--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çare Kur’an’dır

İlhan Oral
İlhan Oral

Çoğu zaman düşünürüm. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına Kur’an öğretiminde hangi yöntemi uyguladı. Ki onlar çeyrek asırlık bir süreçte birlik oldular, bilgi toplumu oldular, adalet timsali oldular, dünyaya açıldılar, insanlığa mükemmel bir medeniyeti yaşayarak ve bütün kurallarını uygulayarak öğrettiler. 

Pekiyi bize ne oldu ki, cehalete maruz kaldık, dağıldık tefrikaya sarıldık, başsız kaldık, birbirimize düştük, birliğimizi dirliğimizi kaybettik lidersiz kaldık, malayaniye kapıldık, haktan, hakikatten saptık. Kendimizi hidayette sandık, hak yolda şaştık, zillete düştük.

Bütün bunların karşısında kendimizi sorgulamaya tabii tutsak. Bunlar niçin başımıza geldi, desek, sayamayacağımız kadar çok çeşit cevap alacağız. Fakat bunun karşısında cevapların arasında bunalır kalırız. Daha çok aklî dengelerimizi bozarız. Bugün bütün İslam âleminde böyle olmuyor mu? Şimdi özeleştiri yapalım, kendimizi yeniden sorgulayalım.

Hanımefendiler, beyefendiler, ey bütün sorumlu Müslümanlar! lütfen artık Kur’an gibi bir ana kaynağı ve mükemmel bir hazineyi aksesuar olarak kullanmaktan vazgeçelim. “Bence” deyip söze başlayıp ipe sapa gelmeyen bilgi kırıntıları dökerek moloz yığınlarını Kur’an yerine ikame etmeye kalkışmayalım. Öncelikle ve özellikle Kur’an’ın öğretme yöntemini kavramamış ve bu alanda altyapısı gelişmemiş olanlara prim vermeyelim. Her şeyde Kur’an beyanları esas olduğunu kabul edelim ve idrak ile uygulayalım. 

Bunu yapmayan hatta bunu idrak etme basiretini gösteremediği halde üstad havasına bürünme haksızlığını sürdürmeye kalkışmaya gerek duymayalım. Kur’an’ı bize gönderen Allah Teâlâ’nın dediğine kulak verelim. O’nun hikmet ve ibret yüklü emirlerinin kıymetini kabullenelim. Allah Teâlâ, Kur’an’ı kolaylaştırdığını beyan ediyor, duymuyoruz, yemin ediyor aldırış etmiyoruz, ağır ve dehşet verici örnekler veriyor etkilenmiyoruz. Ve hâlâ “biz atalarımızdan böyle aldık, bunu böyle yürüteceğiz” deyip Allah’a rağmen, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem; “kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin” uyarısında bulunmasına rağmen temadiye devam ediyoruz. Kur’an’ın özüne dönelim, onun ilk uygulayıcısı aziz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yöntemine uyalım. Kur’an’ın buyruklarını sahiplenelim. Hiç olmazsa Kur’an’ın ayetlerini, bizim anlamak istediğimiz gibi değil, Cenab-ı Hakk’ın muradı istikametinde anlayıp gerçekleştirmeye çalışalım.

Bu konuyu bugün takdirle karşılanan Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez beyefendiye ayaküstü arz ettim. Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz, olgunlukla karşıladı ve kısa sürede Kur’an’a başlatma hizmetini beraber yürütelim, diye cevap verdi. Fakat bir seminere çağrıldık. Üç günde Kur’an’a başlatıyoruz programının sunumunu yaptık. Olgunluk ve takdirle karşıladılar. Müteşekkirim. Bundan sonra ben şu kanaate kapıldım. Her hangi bir makama getirilmiş olanımızın farklılaşarak “bu işi ancak ben yaparım” kanaatine yönelmiş olması ya da yoğun işlerin arasında zorlanması, dıştan gelen tekliflere sıcak bakamıyorlar. İletişim kurumları da klasizm kalıplarından çıkamıyorlar. 

Oysa MÜ İlahiyat Fakültesi Vakfı nezaretinde “üç günde Kur’an’a başlatıyoruz” çalışmamıza binlerce insanın akıp geldiğine şahit olduk. Yıllardan beridir gelip orada verilmiş olan bu hizmetten faydalanma isteğinde bulunup olumlu bir cevap alamadığı için üzülerek gerisin geri dönüp giden çok insanımız vardır. Daha ilk sene psikoloji ana bilim dalı üyesi Prof. Dr. Veysel Uysal beyin yaptığı ankette başarı oranımız yüzde doksan bir olarak netice verdi. Ne hikmetse bizim insanlarımız ortaklaşa yapılan ve başarı trendi yükseldikçe işin paylaşımı problem oluyor ve peşinden hüsran getiriyor! Nice gönüllü kuruluş tekliflerle kervana katılmak istedi. Fakat hâlâ “biz atalarımızdan böyle aldık, bunu böyle yürüteceğiz” havasından da çıkamıyoruz. Hele işi kendi lehine başarı sayma hastalığı düşündürücüdür.

Şimdi işin özüne dönelim: Bugünki insanların tanıma sıkıntısı çektiği Kur’an, evrensel bir kitaptır, hiç kimsenin tekeline girmez. Kur’an’ı tevhid sistemi çerçevesinde, mümin, muvahhid olan ve i’tisamı billah kalitesi şuuruna sahip Müslümanların yeniden ele almaları gerekmektedir. Evet, çare...  Esselamu aleyküm!

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle