Sıfır Atık Başarısını Gölgeleyen Şeyler
Sıfır Atık Başarısını Gölgeleyen Şeyler
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Dünyada sıfır atık denilince haliyle akla ilk İslam ülkeleri gelir. İslam ülkeleri içerisinde de Türkiye gelir. Neden?
Biz Müslüman bir ülkeyiz, nüfusumuzun büyük bölümü Müslümanlığa önem vermektedir. Hakiki Müslümanlar; yediklerinin-içtiklerinin-giydiklerinin-barındıklarının-işlerinin tümünün; Allah’ın bir nimeti ve rızkı olduğuna iman eder ve gereğini yerine getirirler.
Biz ki, bir dönem ve kısmen de halen, yere düşmüş bir lokma ekmeği, bismillah deyip alarak; “kuş, böcek, karınca, hayvanat yesin” diye bir kenara nazikçe bırakan inancın sahibiyiz.
Böyle hatırlatmalardan sıkıldım aslında. Sanırım herkes sıkılmıştır. Durmadan geçmişten söz edip duruyoruz. Ama geçmişten örnek vermeden de gelecek anlatılmıyor ki.
Aksi halde geleceğimizi başka misaller dolduruyor, sonra da nimetin, rızkın, edebin adabın hükmü kalmıyor. Nimet, insanı edepli kılan bir hikmetle insanoğluna sunulmuştur. Mesela ayakta su içilmesi kınanmıştır, şimdi yürürken içiliyor. Gelelim sıfır atık meselesine.
•
Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve muhterem Zevcesi Emine Hanımefendi, uzun zamandır bu sıfır atık meselesiyle canla başla çalışıyorlar.
Sadece ülkemizde değil, bütün bir dünyada bu hususa dikkat çekerek, ortak projeler yapıyor ve yaptırıyorlar.
İnsanlar ancak inandıkları işleri başarırlar. Her işlerine inanıyor ve başarıyorlar.
Yalnız bir iş yalnızca Cumhurbaşkanımızın ve Hanımefendinin; “Haydi bakalım” demesiyle olmuyor. Bu başarıya inanacak insanların da olması gerekiyor.
Biliyorsunuz sıfır atık konusunda 1 Temmuz’dan itibaren DOA başlıklı, “Depozitosu olan ambalajlarla” ilgili iade noktaları kuruldu ve vatandaş çevre temizliği ile birlikte sıfır atık projesine katkıda bulunarak, maddi-manevi israfın önüne geçilecekti.
1 Temmuz’da işlem başladı ama iade noktalarındaki iade makinelerinden bir türlü randıman alınamadığı gibi vatandaşlarımızın da pet şişeleri makineye nasıl koyabilecekleri hususundaki bilgi eksiklikleri sebebiyle makineler ilk günden sos vermeye başladı.
Galiba hızla iade noktalarının çoğaltılması ve takip edilmesi elzem. Bizim ailemiz sıfır atık konusunda anadan atadan usandıracak kadar haddinden fazla hassastır.
Biz de sevindik haliyle geri dönüşüm işine ve 1 Temmuz’dan itibaren çöpe gitmesin, çevreyi kirletmesin diye depozitolu şişe ve ambalajları bir kenarda tuttuk.
“Uygulamanın ilk günlerinde kalabalık olur, bir hafta sonra yaparız” diye beklettik. Bir hafta sonra Anadolu yakası Üsküdar bölgesinde aranmayan depozito makinesi kalmadı ve hiçbirinden yararlanamadık.
Makinelerin olduğu noktalardaki ilgililere müracaat edildiğinde; öyle alakasız, öyle cevaplar aldık ki, sanki sırtlarında yokuş yukarı taş taşıyorlarmış gibi ölgün-bitkin-çaresiz-nemelazımcı tavırlarla, insanlarda moral ve motivasyon bırakmadılar. Sükût!
•
Ezcümle:
Bizim nesil, kıtlık hikâyeleriyle büyümüş dedelerin, babaların, annelerin evlatlarıdır. Sıfır atığın ne demek olduğunu çok iyi bilir. Bereketin gücü sıfır atıktadır.
Sıfır atık meselesine sahip çıkmak, dini-milli bir mecburiyettir.