• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Şu Narin cinayeti

13 Kasım 2024
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Narin cinayeti adliyeye intikal etmiş hukuki bir meseledir. Bizim ne detayları bilebilecek ne de mahkemeyi etkileyecek niyetimiz de imkânımız da yok. Lakin iki şey aklıma takılıyor.

İnsanız. Bazen oluyor ki sesli düşünmek gerekiyor.

Narin adlı sekiz yaşındaki sabinin öldürülmesi ancak İsrail için mümkündür de, tabii afetlerde mümkündür de, bir kaza sonucu olması mümkündür de, iki aile arasındaki husumetten kaynaklanan bir cinayete kurban gitmesi, bir intikam alma olayına kurban gitmesi düşünülemez.

Söylentilere girmek istemiyorum..

Nevzat Bahtiyar denilen adamın Salim Güran’dan korkarak o kızcağızı gidip dereye gömdüğü, bunun için vaad edilen parayı da aldığı düşünülebilir.

Ancak; Enes Güran denilen ağabey için ne demek gerekir? Bir ağabey, kardeşinin öldürülmesinde gerçeği biliyorsa, nasıl söylemez.

Saniyen: Nevzat Bahtiyar. Madem itiraf edecektin; neden çocuğu gömmeyi kabul ettin.? Madem Salim Güran’dan bu kadar korkuyordun. Neden cinayete ortak olmayı kabul edip ardından da itiraf ettin? Salim Güran hapiste ise oğulları vardır!

Masum bir meleğin öldürülmesini kabul ettin de niçin itiraf edip kendini yaktın? Yoksa “katil mutlaka cinayeti işlediği yere gelirmiş” cümlesindeki haklılık payı gibi olaydan âlemin haberdar olması senin cinayeti işlediğini mi gösteriyor?

Yoksa cani sen misin?

Hâsılı çocuk cinayeti gırla gidiyor. 

Bunların içinde ne Kur’an Kursu öğrencisi var, ne İmam Hatip öğrencisi var, ne tarikat üyesi var, ne Diyanetin imam- hatibi veya müezzini var. Ne de bir İslami teşekkülün yurdunda kalan bir öğrenci var. Sadece ya seküler bir hayatın müdavimleri ya da “ Özlemle anan” grubun sakinleri…

ANAOKULU VE KREŞ YÖNETMELİĞİ

Anaokulu ve kreş yönetmeliği gözden geçirilmeli ve 10 Kasım gibi günlerde tapınan çocuk görüntülerine son verilmelidir.

Bazı okullar adeta Mustafa Kemal’e tapınma ritüelleri gibi programlar yapıyorlar.

Mutlaka bunu bir mevzuata dayandırıyorlar. 

Okullar ve kreşler mutlaka gözden geçirilmelidir. Özellikle özel okullar ve özel kreşler. 

Ocak ayının birinden sonuna kadar, özel okulda öğretmenlik yaptığım yıllarda pamuktan yapılmış Noel Baba kabartması duvarda asılı durdu. 

Bu nedir? Müslüman bir ülkenin çocuklarının ırzına tecavüz eder gibi zihnine tecavüz edilir mi?

Bir olay anlatayım: Sarıyer Doğa Kolejinde bir yıl öğretmenlik yaptım. Yıl sonunda velilere toplantı yapılarak her öğretmen bir sunum yapıyor. Yıl içindeki yaptıklarını ve gelecekte yapmak istediklerini anlatıyor. 

“Ben de çıkacak mıyım?” diye müdüre sorduğumda “Sen tatil yap. Gelme. Sen çıkmayacaksın” dedi.

 Zoruma gitti.

 Başakşehir, Kayaşehir’de oturuyorum. Oradan kalktım. Servis o gün yok. Arabadan arabaya geçerek Sarıyer’e geldim. Zekeriyaköy’de bulunan okula çıktım. 

Amacım resepsiyonda bulunan velilerle tanışmak. Ayaküstü konuşmak. Toplantı başladı. En son Fransızca öğretmeni konuştu. Artık ara verilecek. Asortik giyimli bir bayan “Bu okulda Din Hocası yok mu? O niçin konuşmuyor?” diye sordu. 

Konuşmak için sahneye çıkmış olan müdür işi yuvarlamaya çalıştıysa da velilerin sesi yükseldi. 

Müdür: “Kendisi burada. Sahneye çıksın ve cevabını versin.” dedi. 

Ben çıktım. Tam bir buçuk saat…

Hepsinden istisnasız teşekkür aldım. Sonunda da içimden dedim ki: “Sen ne kadar susturmaya çalışırsan çalış. Her şeyi bir gören var!”

İşte budur. Toplum ile okul yöneticileri farklı farklı yerlerdedir. Bunun dikkate alınması gerekir.

Müslüman mahallesinde salyangoz sattırmamak hepimizin görevi olmalı. Vesselam. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sus pus

İçerdekiler mahkemede tiyatroculuk oynamayı bıraksınlar da, Narin'i gerçekte kim niye öldürdü, onu açıklasınlar.

Müslim

İdris abi minarelerdeki şu hoparlör desibeline de bir el atsan. Dün Zeytinburnundaki bir vakfın camisinin yanında bir esnaf arkadaşımı ziyaret ettim. Öğle ezanı okundu, neredeyse kulaklarımızın zarı patlıyordu. Sanki çok ses çıkınca camiye çok cemaat gelecek. Esnaf arkadaş cam kapıyı kapatmak zorunda kaldı. Maalesef birçok cami hoparlöründe böyle bir durum söz konusu. Şimdi bu konuyu diyanete yazsak bizi hemen müşrik mürted kâfir ilan ederler. Ama sen yazarsan sana birşey diyemezler.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23