--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eğitim öğretim başlıyor 

İlhan Oral
İlhan Oral

Bir eğitim ve öğretim yılı daha başlıyor. Eğitim zor ve sorumluluk gerektiren bir meslektir. Eğitimin ve öğretimin insanın fıtratına münasip olanı önemlidir. “En güzel kıvamda yaratılmış insanın” eğitimcisi, en donanımlı ve en ehliyetli olması icap eder.

Eğitim ilkeler çerçevesinde verilmelidir. İnsan fıtratına münasip olması yanında eğitimci de ona uygun kaliteli, hasbî, fedakâr ve azimli olmalıdır. İnsanın fıtratına münasip olmayan eğitim, insanı yamultuyor. Çağımızda daha çok bencil ve çıkarcı insan modeli üretiliyor. “Bu kadar ücrete bu kadar hizmet” diyen zihniyet, yarar sağlamaktan daha çok zarar vermektedir. İnsan fıtratına münasip olmayan müfredatla eğitim vermeye kalkışanlar, gençlerimizi daha eğitim çağında iken sahte kişiliğe yönlendiriyorlar. Kalbi arızalanan ve beyni karıştırılan insan, kendi, olamıyor, kendi kendine yabancılaşıyor, hayatı belirsizleşiyor.

Bu gerçekler karşısında köksüz, ruhsuz, samimiyetsiz, besmelesiz ve inançsız bir müfredat ile çocuklarımız eğitime ve öğretime başlayacaklar. Çok temiz ve bir o kadar da sâde bir duygu yoğunluğu ile okuluna giden çocuklarımız, hedefi belirsiz yolculuğa zorlanıyorlar. Hangi esaslar ile yetiştirileceklerini de bilmiyorlar. Bu âdeta bir muamma yumağı haline bürünmüş ve yirminci asrın müzmin derdi olmuştur. Daha hecelemeye başlayacak çocuğa, yıllarca “uyu uyu, yat uyu” telkini yapıldı. Yirmi, birinci asırda daha da ruhsuzlaştırıldı. Özellikle ilkokullarda “Türküm, doğruyum, çalışkanım…” dedirttiler fakat kopyacı, bencil ve dirsekçi bir nesil yetiştirdiler. Ehliyet, liyakat ve dürüstlüğü unutturdular. Tefrikayı yaydılar.

Aslında bizim köklü bir medeniyetimiz vardır. Bu medeniyet, insan için lazım olan her şeyi mükemmel kıvamında insan hizmetine sunmuştur. Köklü eğitimin başlangıcı çok manidardır. “Çocuklarınız konuşmaya başlayacakları zaman “Allah” dedirterek konuşmalarını sağlayınız.” Böyle bir emri veren Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, insan fıtratına münasip bir eğitim ve öğretimin sarsılmaz temelini atmayı hedefliyordu. İnsanlık tarihinin en hayırlı neslini yetiştiren Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, insanın cevherini çıkarıyor ona aslî kimliğini kazandırıyor ve sonsuza dek sürecek geleceğini aydınlatıyordu. O, insanlığa, eğitimin öz değerlerini veriyordu. Dağınık insanları bilgi toplumu olmaya özendiriyordu.

İnsanlara, Allah bilinci ile eğitim yapılması gereğini öğretiyordu. Hikmet kavramı çerçevesinde bilgilendirmenin, önemini telkin ediyordu. Allah Teâlâ’nın kendisine gönderdiği Kur’an ilkeleri, hakikatleri ve örnekleri çerçevesinde eğitim yapılacağını vurguluyordu. Bizzat kendisi, faydasız bilgilerden Rabbine sığınıyordu. İnsanların boyunlarına vurulmuş dayatma ve diretme prangalarını kopararak onlara özgürce bilgilenme yeteneği kazandırıyordu. İradeleri bloke edilmiş insanları özgürleştirerek öz güven duygularını canlandırıyordu. İnsanların sonsuza açılan ufuklarını aydınlatıyordu.

Allah bilinci olmadan verilen eğitim, insanı fıtratından koparır, özgürlüğünü kaybettirir, insanı değerlerinden mahrum eder. Bu halde insan cehalete çabucak adapte olur ve mekanik insan haline dönüşür, şartlanır, robotlaşır, katılaşır ve nefsanî duygu ve ezberlerine köle eder. Bu tür insanlar emeksiz tüketici olma yollarına tevessül ederler. Hırsızlık çoğalır, hırsızlar artarak cesaretlenirler, vurguncular, soyguncular kahramanlaşırlar. Karaborsacılar güçlenirler. Her şey yoksulun ve kimsesizlerin aleyhine gelişir. Bu ise vahşete prim olur.

Çocuklarının ellerinden cep telefonlarını alamayan analar, babalar, öğretmenler, idareciler, yetiştirecekleri çocukların karşısında pasifize oluyorlar. Artık devlet, ticaret, siyaset, tıp, mühendislik, spor, artistik alan elemanlarına verdiği değeri, eğitim ve öğretim elemanlarına da layık oldukları değeri vermeye başlamalıdır.

Artık devlet; alan seçmekte başarılı olamayan gençler için “benim çocuğum hiç olmazsa bâri öğretmen olsun” zihniyetinin önüne geçmelidir. Şahsiyetli, yetenekli, ciddi, zeki, mantıklı, dirayetli ve bağımsız gençleri öğretmenliğe özendirmelidir ve bunun için sistem değişikliği yapmalıdır. Bir zamanlar ilk derecelere giren öğrenciler öğretmen okuluna alınırdı.

Özellikle öğretmenlik cazip hale getirilmeli ve bu genç değerler bu milletin çocuklarını yetiştirme şerefini üstlenmelidirler! Esselamu aleykum.  

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle