• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Hânım

25 Mart 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Hânım
İDRİS GÜNAYDIN

Bir erkek için en büyük servetlerden biri kendisi ile uyum sağlayabildiği hanıma sahip olmasıdır. Hanım, gerçekten bir eş bir arkadaştır. Hayatın yükü onunla paylaşılır.. 

Evin kozmik odasıdır. Hafızasıdır.

Evli olmayan erkek veya kadın söğüt ağacı gibidir. Meyvesi yoktur. Sadece dallarını kesmek için dibine varılır. Gölgesi bile cılızdır.

Anlatan doğru anlatmış: Bir hakan yanındaki devlet büyüklerine takdimde bulunurken sırayla demiş. Sen benim komutanımsın, bu vezirimdir, bu sır kâtibimdir, bu sadrazamımdır bu kadılkudatımdır... 


Sıra eşine gelince “bu hânımdır” demiş. Hayatımın yarısı, varlığım, her şeyim.

2 Temmuz 1990 yılında, Mekke/Arabistan’da bir hac mevsimi bir tünel faciası oldu, hatırlarsınız. O tünel faciasını birebir yaşamış bir kardeşimize kulak verelim: “Müzdelife’den çıktık. Yaya olarak şeytan taşlamaya gidiyoruz. Kalabalık sel gibi. Yaşayanlar bilir. Tünele geldiğimizde biz tünelden öbür tarafa, şeytan taşlayacağımız yere, taşlayanlar da geriye Müzdelife yakınlarına geliyoruz. Bir tünel var; o tünelden biz geçeceğiz, onlar da gelecekler. Tünel de bir izdiham oluştu. Aynı istikamette gidiş ve geliş. Arkalardan insanlar öne hücum ediyor, orta yer ilerleyemiyor ve sıkışıyor. Tünele giren kimse geri dönemiyor. Dönse ayaklar altında eziliyor. Tam bir can pazarı. Yanımda bulunan eşim kalabalığın ittirmesiyle nerelere gitmiş belli değil. Ben de sıkışıp öleceğim. İnsanların bir kısmı yanındakinin dizine basarak kalabalığın başına çıkıyor, yüzer gibi kulaçlayarak bir tarafa doğru gidiyor. Ben, üzerime gelmiş bir kaç gövdeyi elimdeki şemsiyeyi ihramına takarak savurdum attım.. İri vücudum sayesinde sıkılmaktan kurtulup insanların başı üzerine ben de çıktım. Bu olay saatlerce sürdü. Nihayet ölen öldü yaralanan yaralandı. Görevliler gelmiş, cesetleri kamyonet kasasına istiflemişler. Kaç kasa ölmüş insan; hastaneye götürüyorlar. Benim hanımı arıyorum. Ölenler arasında yok, yaşayanlar arasında yok. Belli ki yaralanmış, götürmüşler. Son bir umut araba kasalarına baktım. Bir kasaya ölmüş diyerek atmışlar. İlgilendim ve ölmediğine inandım. Çok şükür ki Mevla bağışlamış. Sevincimin ve şükrümün nişanesi olarak yüz adet kurban adadım. Peyderpey kestim.”



İşte her insanın hanımı yüz kurban ve daha fazlasıdır. Yüz burada semboldür. Kaynağı peygamberimizle ilgili bir hikâyeye dayanır. Kişi hanımını hayatta ve sağlıklı tutabilmek için varlığını feda etse gerektir.

Bu hikâyeyi anlatan arkadaşa ve yengemize uzun ömürler diliyorum.

Allah bizi hanımlarımız için bir örtü, onları da bizim için bir örtü kıldı. Ne mutlu bu örtüye bürünene.


Evlenmemek, çağımızın en büyük hastalığıdır. Çocuk yapmamakta... 


İşte bayram geldi. Bekâr bir erkek veya kız, kaç yakını ile bayramlaşıp elini öpecek. Ne geniş bir ailenin ferdi olduğunu görecek. 

Hâlbuki o, bir kaç babanın veya annenin bereketidir. Kendisi ise, evlenmeyerek kurumuş bir çeşme olmaya taliptir.

İslam âlimi İbni Abidin der ki; “İslam iki şekilde yayılır. Ya nikâhla ya cihatla. Nikâhla yayılması cihatla yayılmasından daha sağlam ve süreklidir.” Vesselam. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23