• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Teğmenler ne dedi?

20 Kasım 2024
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Teğmenler ne dedi?

İDRİS GÜNAYDIN

Bir grup teğmen devlet erkanının huzurunda yaptıkları yeminden sonra, hızlarını alamamışlar gibi, yasaklanan bir yemini seslendirdiler. Yaptıkları şey yasaktı. T.C. Bu yemini, 15 Temmuz’dan sonra yasaklamıştı. Yasaklayan Türkiye Cumhuriyeti hükümeti idi. Mustafa Kemal’in askerleri olan bu güruh Türkiye Cumhuriyetinin askerleri olmayacaklarını ima ile yasaklanan yemini dillendirdiler.

İşe bakın ki bizim Kemalistler sızım sızım sızlanıyorlar. Onlar Mustafa Kemal’in askerlere, onların yanındayız diye.

Peki bu Mustafa Kemal’in askerlerinin nihai hedefleri ne?

Türkiye Cumhuriyetinin seçilmiş hükümetini anti demokratik yollarla yıkmak. Bu kadar mı? Hayır. Demokratik yollarla iktidara gelemeyeceklerini bildiklerinden ihtilalle iktidara gelmek. Bu kadar mı? Hayır. Ağa babalarının yaptığı üzere diktatör bir idare kurmak ve yapılan milli sanayiyi Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye diye, irticadan ülkeyi kurtardık diye diye, gericilere geçit yok diye diye önlemek.

Bu kadar mı? İrtica yeniden hortlar bahanesiyle tek parti iktidarlarını “geçiş dönemi” diyerek uzatmak da uzatmak.

İmam Hatip ve Kur’an Kurslarını kapatmak. Başörtüsünü yasaklamak. Gerekçe hazır: İrtica ile mücadele ediyoruz.!

Kemalist çevrelerde hiç çıt yok. Çünkü onlar zaten Türk de değil Müslüman da değil. Yanarsa yansın memleket. Yıkılırsa yıkılsın hükümet. İthalatçı olduklarından ağa babaları üretir onlar satar. Nasıl olsa onlar tüm zamanların iktidarı.

Ne var ki kasabın bıçağını yalayan bizimkilere ne oluyor? Neyi özlediler? Neyi saygıyla andılar?

Kemalistlerin mazereti hazır: Ülke tarikatlara ve cemaatlere mi kalsaydı? Mustafa Kemal’in askerleriyiz tabii ki.

Tarikat ve cemaat nihayet İslam’a götürür. Sonunda namazını kılan örtünen figürler çıkar ortaya. Bunlar İslam’a karşı koyamadıkları için kendileri gibi yüzsüzlük yapmayanları tarikat ve cemaatçi olmakla suçluyorlar. Peki Kemalizm nihayetinde nereye götürüyor? Bir faniye. O fani neyi vad ediyor müritlerine? Ölümsüzlüğü mü? Cenneti mi?

400.000 TL AYLIK: 

YENİ DOĞAN ÇETESİ DAVASI

Yenidoğan Çetesi davası başladı. Bir avukat bir kanalda anlatıyor: “Bir doktorun maaşı 400.000 TL’ye varıyordu.” 

Hayda. İmamların maaşı kaldırılmalıdır. 40.000 TL İmam Hatibe veriliyor. “Çok para. Benim vergimden kesiliyor.”

Çocuğu var ama!

Olsun. Ne çocuğu? İmamın çocuğu açlıktan ölsün. Bizim Kemalistler bir deri bir kemik çalışıyorlar. Ayda 400.000 TL para mı?

Vah vaah. Memleket ne hale gelmiş. İnsanları yaşatıp para alacak kişi öldürerek para alıyor. Kazıyın mutlaka Atatürk’e secde edenlerdendir. Allah’ın cennetine inanmaz. Atasının cennetine gitmeye adaydır. O da dünyada mevcuttur nihayet.

Görüyorsunuz değil mi? Baba kazanıyor, anne doğuruyor. Devlet okutuyor. Kendisi de çocukları öldürmek için çalışıyor. Mutlu son: Günahsız sabilere ölüm…

Gel de bu imamlara inan. Ölünce pamuk tıkıyorlar. Mustafa’nın askeri doktora güveneceksin. Çünkü çok iyi öldürüyorlar. Daha yaşında!

*

Her  zaman söylüyorum: Bu millet yeniden İslam’a dönmedikçe, nüfus arttıkça bu rezillikler artacaktır. Siz ne üretirseniz üretin. En hünerli fare kapanını da üretseniz o kapanın hünerini boşa çıkaracak birileri mutlaka çıkacaktır. Çünkü adam cahil biri değil ki. Soymayı çok iyi bilen bir okumuş.

Kanun çıkararak bunu önlemek mümkün değildir. Kanun da olmalıdır ama bu işi ahiret inancı önler. Kötülerin emsal olmadığı bir dini eğitim. Kimsenin görmediği yerde kendini denetleyecek.

Bir İngiliz turist bayan çantasını kaybetmiş. Bir Kur’an Kursu talebesi de bulup emniyete getirmiş. İçinde turistin külliyetli bir parası var. Komiser turisti çağırmış. Talebeyi de çağırmış. Kadına: “Bu bizim ülkemizde Kur’an Kursu öğrencisi.” Turist önce parasını saymış, tamam. Sonra çocuğu süzmüş. Fakir olduğu giyiminden anlaşılıyor. Niçin demiş. Niçin kendi ihtiyacına harcamadın da karakola getirdin?

Haram demiş çocuk. Kadın elindeki sözlükte araştırmış. Haram kelimesi yok. Yasak var ama haram yok. Nedir haram demiş. Komiser anlatmış. Şartlar ve ülkeler ne/ neresi olursa olsun; tüm şartlar altında haram/ yasak.

Kadın, ben bulsam yemeye giderdim, demiş. Sadece vergisi verilmemiş mal yasaktır.

 Başka yok. 

İşte Avrupa’nın ve Kemalistlerin hak anlayışı bu. Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Burak

Doktorlara 400.000 lira veriyoruz hala beğenmiyorlar Almanya’ya kaçıyorlar. İmama o paranın onda birini veriyoruz bırak of demeyi, doğuda yolu olmayan en ücra kasabada bile canla başla mücadele ediyor. Reisimizden beklentimiz bu gelir adaletsizliğini düzeltmesidir. Doktorlara 400 verirken asgari ücretliye 20’yi zor görmemek lazım. Gelirdeki bu adaletsizliği hükümetimize ve özellikle de Reisimize duyurmamız gerekiyor.

Okur

Yasaklanan dediğin yerde okumayı bıraktım. Yasaklanmış değil resmi tören de kaldırılmış. Manipülasyon yakışmaz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23