Nefsini yücelten dinini alçaltır
Nefsini yücelten dinini alçaltır
HÜSEYİN ÖZTÜRK
“Nefsini yücelten dinini hallaç eder, dinini yücelten nefsini hallaç eder”. La Edri
Efendim Gönenli Mehmed Hocamızdan bu kadar söz ettikten sonra hapislerle geçen hayatından birkaç hususu aktaralım.
Yine Mustafa Özdamar’ın hazırladığı kitapta talebelerinden merhum Enver Baytan Hocamız şöyle anlatır:
“Biz yalnız dünyayı değil, hem dünyayı, hem de ahiretimizi kazanmak ve hadim-i din olmak emelindeyiz” derdi.
Bunu meşk olarak yazar, yazdırır, bize onu; bir sayfa, iki sayfa, kaç sayfa demişse yazardık. En nazik, en kritik şiddetli yasak devriydi o zamanlar.
O devir öyle bir devirdi ki, yanınıza bir “Mushaf-ı Şerif” veya dini bir kitap alsanız, yolda giderken bir polis görse, peşinize takılır, gittiğiniz yeri tespit eder sonra da hemen baskın yapılırdı.
O günlerde; ‘Oğlum yolda sokakta, şurada burada, kim olursa olsun, nerelisin, burada ne yapıyorsun diye sorduklarında, dikkatli cevap verin ama okumanızdan söz etmeyin’ derdi.
Çünkü sürekli takip vardı. O sebeple bizi bir ara Dülgerzade Camii’nden aldı, Bıçakçı Alaaddin Camii’ne yerleştirdi. O yasaklı günlerde bir oraya bir buraya taşıya taşıya okuttu.
Anadolu’dan gelen talebelerine bir yandan yatacak yerimizi temin eder, bir taraftan maişetimizi temin eder, bir taraftan da tehlike sezdikçe yer değiştirirdi.
•
Bu parayı nereden bulursun efendi sen?
Hocamız karakollara çok gitti geldi o zamanlar. Yine bir gün karakola çağırmışlar:
-‘Sen ona buna para dağıtıyormuşsun, nereden buluyorsun bu kadar parayı’ diye yaptığı hayrın, hasenatın hesabını soruyorlar.
Hocamızda bir kara para arıyorlar yani… Sanki onun bir karanlık örgütle bağlantısı var da dışarıdan para geliyor ona.. O örgütü tespit edecekler güya.
İşte, ‘kimden alıyorsun, nereden buluyorsun’ diye sorup dururken, bir polis memuru girmiş içeriye o anda. İçeri giren polis, Gönenli Hocamızı görünce:
-‘Ooo hocam hoş geldiniz. Gökte ararken yerde buldum sizi… Kapalı Çarşıdaki filan efendinin dükkânına uğradıydım.
Fakire, fukaraya dağıtılacak bir para varmış. Gönenli Hoca efendiyi görürsen, bir haber veriver, diye rica etti.
Ben de sizi arayacaktım hocam. Hayırdır, ne arıyorsun burada diye elini öpünce, Gönenli Hocamız soruşturmayı yapan komisere dönerek:
-Bak işte komiser Bey oğlum, şimdi bu polis beyefendi oğlumuzun söyledikleri sizin sualinize cevap olmaya yeter mi, yoksa yetmez mi?
Ben bu paraları nereden buluyorum. Nereden bulacağım… Müslüman veriyor. Müslümanlığa harcıyoruz! Cebimize koyduğumuz bir para değil” demiş.
•
Ezcümle, Gönenli Hocamızdan:
“İnsanlar bir tuhaf efendim! Darlık, darlık deyip duruyorlar. Darlık sende kardeşim. Sen evvela içindeki şu darlığı bir at, abdestini al da bir koş bakalım. Allah karşına neler çıkaracak”.