• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Gençler bize niye gelsin?!

15 Mayıs 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Gençler bize niye gelsin?!

İDRİS GÜNAYDIN

Bu soruyu daha önce de sordum, kendimce bir şeyler yazdım. Bugün ülkemizin en ciddi iki meselesi var: Nüfus ve inançsızlık…

1960-1970’li yıllarda da böyle bir tehlike vardı. Lakin o tehlike dışarıdan üflenen bir cereyanın mahsulü idi. Gençler bir moda takıntısı ile solcu oluyorlar, solculuğu da ülke için ekonomik bir alternatif görüyorlardı. Yani hastalık içten değil dıştan idi. Nitekim sonraları hepsi ya milliyetperver oldu ya da İslam’a döndü. O bir cereyandı söndü. Bugün sadece genç yaşında ölenler solcu kaldı.

Bugün tehlike içeride. Ya içeriden üfleniyor ya da biziz sebep. Evimizin içini iyi temizleyemiyoruz. Kimse de bize gelmek istemiyor.

Nasıl gelsin? Nasıl cazip hale gelelim?

*Cuma günleri camilerde vaizler namaza 15 dakika kala kürsüye çıkıyorlar ve hep aynı konuşmayı yapıyorlar. Konuşmalar ruhsuz, içeriksiz, heyecansız… Buradan “aman daha erken vaaza çıksınlar” dediğimi sanmasınlar; hazır cemaati de kaçırırlar.



*Gençler kitap okumuyor ama her zamankinden daha çok biliyor. Çünkü takip ettikleri telefon hem anlık bilgi hem de görsel sunuyor.

*Vaizlerin de videosunu veriyor. Nitekim bir şarlatan şunu söylüyor. Sarık cübbe tastamam. Cennet’te şu kadar hurimiz olacak Elhamdülillah. Şu kadar yıl onlarla yaşayacağız. Buna sebep bir Elhamdülillah dememiz. Cennette şu kadar yıl şarap içeceğiz Elhamdülillah. Ohh! Buna sebep bir “La ilahe illallah” dememiz….

Delikanlı düşünüyor. “Yahu bunların huriden, şaraptan başka düşündükleri yok.”

Halbuki bir başka vaazında hoca, gençlerin kadın veya kızlara yaklaşmamalarını öğütlüyordu. İş kendine gelince içinin duyguları dışa vuruyor.


Bu genç nasıl bizim eve gelsin?

Şöyle bir kıyaslama yapalım: Bir insan, diyelim ki genç; biri şeytana uydu ve erkeklik tasladı. Bu da şeytana uydu ve o kişiyi öldürdü. Orta yaşlı, çoluk çocuğu olan, hanımı olan biri. Zaman zaman camiye, cemaate de çağrılıyor olsun. Devlet kendisine iki seçenek sundu:

a- Kur’an’a göre mi yargılanmak istersin?


b- Laik devlet kanunlarına göre mi yargılanmak istersin?

Kur’an’a göre yargılanmak istersen cezanı maktulün çocukları verecek. Af ederlerse af edileceksin ancak ömür boyu normal bir insan gibi suça bulaşmadan yaşayacaksın. Yoksa boynunun ipini tutan varisler yeniden öldürülmeni isteyerek yargılama hakkını isteyebilirler.

Laik yasalara göre yargılanırsan tahrik indirimlerinden sonra yirmi yıl hapis alacaksın.


Bu cezaya benzer bir ceza alacaksın. 

Bu kişi hangi cezayı seçer? Elbette ki Kur’an’ın verdiği cezayı yani hukuku. Çünkü başka örnekleri de vardır ki böyle kişiye maktulün varisleri “kısasa kısas” cezası vermeye kalksa mutlaka büyükler, hatırlı kimseler araya girecek, “Allah’ından bulsun. Bir kere Şeytana uymuş. Ölen geri mi geliyor. Çoluğu çocuğu var öksüz kalmasın, karısı dul kalmasın, arazileri başsız kalmasın. Affedin gitsin, büyüklük sende kalsın, İnsanlık sende kalsın” diyecekler. 


O varisler de affedecekler. Nitekim İslam Tarihinde hep böyle olmuş.

Onun için söylüyorum. Ey Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan! Allah’tan başka umudum sana kaldı. Bu işe sen el atarsan olur. Tüm İslam Dünyasını ilgilendiren bir çalıştay için Diyaneti görevlendirin. Âlemi İslam’ın büyük âlimlerini toplayın. Bilhassa bu oryantalistlerin yazdıkları belgeleri birer komisyon kurarak incelettirin. İslam’ın reforma ihtiyacı yok lakin evin içini süpürmeye ihtiyacı var.

Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İdris Hoca

Laik hukuk sisteminde bir sürü sıkıntı var.Kanunlar teorik olarak çok iyi de uygulamaya gelince güçlü olan ,parası olan yırtıyor, garibansa sesini çıkaramıyor.Hakimler savcilar güclulere ,zenginlere dokunamiyor. Avukatlar akbaba gibi üşüşmüşler el oluşturuyor.Şeri hukukta kısasa kısas varda,geçen yılki Narin olayında, çocuğu öldürenler arasında annesi,abisi,amcası var.Kısas nasıl olacak.

Sitem

Elinize emeginize saglik sayin hocam guzel bir makale olmuş Allah sizden razi olsun.Ben de aunu eklemek istiyorum.Cuma gunleri din isleri yuksek kurulu hutbe gondermesen vaz gecsin hocalar cemaatin ihtiyaci eksikleri olani hocalar kendileri hazirlayip hutbede okusunlar hem hocalar kendilerini gelistirir hem cemaate faydali bir seyler anlatir bem de hazira konmamis olurlar din isleri yuksek kurulundan gonderilen hutbe netni imamlari hazira alistirmistir hutbeye bakarak okuyamayan imamlar var sanki ilk dwfa duymuslar gibi hutbe okuyorlar Biede cep telegondan hutbe okumayi diyaner isleri baskani yasaklasin cemaari dikkatini hutbenin konusundan cok cep telfonunun markasi cekiyor.Ayrica imamlara aylik yillik haftalim makam hitabet diksiyon dersi verilmelidir.imamlar peygamber efwndimizin varisleridir ona gore yasayio hareket etmlidirler oyle imamlar var ki ne diksiyon ne makam kiraat var vemaat gelmis camiye hocanin ne konusmasinda dikkat cekici bir sey var nede anlatriklarinda bir de ses makam tecvit kiraat eklenince bunlarda olmayinca cemaatte arrik bitsede gitsek diyir.oyle hocakar yetistirmeliki ki buraz daha okusada dinlesek dedirten hocalar yeristirilmeli camikerde hocalar cemaate camide lazim olacak hic birsey ankatmiyorlar Hocalar korkmadan cekinmeden camilerde Allah in emirlerini anlatmali bunun yolu açilmali Allah a emanet olun.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23