--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İslam şairi nasıl mürteci şair oldu!

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
9

İslam şairi nasıl mürteci şair oldu!

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Mehmet Akif’i anlamak başka, anlatmak başkadır. İnancıyla dili birdir. Ameliyle sözü birdir. Nasıl inanıyorsa öyle söyler, nasıl söylüyorsa öyle inanır. Bütün ömrü bu temel üzere şekillenmiştir.

Safahatı ve hayatını okuyanlar böyle olduğunu, Hak hatırından başka hatır tanımadığını, dünyaya zerre meyil etmediğini ve duymadığını bilir.

Evindeki tek kilimi bile kapıya gelen muhtaca verecek kadar dünyadan uzaktır. Onun bağlı olduğu bellidir. Kitabımız Kur’an ve Peygamberimizdir.

Bu karakteri ve ahlakıyla o elbet bir İslam şairidir. Peki, Milli Mücadele’de “İslam şairi” iken nasıl “Mürteci şair” olmuştur?

D. Mehmet Doğan’ın kaleminden okuyalım:

“Akif ‘İslam şairi’ olarak Milli Mücadele’nin sivil kahramanıdır. Cumhuriyet’in ise ‘mürteci” şairi!

Milli Mücadele’de büyük hizmetleri görülen Akif’in nitelemesinden ‘İslam’ kaldırılmış, yerine ‘mürteci’ kelimesi konulmuştur.

Bu ‘mürteci şair’ unutturulmalı, nisyana gömülmelidir. Öyle yapılmıştır ama 27 Aralık 1936’da vefatından sonra adeta yeni bir hayata başlar.

Ülkenin milli marşını yazan şair vefat eder, üstelik vefat eden eski bir milletvekilidir. Usulen resmi merasim yapılması bir yana, vilayete ve rektörlüğe talimat verilmiştir.

‘Cenazeye katılmayın, öğrencilerin ve memurların katılmasına mani olun!’ Fakat bu sefer emir demiri kesmez ve üniversite talebeleri tehditlere aldırmayarak, Akif’in cenazesine sahip çıkıp, halk ve gençler, büyük şairi şanına yakışır şekilde son yolculuğuna uğurlar”.

12 Mart 1921’de Mecliste ittifakla kabul edilen marşın müellifi, 15 sene sonra daha İstiklal Zaferi’nin sevinci bile tam olarak yaşanmadan nasıl olur da devlet tarafından dışlanır?

Bu hal şunu göstermektedir. İnönü ipleri eline almış ve milletin kurduğu devletten milleti dışlama siyasetine başlamış demektir. Buyurun devrin zihniyet değişikliğine:

Mithat Cemal Kutay’ın sözünü hatırlayalım:

“Gün oldu ki Akif’i sevmek bile cesaretti”. Türkiye’nin ideolojik temelli üniversitesi Akif’i sevmek bir yana, anmaktan bile kaçınır. Dolayısıyla Mehmet Akif, 1986 yılına kadar devletin dışladığı bir şahsiyettir.

Gerçi İstiklal Marşı milli marşımızdır ama şairi ‘bednamdır’ düşüncesi hâkimdir. Akif ancak vefatının 50. yılında, 1986 senesinde (Başbakan Turgut Özal) devletin ilgisine mazhar olabilmiştir.

İlk defa o sene Cumhurbaşkanı, başbakan ve kültür bakanının katıldığı bir toplantı yapılmıştır. Buna rağmen tam bir iade-i itibar olmamış, 28 Şubat döneminde Akif’i ve İstiklal Marşı’nı hedef alan, küçük düşürmeye yönelik konuşmalar, yayınlar ayyuka çıkmıştır.

Son 22 yıldır Mehmet Akif, Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından millet devlet bütünleşmesinin büyük inşasıyla davasına yakışır şekilde anılmakta kabullenilmektedir.

Ezcümle:

Mehmet Akif’i birinci el kaynaktan öğrenmek isteyenlere bir siteden haberdar edelim. TYB Mehmed Akif Ersoy Araştırma Merkezi tarafından Akif’e dair tüm tarih ve bilgiler, “e-kitap” olarak ücretsiz erişimdedir.

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ömer

13 Mart 2025 18:25

Akif iyi şairdir , zaman zaman zulme uğramıştır ama Abdülhamit düşmanlığı kendisine yakışmamış inanç ve fikirleri ile uyuşmamıştır . Siyasi tenkit olabilir ama bir padişaha hakarete varan muhalefet etmek Akif’e eksi olarak yazılır .

Şeref

13 Mart 2025 17:16

Ustam,son anda R.T.Erdoğan'a selam çakmayı yine becermissin.Ayrıca M.Akif'in " ulu hakan" abdulhamit'e olan muhalefeti ve Mısır'dan döndükten sonraki Cumhuriyet seviciliği dikkatle incelenmelidir..

kılınması engellenmek istenen cenaze namazı

13 Mart 2025 10:57

internette Akif’in sonradan m.kamal’a yanaşmaya çalıştığını savunanlar var ki bunu sanmıyorum. ama o Akif’ten nefret ediyordu, o kesin

zaman

13 Mart 2025 10:30

niçin hadini aşan mahir başarır ve sinsi militan ismail saymazı eleştirmiyorsunuz

Abdulla

13 Mart 2025 08:09

Akif o kadar islamcıdır ki Abdülhamiden nefret eder, şiierlerin srekli Abdülhamidin istibdad dönemine lanet okur. Şiirlerini okusaydınız bu gazetede haber bile yapmazdınız. Mısıra diyanet ile anlaşarak Kuran tercümesi için gittiğini, ülkeye dönündüğünde devlet tarafından maaş bağlandığını bilirdiniz.

Akif ne yaptığını bilmez biri değildi

13 Mart 2025 11:01

Abdülhamid’in dedesi ikinci Mahmud idi, ki; ahali ona ‘gavur padişah’ demişti. Babası ise Abdülmecid dir ki, “Tanzimat’ın mucidi” dir. Dolayısıyla Akif’in Abülhamid’e karşı çıkması diğer hainlerin karşı çıkması ile aynı kefede tartılmaz. Abdülhamid, evet, iyi biri olmakla birlikte yanlışsız bir zat değildi.

Aziz nesin'den...

13 Mart 2025 06:24

Biyoğrafınızı yazın deseler hepimiz yalan yazmak zorundayız, bir kişi Hariç; o da, Âkif'dir.

kendi adına konuş

13 Mart 2025 11:23

hepimiz derken ‘ben’ demek istedin herhalde..

şifreli yazılar

13 Mart 2025 06:20

‘Akif’in cenazesine katılmayın’ talimatını veren kim, ancela merkel mi? kruşçev mi? mal saymanı niyat mı, kim? tam açıklasanız?

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle