--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aile nereye gidiyor?

İlhan Oral
İlhan Oral

Medyanın anormal gelişimi karşısında korkunç bir curcuna yaşanmaktadır.

Gazeteler, dergiler, kitaplar, televizyonlar, sosyal medya ve daha nice yayın ve yayım kuruluşu baş döndüren ve ruh bunaltan nitelikte çok kirli bilgi akışı sahneleyip insanları bunaltmaktadır. Hani derler ya; “çok mal haramsız, çok söz de yalansız olmaz.” Gece gündüz yayın yapanlar insanlara pozitif bir gelişim sağlamıyorlar. Genelde insanları karanlıklara sürüklemektedirler.

Yapılan yayınlar, özellikle çalışmayan hanımların hayat anlayışlarını tahrip ediyor. Bunları tahrip etmekle kalmayıp beraberinde daha nice insan katmanlarının kişiliklerinin bozulmasını tetikliyorlar. Özellikle hanımları farkına varmadan müzmin ve iğrenç beyin arızasına, akıl sapmasına ve kalp kirliğine özendiriyorlar. Onları özgürleştirme hummasına sürüklüyorlar. “Özgür olmak senin hakkındır. Dünyaya bir daha gelmeyeceksin. Hem güzelsin, herkes sana özensin, dilediğin gibi yaşama senin hakkındır. Sen erkeğin kölesi mi olacaksın” diyor ve bu etkin propagandayı, dizilerle, filmlerle ve çeşitli programlarla illüzyonist gösterilerle ısrarla insanları asimile ediyorlar.

Böylesi pompalama sebebiyle toplum, yaşlısı ile kadını ile erkeği ile genci ile topyekûn millet korkunç bir çıkmaza girdi. Artık aile cinayetleri kimseyi etkilemiyor. Cinnet düzeyinde cereyan eden cinayetler artık âdi olaylar gibi kanıksanır oldu. Çok acayip olaylar cereyan ediyor. “Tilkiye kaç, tazıya tut” siyaseti tam gaz devam ediyor. Öylesine devam ediyor ki, kadınlara özgürlük imajı zerk edenler, başarılarına başarı katmak için kadınları garanti altına alma becerisini de elde ettiler. Belediyelere sığınma evleri kurdurttular. Öyle ya kadın evde özgürlüğünün tadını çıkaramadığında doğru kadın sığınma evlerine yol alıp gitsin. Evinde kocası cinnet getirecek, sonra ne olacaksa olsun, bitsin bu çile diyecek hamle yapacak ve yaydan fırlayan ok gibi geri dönmeyecek maalesef cinayet geliyorum derken bir anda patlak verecek. Kaç kişi yerlere serilecek can çekişe çekişe kanlar içinde can verecek. Bunlarla beraber kim bilir daha kaç kişi katliama kurban gidecek. Bundan da kimler yarar sağlayacaktır. Kaybolmuş devesini çölde bulan mağribi gibi sevinçten takla atıp cinayet haberleri ile tiraj yükseltip reklamdan bol para kazanacak. Hele bir bakar mısınız?

Pekiyi, niçin kadının gerçek kişiliğini kazanması için ona gereken ilgi ve hizmeti vermiyorsunuz da hayatında kadının insanî değerlerini alabora ediyorsunuz ve layık olduğu esas kimliğine kavuşması için gereken itinayı göstermiyorsunuz? Bu millet ihtiyaç hissetti ve devlet gerçeği gördü. Aile Bakanlığı kurdu. Buna rağmen aile cinayetleri engellenemiyor aksine artış trendini sürdürüyor. Bakanlık ne yapıyor pek belli değil, amma bir şeyler yapma pozisyonunda görünüyor. Belediyeler bir şeyler yapıyor görünüyorlar. Çeşitli sivil kuruluşlar da ben de varım havası ile arenaya çıkıyor. Onlar da, “dostlar alış verişte görsünler” saikı ile mücadelede bulunuyorlar. Pekiyi netice? Sıfıra sıfır, elde sıfır. Yine kadın öldürülüyor, arada günahsız çocuklar, şansları denk tutuyorsa aileden kimileri ve bunlarla beraber kâtil koca bir kurşun da beynine sıkarak planını programladığı gibi bitiriyor! Vah benim günahsız yavrularım! Nasıl kıydılar size? Ne suçunuz vardı sizin?

Şimdi sorumlulara soralım. Milletin “umurunu” üstlenen yetkililer! Fantezilerle bu işi nereye kadar götürebilirsiniz? Bu milletin derdi fantezilerle çözümlenmez. Amma bilin ki, bu ve benzeri dertlerimizin mutlaka çözümü vardır. Unutmayın ki, bir mermer üzerine yazı yazarsınız, bir de suyun üzerine. Suyu yaratan ona başka işlev vermiştir. Siz temel değerleri kaynağından vereceklere başvurmayı ön plana alın. Fakat bu konuda da yanlış adrese takılmayın. Çünkü sizi hayal kırıklığına düşürürler. Bakın “saman pazarında altın satılmaz.” Ya çıkar, ya ajitasyon, ya simsarlık veya başka illetler yüzünden sizi çıkmaza yönlendirenler çoğunlukta olduğundan şüpheliyim. Çözümün en mükemmelini hazır halde sunacak elde en muhteşem kaynağımız vardır. Ehliyet ve liyakatle ana kaynaktan kadının ve topyekûn insanlığın derdine derman olacak reçeteyi verecek hazık tabipleri arayın. Onların özellikleri aslında bilinmektedir. Ne dediğini kendinin de anlama şansı olmayan nice sözüm ona bilge kişiler laf kalabalığı yaparak oyalamayı çok ileri düzeyde becerirler.

Aslında aile eğitimi hususunda ve tüm konularda en güçlü teşkilatımız Diyanet İşleri Başkanlığımız birinci adaydır. Ancak bu alanda da yetişmiş hasbî, fahri, ârif, mücahid gönüllü kahramanların yetiştirilmesi ön şarttır. Aile ile ilgili bakanlığın ulaşamayacağı nice köy ve mezralarda Başkanlığın temsilcisi vardır ve ne hazindir ki, bunların birçoğu çok hizmet verecek imkâna sahiptir.

Özellik ve öncelikle yeniden toplumun hayat bulması için ivedilikle aileyi ve bunun da sağlanması için kadını yani anayı öz benliğine kavuşturma mücadelesini vermek zorundayız.

Aklımızı kullanmalıyız! Esselamu aleyküm!

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle