• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Almanya’da bir iş

06 Nisan 2026
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

Almanya’da bir iş

İDRİS GÜNAYDIN

Henüz Türkiye’de olmayan veya her bölgede olmayan, fakat Almanya’da yaygın olan bir işten söz edeyim: Ev boşaltmak. 

Malum, Alman nüfusu gittikçe azalıyor. Yaşlı anne veya baba kendi müstakil evlerinde kalıyor. Onlar da birer birer ölüyor. Bunun yerine varisi oğlan veya kız veya oğlan-kız evin boşaltılmasını istiyorlar. Ya satacaklar veya kiraya verecekler. 

Gazeteye ilan veriyorlar. Şu adresteki ev boşaltılacak. Talip olanlar şu telefonu arasın diye. Bu işi yapan şahıslar o telefonu arıyor. Bir fiyatta anlaşıyorlar. O şahıs eve giriyor ve tüm eşyayı boşaltıyor. Yanlarında hariçten kimse durmuyor. Bazı evler, çöp ev… Pek aradıklarını bulamıyorlar. Lakin çoğu evde ya eşya yeni, ya antika eşya mevcut, ya altın inci, gümüş takılar mevcut veya külliyetli miktarda para desteleri… Yalnız yaşayan kişi paraları koyduğu yeri hatırlayamamış veya evladıyla arası bozuk; bildirecek kimsesi de kalmamış… Evi boşaltana kalıyor.


Yani öğrendiğime göre getirisi bir hayli çok bir işe benziyor. Türkiye’ye de bunun benzeri gelir mi? Allah korusun ama görünen dağın dibi yakındır. Bazı bölgelerde de buna benzer uygulama vardır zaten.

Azalan nüfus Türkiye’nin en büyük meselesidir. Bugünkü tedbirler tedbir sayılmaz. Türkiye en büyük savunma veya güvenliğini bu mesele bilip daha cazip tedbirler almalıdır. Mesela, önce genç çiftlerin iş bulması ve geniş bir eve sahip olmaları yönünde çalışma yapmalıdır. İkincisi çocuk sahibi annelere ciddi annelik maaşı vermelidir. Çocuklara ciddi eğitim yardımı vermelidir. En önemlisi de böyle aileleri istihdam edecek en fazla iki katlı binalara yerleştirmelidir. Binadan çocuk gürültüsü geliyor diye şikayet eden komşu ile kimse yüzleşmek istemez.



Silahınız ne kadar mahir olursa olsun, neticede onu ateşleyecek bir er lazımdır.

İki handikap önümüzde durmaktadır: Evlenmemek veya çocuk yapmamak…

Bu, hastalıkların ve tehlikelerin en büyüğüdür. Devlet için veya kadın- erkek için.


Bugünün evlenmeyen erkekleri henüz ihtiyarlık çağına ulaşmadılar. Henüz huzur evleri denen kurumların acısını çekmediler. O yarın ki zaman için…


Evlenmediklerine veya çocuk yapmadıklarına hayıflanacakları günler yaklaşıyor.


CHP KENDİ BİLDİĞİ YOLDA YÜRÜMEYE DEVAM ETSİN

CHP; İttihat ve Terakki’nin devamı bir parti. İlk büyük icraatları da Osmanlıyı yıkmak. Yedi kez Haçlı seferleri ile yıkılmak istenen ve yıkılamayan Osmanlı Devletini yıkmak Haçlı CHP’ye pardon İttihat ve Terakki’ye nasip oldu. CHP onun devamı olduğu için, huylu huyunu teneşirde bıraktığı için, CHP de asla kurumsal olarak ölmediğinden, benim gibi yazdıkları cılız kalan bir yazarı dinleyecek değil ya. Yoluna devam etsin.


Yalnız şunu unutmasın; bizim göremediğimiz sahneleri bir gören var. Bizim diyemediklerimizi CHP’ye bir diyen var. 1950’den beri bu hikaye böyle.

Arabasına kendilerini at yerine koştukları İngilizlerden daha tuzak kurucu o varlık.


FINDIĞIN AHVALİ


Fındığın ahvali bu yıl perişan. 300 TL’ye çıkan fındık, birden bir düşüşe geçti ki sormayın; 210’a kadar düştü. Fındığı bu durumdan kurtaracak bir bahtı kara mader yok. Çünkü fındığa Türkiye’de sahip çıkacak bir kurum da yok.

Diyeceksiniz ki devlet var. Devlet fındığı 350’den alsa ne yapacak? Bekletip, çürütüp yağlığa gönderecek. Çürük fındık 10’TL, yağ 1000 TL. Devlet resmen sübvanse etmiş olacak. Akıllı bir yol mu? Hayır. Kaç tanemizin evinde fındık yağı bulunuyor?

Fındığın bu hale düşmesinin sebepleri var: 


Fındık çerez tüketimi için uygun bir ürün. İki yıl geçince tadı bozuluyor. Anında tüketilmesi lazım. Tüketilmiyor. Hacda ve umrede Mekke- Medine’de kahvaltıda zeytin veriyorlar, lakin fındık vermiyorlar.

Ayrıca fındığın çok iyi kurutulması lazım. Yirmi fındık yeseniz bir şey yok; lakin yirmi birinci, acı çıkıyor tüm yediklerinize pişman oluyorsunuz. Yüz senedir, bir tane belediyemiz fındık kurutma tesisi yapmamış.…


Fındığa en çok talip olan ülke Almanya. Çikolatada kullanıyor. Eee. Türkiye de çikolata fabrikası kursun. O rantabl bir yatırım olsaydı mutlaka kuran çıkardı. Çıkamıyor. Sebep: 250 milyar dolar ihracatı olan bir ülkenin ürünü fındık, yani çikolata. 3 trilyon dolar ihracatı olan bir ülkenin ulaşabileceği yerlere ulaşabilir misiniz? İç ihtiyacınızı karşıladınız diyelim; artan çikolata ne olacak?

Dünyada fındık ekim alanları çoğalıyor. Bu, ya kendiliğinden ya da bilinçli bir plan dahilinde. Almanya’nın Türkiye’ye ihtiyacı gittikçe azalıyor olabilir.


Almanya’da 15 yıl önce, 200 gram badem önce 0,79 euro sonra 0.85 euro idi. Bugün itibarı ile 2.5 euro olduğunu söylediler. Fındık ise pahalı. 100 gram iç fındık 4 euro idi ve Türk bakkallarında lütfen bulunuyordu fakat tüketilmiyordu. Bu anlamda fındığın cazibesi, satabilmek ama nasıl?

Fındığın çerez olarak alternatifi çok.

Hasılı Karadeniz Bölgesinde fındık tarımı çok pahalı, zor ve masraflı ama fındık cephesinde, umut vaad edecek yeni bir şey yok. Vesselam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23