--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CİNLERİN KUR’AN DİNLEMELERİ!

İlhan Oral
İlhan Oral

İnsin ve cinnin peygamberi Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Mekkeli müşriklerin ağır baskılarından uzaklaşıp İslam’ı tebliğ için Taif’e gitti. Taif seferinde çok zorlandı ve çok üzüldü. Sıkıntılı bir yolculuktan sonra Mekke’ye döndü.

Mekke’ye döndüğünde üzüntüsü devam ediyordu. Cennetül Mualla Kabristanı tarafında, şimdiki Cin Mescidi mevkiinde cinlerle karşılaştı. Cinler, İslam’a girmek için O’ndan mucize göstermesini istediler. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisinden Kur’an dinlediklerini hatırlattı. Cinler Kur’an’ı kabul ettiklerini ifade ettiler. Fakat bizzat kendisinden bir mucize görmek istediklerini yinelediler. İstekleri kabul edildi. Sakız ağacının O’na yaklaştığını gören cinler iman ettiler. Bundan sonra cinler, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den daha sonra Kur’an dinlemek istek ve temennileri ile ayrılıp gittiler.

İşte Mevlamız Allah Teâlâ bu olayı Kur’an-ı Kerim’de manidar ifadelerle anlatır.

Burada önce cinlerin ilk defa Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den Kur’an dinlediklerini haber veren Kur’an, bunu bütün incelikleriyle anlayacak kalitedeki insanların dikkatine sunar:

“Ey Resulüm! de ki: Cinlerden bir topluluğun Kur’ân dinleyip şöyle dedikleri bana vahyolundu: ‘Biz harikulade acayip bir Kur’an dinledik. Hidayet, sistemi İslam’a kavuşturuyor, artık biz ona iman ettik ve Rabbimize hiçbir kimseyi ortak tutmayacağız.’ Doğrusu Rabbimizin şanı yücedir. O, eş ve çocuk edinmemiştir. ‘Ve muhakkak ki, bizim aşağılık öncülerimiz, Allah’a karşı pek fazla yanlış şeyler söyler olmuştur.’ Ve doğrusu biz, insanlar ve cinler Allah’a karşı asla yalan söylemez sanmışız. (Cin: 72/l-5)

Burada cinlerin Kur’an’a bağlanmaları bildiriliyor. İdrak, şuur ve iman alanlarında ne denli önem arz ettiğini anlatıyor, bu dikkate değerdir. Kur’an’ı yüksek anlayışla dinleyerek kabul ettiklerini müşahede etmek gerçekten imrendiricidir. Cinlerin nerelerde ikamet etlikleri, sosyal hayatlarını hangi kriterlerle gerçekleştirdikleri hakkında net bilgilere sahip değiliz.

Ancak Kur’an, cinlerin Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile görüştüğünü ve nasıl ilgi gösterdiklerini anlatmaktadır. Bu olay insanlara da örnek teşkil etmektedir.

Ey Resûlüm hatırla, bir zaman, cinlerden bir topluluğu Kur’an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde birbirlerine: “Susun, dinleyin” dediler. Okuma bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler: “Ey kavmimiz, dediler, biz Musa’dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola götüren bir Kitap dinledik.” «Ey kavmimiz! Allah’ın davetçisine icabet edin ve O’na inanın, sizin için günahlarınızdan mağfirette bulunsun ve size acı veren bir azaptan kurtarsın.» (Ahkaf: 46/29-31) Denilen bu sürede cinlerin Kur’an dinlemeye ne kadar düşkün olduklarını, başkalarının Kur’an karşısında saygılı olmaları hususundaki hassasiyetlerini, Kur’an’ın emir ve hükümlerinin başkalarının da yaşamaları için gayret sarfetme azimlerini, davetçi olan Resûlullah’a mutlaka uyulması gerektiği ciddi anlayışları, Müslümanların ibret almaları gerektiğini anlatılmaktadır.

Onun için cinler, Kur’an’ı daha ilk dinlerlerken bile onun sıra dışı bir kitap olmadığını, şiirin, nesrin ve konuşma tarzlarının hepsinin fevkinde olduğunu ve umulan mutlu bir hayatın kaynağı olarak gördüklerini deklare etmişlerdi. Zaten bu Kitap “Sağlam bir hayat düzenine kavuşturuyor” diye propagandanın ritmini yükselterek sürdürüyorlardı. Yüksek düzeydeki bu anlayışları ile Kur’an’a nasıl inanılması gerektiğini dile getirip inançlarını canlı canlı sergiliyorlardı. Aynı değerlendirmede “Ona iman ettik” diyerek sadakat ve bağlılıklarını açıklıyorlardı. İman etmelerinin etki ve bilinci sayesinde Allah Teâlâ’ya hiçbir şeyi ortak koşmayacaklarını beyan ediyor ve taahhütte bulunuyorlardı.

(Cinlerin bu özelliklerini duymaktan rahatsız olup korkan “üç harfçilere” ithaf olunur.) Netice itibariyle cinlerin Kur’an’ı bu denli dinlemeleri; istima’dir. Yürekten benimseyerek sahiplenmeleri; sumt’tur. Peki; Allah Teâlâ, mutlak manada izzet ve şeref sahibi olmaları gereken insan müminlerden ne ister? Ey iman edenler! Allah’a ve Resulüne itaat edin. Kendiniz Kur’an’ı dinlediğiniz halde ondan yüz çevirip gitmeyin. Ve kendileri dinlemedikleri halde “dinledik” diyenler gibi olmayın. Gerçekten yeryüzündeki hayvanların, Allah katında en çok şer yüklü olanları akıllarını çalıştırmaz sağırlar ve dilsizlerdir! (Enfal: 8/20-23

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle