--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ağırlaştırılmış ceza zulümdür

İlhan Oral
İlhan Oral
6

Dünya insanı kahredici bunalımlar içinde debelenmekte, debelendikçe zâlimleşmekte ve anormalleşmektedir. Nerde ise dünya katiller ve caniler dünyası haline dönüşmüştür. Hele ülkemizde aile cinayetleri patlama yapmıştır. Sudan bahanelerle insanlar birbirini öldürüyor.

Aile içi cinayetleri seyrini artırarak zirve yapmıştır. Pekiyi bunun önlenmesi için ne yapmak gerekiyor. Bu alanda en önde karar mercii pozisyonunda feministler ve bunları finanse edip görevlendirip ülkemize salan Avrupa Birliği Konseyi harekete geçiyor kadın cinayetlerinde, “erkeğe en ağır ceza verilsin” vaveylâsını koparıyorlar. Ne gariptir ki bizim devlet yetkilileri de buna sıcak bakmaktadırlar. Fakat suçun sebeplerine bakmadıkça ve suçun ceza ile orantısını kurmadıkça verilen ceza, zulüm olur. Zulüm, suç muharrikidir. Devlet bu zulmün altından çıkamaz. Suçu önleme yerine cinayetlerin artışına sebep olur. Devlet eliyle ülke teröristler ülkesi kimliğine bürünür. Zaten kadın cinayetlerinin artışına sebep de budur.

“Bunu nasıl anlayıp anlatabilirim” diye düşündüm. “Dünyanın zâlim liderleri” diye yazdım, internete girdim. Çok eski zâlimlerden Nemrut ve firavunları çok geride bırakacak korkunç zâlimleri gördüm. Onları yeniden okuyup tesbit ettikçe hayretimi gizleyemedim. Alman ırkçı Nazi lideri Adolf Hitler, 8 milyonu Yahudi olmak üzere 11 milyon insanın katili olarak tarihe geçmiş, Yahudilerin çoğunu gaz odalarında boğarak öldürtmüş. Rus Çarı İvan, karısını, çocuklarını karşısında ve daha yüz binlerce insanı acımasızca öldürmüştür. Leopold Afri, Afrika Kongo’da koloni kurmuş, orada nüfusun yarısı 10 milyon Afrika insanını öldürmüş. Augusto Pinochet 35 bin kişiyi işkence ile öldürmüştür. Mussolini çok insanı katletmiştir. Yine İtalya zâlimi Neron karısını, kardeşlerini, annesini ve daha nicelerini öldürtmüş ve sonra da Roma’yı ateşe vermiş yakmış sonra da karşısına geçip seyretmiş biridir.

Bunlardan biri de Kazıklı Voyvoda’dır. Bu; zâlimin, çılgının ve hem de çirkefin biridir. Öldüreceği insanları demir kazıklara oturtup yukarıdan bastırarak işkence edip acı çektire çektire öldürürmüş. Bütün bunların avanelerinden bunları aratmayacak zâlimler de az değildi. Batının zâlimleri bu kadar değildir. Afrika’yı, Dünya’nın nice bölgelerini sömüren ve Amerika’nın eski medeniyetlerini tarumar edip yok eden eşkıya sürüleri de bunlardandı. Engizisyon mahkemelerinde üstelik din adına nice insana işkencelerden işkence beğendirerek kilise hâkimiyeti kuranlar da bunlardandı. Bu totemik devrin vahşileri, bize çook zulmettiler.

İnsanlık tarihinde en korkunç, en vahşice, en kalleşçe, en iğrenç ve en zâlimce kötülüğü bize yaptılar. Osmanlının en zayıf döneminde yedi düvel birden üzerimize çullandı. Vahşilikleriyle asîl medeniyetimizi, laiklik ucubesi ile dinimizi, tevhidi tedrisat ile talim ve terbiyemizi ve ilmî zenginliklerimizi, demokrasi aldatmacası ile yönetim sistemimizi, faiz zûlmü ile helal iktisadiyatımızı, eşitlik iddiası ile namus âbidemizi ve modernizm ile bütün ahlâkımızı yıktılar. Bütün bunları hazırladılar ve yerli işbirlikçilerine yaptırdılar. O gün bugün her şey ters gitmekte namus âbidesi çöktü. Kadını analık makamından silkeleyip attılar. 

İşte bütün bunlarla beraber kültür değerlerimizi yıktılar, malî değerlerimizi çaldılar, kalbî değerlerimizi yozlaştırdılar, ailemizi çökerttiler, kadını her tür değerinden kopardılar, isyan ve fuhuş batağına yuvarladılar. Erkeklerimizi azgınlaştırdılar, dolayısı ile ülkemizi kökünden sarstılar. Aile cinayetlerini yaygın hale getirdiler. Hâlâ doymadılar. “Çünkü onların kalplerinde gizledikleri yaptıklarından daha tehlikeli ve şiddetlidir.”

En sonunda öyle bir noktaya getirdiler ki, kadın internete gömüldü ve kocasından başka erkeklerle tanışarak gönül eğlendirme çirkefliğine başladı. Fırsatını bulunca kocasının itibarını, namusunu, toplumdaki şahsiyetini, çocuklarının geleceklerini hiçe sayarak soytarılık yapıp çeşitli entrikalarla başka erkeklere sığınıyorlar. Bunca rezaletten sonra kadın hiçbir hukukî takibe tabii tutulmuyor. Ya erkek, karısına nasihat etmeye kalkışsa o ağır suç işlemiş oluyor! Lanetlik “ağırlaştırılmış ceza teklifleri” ancak ve ancak düşman zâlimlerin ve zibidi teröristlerin teklifi olabilir. Bunun yegâne çaresi, Kur’an’ın diriltici ve hayatî ilkeleridir.

Yaşadığımız bu meş’ûm ve makûs hayata karşı kıyam edecek nesiller nerde saklanırlar?

Nerde o inanmış yürekli YİĞİTLER, nerde? Esselamu aleykum.  

 

İlhan Oral Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle