Halden Anlamak
Halden Anlamak
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Bu hafta tanıtmaya çalışacağımız eserin ismi “Halden Anlamak”. Muhit Yayınlarından çıkan kitabın yazarı, Klinik Psikolog Gökhan Ergür.
Zatım, psikologların insan hallerinden anladığına zor inananlardandır. Çünkü semt pazarı gibi öyle çok psikolog var ki, insanların vicdanlarına değil, cüzdanlarına bakarak hareket ediyorlar.
Gökhan Ergür ile ruberu tanışmadım, konuşmadım, terapi koltuğuna da oturmadım. Sadece eserlerini okudum ve okumaya devam ediyorum.
Yazdıklarından dolayı kendisine inanmakta ve halden anlayan birisi olduğu kanaatindeyim.
Halden anlamak dünyanın hem çok zor hem çok kolay işidir. Bu hali, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.lerinin hocası Siirt/Tillo’de medfun, İsmail Fakirullah Hz.leri şöyle izah eder.
“Anlarsa uzağım yakınımdır, anlamazsa yakınım uzağımdır” Gökhan Ergür’ün “Halden Anlamak” kitabını okurken, bu söz zihnimde dolaşıp durdu.
Halden anlamak gittikçe güçleşmekte! Bu zorluğu insanoğlu kendi kendine icat etti. Kimse zihnimize, aklımıza, vicdanımıza, amentümüze baskıyla aşı yapmadı, zerk etmedi.
Bu musibete insanoğlu kendisi kapı araladı, hatta aralamadı, arkasına kadar açtı. Hem de kendi muhakemeyi aklıyla. Ardına kadar açılan kapıdan elbet her türlü musibet akar durur.
Neyse lafı uzatmayalım ve kitaptan; “Bizi Psikologların Elinden Kim Kurtaracak” başlıklı yazıdan alıntı yapalım:
……………..
Özellikle modern dönem ve sonrasında insan yolunu ve yönünü kaybetti. Nereye, nasıl hangi yollarla ve en önemlisi de hangi amaçla gideceğini unuttu; yolu, yönü ve anlamı soracağı, danışacağı kimsesi kalmadı. Sahiden etrafımızda büyük kalmadı.
Vaktiyle mahallede, köy derneklerinde, akşam oturmalarında, dost meclislerinde gördüğümüz büyükler yavaş yavaş kendi içlerine çekildi. Sayıları azaldı ve belki de kayboldular. Sadece büyükler değil, dostlarımız da kayboldu.
Haftanın 6 günü var gücüyle çalışan, eve yorgun ve mutsuz dönen, akşamları cep telefonuyla ya da ucuz dizilerle kendini uyuşturan insanın ötekine uzanacak, derman olacak gücü ve kuvveti kalmadı. Artık herkes kendi dünyasında, kendi dertleriyle ve kendi çıkmazıyla baş başa.
Dolasıyla büyük bir yalnızlık yaşıyoruz. Bizi bu dünyada güçlü ve ayakta tutan şey ötekiyle kurduğumuz bağlardır fakat insanlarla olan bağlarımızı yitirdik, kimsesizleştik.
Sadece hazzın peşinde koşmak çare olmadı ve nihayetinde insan kendisini terapi koltuğunda buldu.
Bir dönem yol gösteren, varlığıyla güç veren, bize kendimizi hatırlatan bilgelerin büyüklerin, şifacıların yerini terapistler dolduruyor diyebilir miyiz”?
……………….
Bu soruya yine yazardan cevap verelim:
“İnsanın içine düştüğü bu çukuru tanımlayacak ve bununla ilgili profesyonel biçimde çözüm üretecek bilim dalı elbette psikolojidir. Fakat hangi psikoloji?
Evet, bu soru önemli. Aklımızı duygularımızı kiraya verip, sonra da ev sahibi kiracı kavgası yapmamak için sorunun cevabını yarına yine kitaptan vererek, iyiliğe yol vermiş olalım.
Eser hakkında: Muhit Kitap;