksızın, tam bir teslimiyet ile teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar. (Nisa:4/65)
Evet, dün de bugün de bu ayet, imanın olup olmadığının net ölçeğidir. Bugün dünya Müslümanlarının tefrika girdabında alabora olmalarının esas sebeplerinden biri elbette budur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hakemliğini kabul etmedikleri için tevhid sisteminin dışında kalan Müslümanlar zillet hayatı yaşamaya mahkûm oluyorlar. Çok iyi bilinmesi gereken temel değerlerimiz vardır. Genellikle insanlar ya şartlandıkları bilgileri ya da yetersizlikleri yüzünden Peygamberi devre dışı bırakma hamâkatı illetine tutuluyorlar. İnsan her ne yaparsa yapsın Allah Teâlâ’nın bu hususta da şartı vardır. “Eğer siz O Resûle itaat ederseniz güven ve mutluluk sistemi olan hidayete erersiniz.” İlgili ayetin baş tarafı, De ki: “Allah’a itaat edin ve Resûle itaat edin” olmasına rağmen Peygambere itaat ön şarttır.
Hayatî değerde önemli olduğu için burada bir soru soralım ve konunun ehemmiyetini, ayetlerle açıklamaya çalışalım: Gerçekten Efendimiz Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem dünyadan irtihali ile görevi bitti mi? Yoksa O’nun görevi kıyamete kadar devam mı edecektir? Buradan itibaren gelecek ayetlere, bilgisi tutarsız ve kalbi dumanlı olan kim varsa, dikkat ederek baksın, teemmül, tezekkür ve tedebbur etsin, ifsattan insafa dönsün.
Gelen ayet insanlara tehlikenin şiddetini gösterir: De ki: “Allah’a ve Resûlüne itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah kâfirleri sevmez. (Nisa: 4/32) Okuyacağımız ayet, imanın itaatteki ölçüsünü verir; Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: “Ganimetler Allah’a ve Resûlüne aittir. Artık Allah’tan ittika ediniz. Aranızda olan huzursuzluğu ıslah ediniz, Allah’a ve Resûlüne itaat ediniz, eğer siz müminler iseniz.” (Enfal:8/1) Allah’a ve Resûlüne itaat, iman gereği olduğu gibi rahmetin de vesilesidir. Allah’a ve Resûlüne itaat ediniz ki, rahmete erdirilesiniz. (Nisa: 4/132) Elbette rahmete nail olmak ebedî huzurdur. Allah ve Resûlüne itaat etmenin faydası itaat edenedir. Aksi halde Peygamber ondan bir zarar görmez; Ey müminler! Allah›a ve Resûlüne itaat ediniz. Ve siz duyduğunuz halde O›ndan yüz çevirmeyiniz. (Enfal:8/20) Allah›a ve Resûlüne itaat edin, itaatsizlikten sakının. Eğer itaat etmekten yüz çevirirseniz biliniz ki, Resûlümüze düşen açık bir tebliğdir. (Maide:5/92)
Nisa suresinde itaatin açılımı yapılır; Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Sonra bir şey hakkında çekiştiniz mi, onu Allah’a ve Resûlü’ne arz ediniz; eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, bu, hem hayırlı, hem de netice itibarı ile daha güzeldir. (Nisa: 4/59) Şimdi gelecek ayette itaatsizliğin sonu ihtilaftır, o da şirktir; Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin ve ihtilâfa düşmeyin, sonra devletiniz çöküp gidiverir ve sabrediniz. Şüphe yok ki Allah sabredenlerle beraberdir. (Enfal:8/46)
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin; Peygambere itaat edin, amellerinizi iptal etmeyin. (Muhammed:47/33) Meselenin hayırlısına bakınca; Gücünüz yettiği kadar Allah’tan ittika edin, dinleyin ve itaat edin. Nefisleriniz için bir hayır olmak üzere infak edin ve her kim nefsini cimrilikten korursa işte onlardır muradlarına ermiş olanlar, onlardır. (Teğabun:64/16)
Genel bir değerlendirmede, Fatiha suresinin mesajlarında, kendilerine Allah Teâlâ’nın nimet verdiği seçkin zevattan Peygamberlere itaat şarttır ve farzdır. Peygambere itaat, Allah’a yapılan itaattir. İtaat etmeyenler, Allah›a ve ahiret gününe inanmayanlardır, kâfirdirler.
O’na itaat umudu ile yaşamak bile hayırdır! Esselamu aleykum.







