• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Hangi Kıbrıs? (2)

16 Ocak 2024
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

 

Tarih şuuru yoksulluğu hiçbir yoksulluğa benzemez. Bu yoksulluk içerisinde yaşayan kimselerin tepelerinden mal varlıkları aksa, para ile cüzdanları, çaka çaka kasaları dolu da olsa bağırsak işçiliğinden öte geçemezler.

Maalesef Kıbrıs gibi ilk sahipleri sahabeler olan ve bugüne kadar da kahraman Mehmetçiklerimiz ve Kıbrıslı mücahitlerin şehadetleriyle tapulanan topraklar, ne yazık ki ne Kuzey Kıbrıs Kültür Bakanlığı ne de bizim Kültür Bakanlığımız tarafından yeterince yine ne Kıbrıs’ta ne ülkemizde anlatılmış ve tanıtılmış değil.

Bu hususta söylenecek çok şey var. Şimdilik bardağın dolu tarafını bakalım. Meselenin hayra hizmet tarafını işaretleyelim.

Geçtiğimiz hafta dört gün, KKTC’de gözlem ve izlenimlerde bulunmak nasip oldu.

Hac-umre-tarih-kültür turizminin öncülerinden İkram Turizmin ortakları, İbrahim Çetin, R. Metin Başak ve Zübeyir Çetin’in davetlisi olarak yine Hac-umre-tarih-kültür turizmi ile iştigal eden bazı firma yetkilileriyle, KKTC’nin hakiki kadim yüzünü görmek-anlamak ve Kıbrıs’ı programlarına almak üzere KKTC’deydik.

Birçok soru işaretleriyle başlayan seyahat, KKTC’de ekibimizi karşılayan “Kıbrıs Fun Travel” firmasının sahibi Ömer Beyoğlu ve ekibinin; “KKTC hakkındaki algıları kafanızdan sileceğiniz gerçek Kıbrıs’ı görmeye hoş geldiniz” demesi heyecanımızı artırmıştı.

Güneyi ile Kuzeyi ile bütün Kıbrıs’ın, 694 yılından günümüz tarihine vakıf olan rehberimiz Mehtap Aykut Hız hanımefendinin usanmak ve yorulmak bilmeyen performansı sayesinde, bir İslam beldesi olan KKTC’yi gördük, bildik anladık ve şaşırdık.

Lefkoşa Ercan Havaalanına iner inmez ayağımızın tozuyla Halife Osman (r.a.) Hz.lerinin zamanında, Kıbrıs coğrafyasını vatan edinen sahabe efendilerimizin kabirlerinin bulunduğu Kırklar Türbesini ziyaret ettik.

Kıbrıs’ı vatan edinen sahabe efendilerimiz elbet bu kadar değil. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in teyzesi “Ümmü Harâm Sultan’ın kabri şerifi de burada ama Rum kesiminde.

Söz buraya gelmişken Peygamberimiz (s.a.v.)’in halası olarak bilinen sahabe annemiz, Efendimizin halası değil, güvenilir kaynakların belirttiğine göre “süt teyzesidir”.

Ümmü Harâm ismi zamanla “hala” haline gelmiş olsa gerektir. Günümüzde kabri şerifine gidilip gelinemezse de Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle devletimiz, Lefkoşa’da onun hatırasına dört minareli büyük bir cami inşa etmiş.

Evet, bu kutlu beldenin iki özelliğinden birisi şu: “Kelime-i Tevhid dünyada dört beldede kıyamete kadar susmayacak ve susturulamayacak” denilir ve şöyle sıralanır:

“Mekke-Medine, Kudüs, İstanbul ve Kıbrıs”. İçte ve dışta bu dört belde ile uğraşanların gerçek niyetleri bu hakikatleri söndürmek ve susturmak olduğu açıktır.

İkinci özelliği ise bütün bir Kıbrıs’ın yüzde 80’inin, çoğunun da Kuzey’de olması hasebiyle vakıf arazisi olmasıdır.

1571’de Kıbrıs’ı fetheden Osmanlı adayı vakfetmiştir. Vakfın ve vakfedilmiş malın, mülkün ve emtia hükmünün ve yükümlülüğünün ne olduğu malumdur.

Kırklar türbesiyle yarına devam.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Köylü

Cami yapmak işin kolayı zor olan Namaz kılacak nesil yetiştirmek;Camiler boş,Diyanet İşleri Başkanı Cami'de vaaz ediyor ama Cami boş.Bu ne yapılması gerektigini bize gösteriyor..... Egitim,egitim yine egitim........
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23