• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Kenetlenmezsek kenelere fırsat doğar

12 Ağustos 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Kenetlenmezsek kenelere fırsat doğar

HÜSEYİN ÖZTÜRK 

Milletimizin ve devletimizin önüne yüz yıl sonra büyük bir fırsat çıkmıştır. Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür borçlu olduğumuzu ifade ederek söze başlamalı.

“Terörsüz Türkiye” ve “Milli Mutabakat ve Toplumsal Kardeşlik”, sadece insanımızın değil, bütün bir gönül coğrafyamızın susadığı bir hakikattir.

Hakkâri’nin Toros Dağları uzantısından, Balkanların Şar Dağlarına kadar uzanan bir tarihin ve sahiplerinin yeniden elden, dilden ve gönülden mutabakat projesidir.

Ülkemizin uzun yıllardır, içten ve dıştan kötülük üreten birtakım düşman mihrakların ihanetleri sebebiyle aşamadığı meselelerin başında ne olduğu malumdur.

Aynı vatanda yaşayan, aynı topraktan beslenen, aynı devlete askerlik eden, aynı devlete sahiplik eden insanımızın, müşterek bir gelecek tasavvuru etrafında güçlü biçimde kenetlenememesinin önündeki engeller açıktır.


Milli iradenin kurduğu Cumhuriyetin kısa sürede tek partiye teslim edilerek, halkın dışlanması, devletin üzerine çöreklenilmesi, barış ve kardeşliği bozan ilk hareket olmuştur.

Yine milli iradenin “ne oluyor” demesi üzerine çok partili hayata geçişinden bugüne uzanan yaklaşık seksen yıllık siyasi tecrübemiz; yalnızca seçimlerin, iktidar değişimlerinin ve parti mücadelelerinin tarihi değildir.

Aynı zamanda toplumsal kamplaşmaların, kırılmaların, darbelerin, terörün ve yerli-yabancı finansörlerinin ülke ekonomisine verdikleri zararlar sebebiyle, ortak aidiyet duygusunun zayıflatılmasının da tarihidir.


*


Bin yıllık tarihimize baktığımızda ilk mutabakat, 1071’de Malazgirt’te Alparsan’ın kefen giyerek ordusunun önüne çıktığı gün başlamış ve o ruh halen yaşamaktadır.

Anadolu’yu vatan edinen o ruh, farklılıkları çatışma sebebi hâline getirerek değil, onları büyük bir medeniyet dairesinin içerisinde muhafaza ederek ayakta kalmıştır.

Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan kültürel, siyasal ve ekonomik (Ahilik) geleneğimizin en önemli başarısı, farklı toplumsal unsurları aynı devlet fikri, aynı hukuk düzeni ve aynı gelecek iradesi içerisinde buluşturması ve kardeş yapması olmuştur.

Dünyaya altı yüz yıl hükmeden Osmanlı Devletinin, “millet olma sisteminin” ana teması şudur: Her konuda aynı düşünmek değil, milli birlik meselelerinde aynı istikamete bakabilmek ve sahip çıkabilmektir. Vatan, devlet, millet, bayrak, din böyle korunur ve kollanır.

Ülke olarak bugün ihtiyaç duyduğumuz değerler bunlardır ve milletimiz; bu değerlerin muhafazası, yaşaması ve istiklali adına hazırdır, hatta susamıştır.


*


Ezcümle:

Siyasetin tabiatında rekabet vardır ama ihanet yoktur. Fikir ayrılığı vardır ama zorbalık ve terör yoktur. İktidar eleştirilecek, muhalefet tezlerini ortaya koyacaktır ama Haçlılara sığınarak değil.

Milli birlik ve mutabakat adına zerre hareket etmeyip, milli müşterekleri yok saymak siyaset değil, siyaset üzerinden kargaşa üretmektir.

Son yüz yıl boyunca bunun ağır bedellerini ödedik. Hem de ne ödeme! Terörün başladığı 1984 yılında bu yana maddi ve manevi kayıpları hiçbir devlet yaşamamıştır.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23