• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Kütük tuzağı

22 Mayıs 2024
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

 

Bu hikâyeyi gençliğimde Samsun Müftüsü olan, aynı zamanda Kore’ye din görevlisi olarak gidip orada Korelilere de İslam’ı yayan rahmetli Zübeyir Koç’tan dinlemiştim. O Sosyalist Devlet ile Sosyalist olmayan devletin farkını anlatırken şu örneği vermişti:

Karadeniz’de eskiden kemeleri/fareleri öldürmek için özel kütükten tuzaklar yaptırılırdı. Bu tuzakların iç bölmesinde bir dil olur ve üzerine kemenin/farenin kokusunu alacağı bir şey konurdu. Giresun’da genellikle kavrulmuş fındık konurdu. Onun altında üstteki kütüğün dili olur ve fındığı yerken dil yerinden oynar, kütük yerinden boşalır ve hızla aşağı iner keme/fare içerde hapis kalırdı.

Sosyalizmi bu tuzağa benzeten rahmetli Koç, bir farenin fındığın kokusu ile tuzağa girdiğini ve fındığı yerken tuzağın düşüp farenin içerde hapis kaldığını diğer farelerin de tuzağın dışında kalıp içeri girmeye delik aradığını söylemişti. Yani içerideki kurtulmak için dışarıdakiler de içeri girmek için delik arıyorlar. Hatta dışarıdakiler diyorlar ki: “Tüh yetişemedik. Adam bizden önce elini çabuk tutmuş şimdi içeride ziyafet çekiyor. İyi mi?”

Son zamanlarda şu eleştiri o kadar ayyuka çıktı ki bu yazıyı yazmak zorunda kaldım. Ak Partili veya muhalif herkesin dilinde: “İhaleyle zengin oldular. Köşeyi döndüler. Kendi partililerini veya yakınlarını kayırıyorlar. Garibana iş yok.” 

Peki ben de sorayım? Ordu Giresun arasına arka güzergahtan bir yol geçecek. Bu yolun müteahhidi olacaksınız. Ama şartları da haiz olacaksınız. Şartlardan bazılar: 1- Makine Parkınız olacak. 2- Çalıştırdığınız en az şu kadar mühendisiniz olacak. 3- Çalıştırdığınız en az şu kadar personeliniz olacak. 4- En az şu kadar yıl bu işi yapıyor olacaksınız, tecrübeniz olacak. 5- Bankalardan teminat mektubu alacaksınız. 6-Devletin istediği tarihte işi bitireceksiniz. 

Bu şartları haiz bir gariban bulun ben ona ihaleyi kazandıracağım. Var mı? Böyle gariban müteahhit olur mu? Devletten ihale alan tabii ki para kazanacak. Kimse babasının hayrına bu işi yapmaz. Sonra o müteahhit araba da alacak, villada da yaşayacak, tatile de gidecek. Ben emekli öğretmenim. Oturduğum yerden eleştiriyorum. Çünkü aklım kıt ama dilim var ya.

Böyle şey olmaz. Eleştiren muhalif partiler projelerini söylesin. Onlar eli cebinde çulsuz garibana mı verecekler böyle ihaleleri ve işleri? Onlar bedava mı verecekler?

Bu işin bir çözümü var: Devlet ihale ile iş yaptırmayacak. Ne ile? Devlet özel sektöre vermeyecek de kendi imkanlarıyla yapacak. Bundan evvel olduğu gibi. Personel köye bir araba asfalt getirecek. Sonra meyhaneye içmeye gidecek. O gün iş bitti. Niye? Asfalt yok. Sendika ağa…

Muhalefet partilerine sorun. Bu hükümetin ihale sistemine göre adil bir ihale sistemini niye önermiyorsunuz? Çünkü böyle bir sistem yok.

Öyleyse dilimizi tutacağız. Parmağa değil aya bakacağız. Dünyada ne kadar örnek varsa hepsi incelenmiş öyle hayata geçirilmiştir bu sistem.

Bir başka örnek vereyim: Gelecek yılın Giresun’daki hastanelerinin yemek ihalesini kazanmak istiyorsanız, hiç mesele değil. Ben kazandıracağım. 

Yemek pişirme yerinize gerek yok. Sokağa ateş yakarsınız. Personele gerek yok. O zaman alırsınız. Arabaya gerek yok, yürüyerek gönderirsiniz. Akrabalarınız arabalarını size bir iki gün verirler. Gıda Mühendisine ihtiyacınız yok. Çok çok da hastanelerde yatanlar zehirlenecekler. Zaten hastaneye gelen yarı ölümü göze almıştır. Teminat mektubuna gerek yok. Ben veririm size bir mektup. Olur mu? 

Böyle birine ihale verilir mi? Eleştirenlere bakın: Hiçbir niteliği olmayan basit insanlar. Basit diyorum. Çünkü: İşi sadece eleştirmek olan ve bunu hatta kendisi için de değil de başkaları için yapan basit bir şahsiyettir.

Futbol tartışmaları gibi sanıyor. Haftanın yarısını topa vurduydu, vuramadıydı; kalan haftasında da şu oyuncu oynar mı oynamaz mı tartışmalarıyla… Cebine beş kuruş girmez.  

FETÖ EVİNDE KALAN

Çocuk üniversiteyi kazanmış. Kayıt yaptırınca kapıda kendisini bekleyen ve bu konuda örgütlü olan Fetönün Üniversite Kolu hemen yapışmış. Yurt çıktı mı? Hayır. Öyleyse gel bizim yurt imkanımız var. Ev de var. Şu kadar ücret var. Böyle böyle böyle. Çocuk gittiği şehirde okuyacak. Devlet bu işin altından kalkamamış. Şimdi öğrenci o evde kaldı diye sorgulanıyor. Alakası yok o düşünceyle ama nasıl aksini kanıtlasın ki?

Mahkeme bir suç bulamamış. Ama genç işinden olmuş veya bir işe giremiyor. Şimdi adalet sorgulanmasın mı? Hükümetin doğru işlerinin yanındayız. Yanlış işlerini de eleştirmemiz doğal. Vesselam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Görüş

Evet, ihale vermenin şartları var. Kazanan da aldığı karı nerede yerse yer, bizi ilgilendirmez. Ama 3 liralık is on liraya verilip, aradan da pay alınıyor hem devlet zarara uğrarken, vergisini ödeyen vatandaşın hakkını orda burda çatır çatır yeniyorsa, bunun da mı hesabı sorulmasin. Hak eden hak ettiği kadar kazansın. Allah "sakın dengeyi bozmayın " hükmünü neden koymuş.

Alkan

Sayın yazar sizlerin bahsettiği şartlarda ihale ile yol yapan bir firma İzmit kan dıra arasında döktüğü asfaltı daha altı ay olmadan yer yer asfaltı kazıyıp yama yaparken bazı yerlerde daha uzun asfaltı kazıyıp yeniden asfalt döküyorlar bu konuda ne dersiniz
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23