--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aklın etkinliği ve hikmet  

İlhan Oral
İlhan Oral

Geçen hafta lüb aklın tanımını yapmıştık. Ancak lüb aklın tanımı bu kavramlarla tamamlanmıyor. Akıllı ve basiretli müminler, Tâğût sistemi ile Allah Teâlâ’nın sistemini birbirinden net çizgilerle ayırt etmelidirler. Bu nitelikte olan müminler lüb akıl sahibidirler. Bunlar yalnızca Aziz, Kâdir ve Hâkim Allah Teâlâ’nın mutlak hükümranlığına sığınan müminlerdir. Aslında lüb akıl sahipleri Kur’an’ı tümüyle gönülden kabullenenlerdir.

“Gerçekten göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde lüb akıl sahipleri için elbet ibret verici deliller vardır. Onlar o lüb akıl sahipleri ayakta iken, oturur iken, yanları üstünde yatar iken hep Allah’ı zikrederler ve göklerin,  yerin yaradılışı hakkında inceden inceye tefekkür ederler. Ve derler ki, “Ey Rabbimiz. Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen eksikliklerden münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru.” “Ey Rabbimiz, Sen kimi o ateşe sokarsan şüphesiz onu hor ve hakir edersin. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur”. “Ey Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman ediniz’ diye imana çağıran bir çağırıcı işittik, hemen iman ettik, ey Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla ve bizim kusurlarımızı bizden ört ve bizleri sâlih kullar ile beraber öldür.”  “Ey Rabbimiz, senin peygamberlerine karşı bize vaad ettiklerini bize ihsan eyle. Kıyamet günü yüzümüzü kara çıkarma. Şüphesiz ki Sen asla sözünden dönmezsin”. (Âli İmran:3/190-194) Buradaki nezih kavramların içeriği de lüb aklın tanımı çerçevesindedirler. Bunları takip eden kavramlar oldukça manidardırlar.

Ali İmran suresinin bu ayetlerinde geçen hikmetlerle bezenmiş hakikatleri kabul edip gereklerini yapanlar ulu’l el baptır.  Hatta Kur’an-ı Kerim’de toplam on beş ayette geçen “ulu’l el bap” beşer düzeyinde en üstün akıldır. Burada çok önemli bir hakikate dikkat etmemiz gerekmektedir. Allah Teâlâ’dan vahyi getiren Cebrail ile Kur’an’ı ondan alan Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ilginç ve ortak vasıfları vardır. Getiren Cibril’i Emindir ve onu Cibril’den alan Muhammed’ul Emindir. Cebrail’in aklı en üstün akıl “mırra” akıldır, Emin Peygamber’in aklı beşer düzeyinde aklın en üstünü “lüb” aklıdır. Bu akıllar ile Kur’an güvenle Allah Teâlâ’nın kullarına hiç bozulmamak üzere emniyetle iletilmiştir. Kur’an’ı anlayacak olanlar da ancak lüb akıl sahibi olanlardır.

İnadına, şeytanca ve düşmanca ülkemizde idamı kaldırtmayı başaran batı bloku, onlarca insanın canına kıyan canileri koruma altına almayı garantilemeyi hedeflemişlerdir ve başarmışlardır. Fitne ve fesadın yayılmasına zemin hazırlamışlardır. Milletimizin canı yanınca “idam gelsin” demeye başladı. Batı bloku bütün dünya gözü önünde çıldırdı. Taşeronları fitne ve fesat görevlerini beceremediği için devletçikler akla hayale sığmaz iğrençliklerle sahneye çıktılar. Atlarıyla, itleriyle misafirleri durumunda olan vatandaşlarına saldırmaya başladılar. İşte bu batılı batıl akıllıların, bizde niçin idamı kaldırttıklarını anladınız mı?

Allah Teâlâ: Ey müminler, öldürülenler hakkında sizin üzerinize kısas farz olarak yazılmıştır. Hür ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın kısas edilir. Buyurulur. Devamında ki ayette ise, Ve bu kısasta sizin için hayat vardır, ey lüb akıl sahipleri! Gerek ki, ittika edersiniz (her tür tedbirinizi alırsınız.) (Bakara:2/178,179)

 Görüyor musunuz ve düşünebiliyor musunuz? Bu haçlı döküntüleri hem aklımızı bloke etmişler ve hem de bizim ne kadar dinimize ilgisiz olduğumuzu ispat etmişlerdir. Allah Teâlâ’ya isyankâr etmişlerdir! Buna karşı O Yüce yaratıcı Allah Teâlâ, uyarıyor ve önce Resûlüne sonra, “ben müminim” diyecek kadar aklını kullanma şerefine ermiş her müslümana hitap ediyor. Ey Resûlüm!  Sana Rabbinden indirilen vahyin gerçekten hak olduğunu bilen kimse, onu göremeyen kör gibi midir? Ancak lüb akıl sahipleri düşünüp gerçeği anlarlar. (Ra’d:13/19)  Ayette ne kadar açık, ne kadar uyarıcı ve ne kadar çarpıcı ifadelerin kullanıldığını görüyoruz. Buna karşılık lüb akıl sahiplerine artı ve üstün değer verilmiştir. Allah dilediğine hikmet verir. Kendisine hikmet verilmiş olan bir kimse ise, muhakkak ona çok hayır verilmiş olur. Ve bunu, ancak lüb akıl sahipleri öğüt alıp kavrarlar.(2/269)

Biliyor musunuz, eğer İslam âlemi olarak lüb aklı hikmet düzeyinde kullanabilsek bunca sıkıntıları aşıp geçeriz. Allah’ın izniyle! 

Esselamu aleyküm. 

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle