--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bayramın hikmeti  

İlhan Oral
İlhan Oral

İslam sisteminde bayramlar çok anlamlıdır ve çok yoğun mesajlarla yüklüdür. Öncelikle haftalık bayramımız Cuma namazları muhteşem bir ibadet ve muhteşem birlik ve beraberlik bayramıdır. Kandil geceleri başlı başına ümmetin duygu ve eylemlerini âbideleştiren değerlerdir. Duyurusu yapılmadan tabii olarak yaşanan huzur iklimidir. Birliğin, beraberliğin ortaklaşa yaşandığı mana âlemidir. Hele Kadir gecesi hemen hemen bütün İslam âleminde gecelerin içinde tüm dünya Müslümanlarının duygu yoğunluğunda zirve yaptığı kandil gecelerinin içinde feyiz atmosferidir.

Salı günü idrak ettiğimiz ve hululü ile müşerref olduğumuz Ramazan bayramı ile İslam dünyasında yüz milyonlarca Müslüman camileri doldurdu. Uzakdoğu’da başlayan tekbir sesleri rahmet dalgaları niteliğinde esintilerini fasıla vermeden batıya doğru bütünlük halinde ilerledi. Meridyenleri aktıkça tevhidin huzur ve hazzını yaşattı. Yerküre üzerinde bir gün boyu tevhidin ruhaniyetini canlandırdı. Sabahın erken saatlerinde yer küremizde gönül sahillerinin fırtınalarını dindire dindire batıya ilerledi. Birkaç yüz yıldan beridir hasretini çektiğimiz tevhidin canlılığını sahneledi. Ümmeti Muhammedin aynı inanç, aynı heyecan ve aynı eylemlerle ikame ettiği bayram namazı huzur ve rahmet yağmurlarını garip gönüllere şifa olarak yağdırdı. Şer’i bir özlemi karşıladı, huzur verdi.

Ramazan ayı boyunca ruhlarını arındırma mücadelesi veren müslümanlar diğerkâmlık duygularını doyasıya yaşadılar. Kitleler halinde beraberce iftar ettiler. Bunların kimi hayırlı el olarak zekât gibi ve fitre gibi ekonomik ibadetlerini ifa ettiler. Kimileri onların bu muhteşem maddi ibadetlerini yapmalarına vesile oldu ve ihtiyaçlarını giderdiler. Oruç tutarken “Allah sabredenlerle beraberdir.” müjdesine nail oldular. Rahmete ve mağfirete erdiler ve cehennemden âzad olma bahtiyarlığına erdiler. Biyolojik, ekonomik ve psikolojik açıdan arındılar. Bayrama erme saadetini kazandılar. Bu duygu ve heyecanla zirve yapan bayram nice farklı insanı bir araya getirdi.

Ramazan bayramının ve daha sonra Kurban bayramının aslında biz müslümanlara verdikleri büyük ve şer’i mesajlar hayatî önem taşımaktadır. Bu mesajların başında yeniden Kur’an’a dönüş gaye ve şerefi vardır. Kur’an rehberliği ile İslam birliğini gerçekleştirme ideali canlılık kazanması gerekir. Bir tarafta dağılmış İslam âlemi diğer tarafta farkına varmadan bayram ve kurban gibi ibadetlerde, şeri’atı yaşama birliği düşündürücüdür. Bazı meselelerde de olsa birliğin sağlanma fırsatı değerlendirip meselenin özünü sahiplenmesi gereken müslümanlar Kur’an’a layık dönüşü gerçekleştirmeleri gerektirmektedir. Bunun için de Kur’an’ın âmir hükümlerini anlamak gerekir. A’raf suresine başlarken bu gerçekle karşılaşırız.

“Elif lâm mîm sâd. Bu Kur’an sana indirilen bir kitaptır. Sakın insanları İnzar etmen ve müminlere öğüt vermen hususunda göğsünde (Kalbinde) bir sıkıntı olmasın. Rabbinizden size indirilen (Kur’an’a) uyun. Ondan başka dostlar edinip onlara uymayın. Siz ne az öğüt alıyorsunuz.” (A’raf:7/1-3) Bu ayette görüldüğü gibi ancak Kur’an’a uyulması emrolunmaktadır. Bir başka ayette ise, Ve şüphesiz ki, bu Benim müstakim yolumdur. Artık ona tâbi olunuz, başka yolları takip etmeyiniz. Sonra bunlar sizi param parça eder Allah’ın yolundan ayırır. İşte size bununla tavsiyede bulundu. Gerektir ki, siz ittika eder gereğini yaparsınız bunu tavsiye etti. (En’am:6/153) Bir başka ayette ise; Allah Teâlâ’nın kitabına uymanın formülü verilmiş ve örnek gösterilmiştir. “Ey Resûlum, de ki: «Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı örtsün. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyicidir». (Ali İmran:3/31)  Ciddi boyutlarda uyarıcı mesaj içeren bu ayeti kerime birçok beşerî acziyetlerle birçok insanın negatif ilgisine sebep olan açıklamaları reddeder. Ayrıca Nûr suresinde bağlayıcı ifadelerle kesin bir talimat verilir. (Ey Resûlum, de ki: «Allah’a itaat edin ve Resûle itaat edin.» Eğer yüz çevirirseniz artık O’nun sorumluluğu olan, O’na yükletilmiş olandır ve sizin üzerinize düşen de, size yükletilmiş olandır ve eğer O’na itaat ederseniz hidâyete erersiniz ve Peygamber üzerine düşen görev ise apaçık tebliğden başka bir şey değildir. (Nûr: 24/54)

Eğer burada fazla zorlanmadan sağlam bir ilgi kurabilirsek müslümanların hatta tüm İslam âleminin en büyük bayramı, Allah Teâlâ’ya iman ve itaatle başlayan, Kur’an sistemi çerçevesinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e mutlak itaat, müslümanlara yeniden mümin muvahhid ve muhlis kalitesi kazandıracaktır. İşte bayramları bayram yapan ve bayramları marka niteliğinde yaşayan İslam şuuru böyle gerçekleşmiş olacaktır. Bunu da Kur’an’daki kardeşlik ilkesi, Allah Teâlâ’nın muradına uygunluğu ölçüsünde esas gayesine ulaşacaktır. Evet eğer bayramlardan maksat gönül huzuru ile mutlu olmak hedefleniyorsa, maksat hasıl olmuş demektir. Eğer müslümanlar, hevâ, heves ve çıkar prangalarını parçalayıp ağır yüklerini atmak isterlerse Rahman ve Rahim Allah Teâlâ kullarına müjde vererek zafere kavuşturacaktır. Ve o zaman bayramlarımız bayram olacaktır. O günlerin aşkı ile yola çıkmak ne güzel! Esselamu aleyküm.                   

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle