En üstün hukuk
Amerika ve İsrail’in gizli servislerinin ortaklaşa kiraladığı ve yıllardır İslam âleminin aleyhinde her tür iğrençliği yaptırdığı Fetullah Gülen’in olduğu biliniyordu. İsrail, ABD ve öteki şer güçler bu kişiye dünyanın girilmez ülkelerinde eğitim kurumları kurdurttular. Bu şaibeli örgütün dünyada güven içinde faaliyetlerinin devamını sağladılar.
Hâlâ şu an bile İmam Hatip Liselerinde hatta İlahiyat Fakültelerinde yeteri derecede Kur’an öğretilmemesine rağmen bu örgüt dünyada eğitimini güvenle sürdürdü. Düşünen ve meselelerini sahiplenen insanlarımız abluka altında tutuldular. Müslüman bir ülke insanına özel İmam Hatip Okulu açtırılmadı. Fakat sözde bu “hizmet ekibi” her yerde rağbet gördü. Nice icraatları arasında milletin dinî duygularını istismar ederek ne kadar aynî ve nakdî değerleri devşirdiğini devlet kontrol etmedi. Oysa devletimiz bu hainin ne iğrenç ve ne denli kalleş ajan olduğunu elli sene önce tesbit etmiş olmalı idi.
Bundan ortalama kırk beş sene önce adı geçen kişinin, merhum Necmeddin Erbakan Hocanın hakkında iğrenç bir konuşmasını kasetten dinlemiştim. Bir saatlik sözüm ona vaazında, Erbakan Hocanın hainliğinden, zalimliğinden, korkaklığından, fasıklığından ve fesatçılığından bahsederek Erbakan Hocayı yerden yere vurmuştu. Bu talihsiz konuşmayı birçok dostuma anlatmıştım amma o zaman ve ondan sonra yıllarca kimse onun üstüne toz kondurmuyordu. Bu kişi zaten sabıkalıydı. Bu kişi kurnazlığı ile İbni Sebe’yi hatırlatıyordu.
İslam âlimleriyle teşriki mesaisi olmayan, üstüne üstlük Vatikan papazının önünde diz çökecek kadar aşağılaşan Fetullah Gülen’in kime hizmet ettiğini devlet nasıl tesbit edemezdi? Etrafında istikbal uğruna kümelenen nice şahsiyetsiz insanın, onda gördüklerini içlerine sindirip kanıksadıkları birçok iğrençlikleri nasıl gizlemişlerdi? Niçin gündeme taşımadılar? Neden sürekli onu destekleyerek evrensel balon imam yaptılar? Şimdi ise hâlâ neden ondan bahsedip gündemde tutuyorlar? Zamanında onun hilelerini niçin ve ne hakla örtbas ediyorlardı? Onlar bir tarafta fâkirin fukaranın çocuklarını dershanelerde ayrıştırıyorlardı ve gerek duydukları zaman bahane bulup dersten atıyorlardı. Paralarına el koyuyorlardı.
İşin bundan da daha garibi bugün kimileri, hep aleyhte konuşmakta hünerlerini sergiliyorlar. Esas yapmaları gerekenden fersah fersah kaçıyorlar. Hatta o süreçte özel eğitime önem vererek çalışma yapalım diye teklif ettiğimiz insanlarımız, Hoca Efendi bu hizmeti iyi yapıyor diye savunuyorlardı. O da her alanda yapmak istediğini büyük desteklerle sürdürüyordu. Gülen hem içte hem de dışta rağbet görüyor ve destekleniyordu.
Ömrü boyunca İslam’ı anlatarak insanları büyüleyip, taraftar topladı. Bunda başarıyı yakalayınca yüzlerce insanımızı katlettirdi, ülkemizi keşmekeşe sürükledi. Bozgunculuğa kalkışan katiller başı Fetullah Gülen ve maskeli teröristlerini, gizli şer güçler korudular. Bu haçlı zâlimler bize medeniyet ve demokrasi dersi verdiler. Amma bu katilleri korumaktan çekinmediler. Lahey Adalet Divanını adaletin son mercii yaptılar. Bizi baskı altına aldılar.
Bütün bunlara rağmen şimdi bakalım İslam adaleti hangi ilkeleri sahneleyecektir:
Ey müminler! Hak üzere durup adâleti yerine getirmeğe çalışan hâkimler ve Allah için doğru söyleyen şahitler olun. Velev ki şahitliğiniz, nefsinizin yahut ana ve babanızla yakın akrabanızın aleyhinde olsun, ister üzerine şahitlik yapılan kimseler zengin veya fakir olsun, Çünkü Allah, ikisine de sizden daha yakındır. Onun için siz, haktan yüz çevirip nefsin arzusuna uymayın. Eğer adâlet üzere hüküm vermekten, şahitliğinizde doğru söylemekten dilinizi bükerseniz veya yüz çevirirseniz, şüphe yok ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisa: 4/135) Bu ayete ve gelen ayete dikkatle bakalım.
Ey müminler! Allah için hakkı ayakta tutan hâkimler ve adaletle şâhitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sürüklemesin. Adâleti uygulayın ki, o takvaya en yakın olandır. Allah’tan ittika edin. Çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Maide: 5/8) Şimdi bunları bir daha okuyup karar verelim. Yüzlerce insanı katlettiren, kanlı katili koruyan hukuk mu, yoksa ayetlerdeki hakkı hâkim kılan hukuk mu daha üstündür? Ölümlü zavallı insan, düşün! Esselamu aleyküm.







