--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Gençliğin Anlam Arayışı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
4

Gençliğin Anlam Arayışı

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Bu hafta söz edeceğimiz eser, İslam Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamızın dilinden ve kaleminden “Gençliğin Anlam Arayışı” isimli kitabı.

OTTO Yayınlarından çıkan esere geçmeden önce “OTTO” isminin açılımına bakalım: OTTO: “Oku, Tefekkür Et. Tefekkür Et, Oku”.

Mehmet Görmez hocamızın eserleri ve konuşmaları bu anlam ve anlayış üzerinedir. İnsan ve Müslüman kalmanın anlam ve anlayışını, tevhid üzere inşa etmek isteyen herkesin müracaat edebileceği kaynaktır.

İşte bu eserlerden birisi de “Gençliğin Anlam Arayışı” isimli kitabıdır. Yalnız eseri önce anne-babalar ile insan ve gençlik üzerine söyleyecek sözü olan orta ve üzeri yaşlara sahip kimseler okumalıdırlar.

Elbet gençlerin de okuması gerek ama eminim ki okuduklarında, kendilerine bugüne kadar böylesine hakikatleri sadece lafla söyleyip, hayatlarına geçirmeyen aile büyüklerinin hal, hareket ve yaşayışlarına anlam veremeyeceklerdir.

Önüne gelen gençlerden şikâyet ediyor. Şikâyet eden bizler, bir gün de dönüp kendimize bakmıyoruz. Çocuklar kulaklarıyla işitip, gözleriyle not verirler.

İşte kaybettiğimiz nokta burası. Söylediklerimizle yapıp ettiklerimiz birbirine uymuyor. Haliyle “Bu ne perhiz ne lahana turşusu oluyor”.

Söz uzayacak kısa keserek ehline, Mehmet Görmez hocamıza bırakalım. Hocamız kitabın giriş kısmındaki hitabının bir bölümünde şöyle diyor:

“Günümüzde artık yetişkinler, yaşadıkları değerleri, sonraki kuşaklara aktarmakta zorlanmakta; aile-okul-mabet üçgenindeki eğitim öğretim sistemleri, gençlerin yeni zamanlardaki anlam arayışına cevap vermekte aciz kalmaktadır.

Bilhassa gençlerin benlik, kişilik, kimlikle ilgili can yakıcı soru ve sorgulamalarına biz yetişkinler, eğitimciler cevap vermekte hayli zorlanmaya başladık.

Sonuç olarak bugün Müslümanlar; soruların/sorgulamaların çoğaldığı, cevapların azaldığı, inancın güçleştiği, dini yaşamanın zorlaştığı, bir neslin kendi değerlerini sonrakilere aktarmada sayısız engellerle karşılaştığı, ahlaki krizlerin süreklilik arz ettiği, haz ve hızın artığı ‘yeni zamanlar’ yaşıyor”.

Kitabın ilerleyen sayfalarından da şu satırlara yer verelim:

“Anlam krizine giren insan, kendisini yalnız hissetmekte, kendine yabancılaşmakta, belirsizlikler dünyasında içerisinde kaos bir hayat sürdürmekte, güvensizlik duygusuna kapılmakta, sahipsizlik ve köksüzlük yaşamakta.

Mana buhranına giren insan, insani birlikteliği oluşturamıyor, toplumsal boyutunu tahkim edemiyor. Bazıları sadece haz ve şehvet peşinde koşarken, bazıları da yalnızca fayda ve menfaatin peşinden gidebiliyor, egoist bir anlayış içerisine girebiliyor.

Bu durum Yaratıcının yeryüzünde insanların birlikteliğinden murat ettiği yüce mananın vücut bulamamasına yol açıyor.

Aradığı huzuru bir türlü bulamayan insan, istikametini kaybediyor, anlamsızlık girdabında yolunu şaşırıyor, büyük bir boşluk ve hiçlik içine giriyor.

Akıl ve bilimle hayatı kolaylaştıran büyük inkılaplar yaptığı halde içindeki boşluk daha da artıyor”.

Ezcümle:

Sözlerin daha nicesi kitabın sayfaları arasında okunmayı ve anlaşılmayı bekliyor. OTTO Yayınları; 0312-439 01 69 www.ottoyayin.com 

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim Atalay

17 Şubat 2025 22:03

Sn Öztürk, Gençliğin Anlam Arayışı kitabında, Devletin gençliği ZİNAYA mahkum ettiğinden bahsediyor mu acaba? 1969 - 1970 yıllarında gençler arasında sol sağ çatışmaları vardı. Bu yıllarda Radyo ve TV'de önemli kimseleri konuşturuyorlardı. Guya bunlar gençlere akıl vererek kavgayı keseceklerdi.Bunlardan biri de Prof.Rasim Adasal idi ve diyordu ki ''Kavga etmeyin, sevişin'' Gençlere verilen akıl bu. Şimdi de 6284 ve 175 ile evlilik yerine ZİNA yaşatılıyor. Cinsel hayat HARAMLA Devlet tarafından destekleniyor.

çözüm önerisi

17 Şubat 2025 19:17

var mı? sorunları herkes biliyor. Gençlerin gelecekten umudu olmazsa, mülakatla sınav sorusu çalmayla önü kesilirse, hak etmeyenler 5 yerden maaş alırsa; gençler kendisini İslam'la aldatanlara bakarak anlamı İslam'da bulamaz. İslam'ı şahsi çıkarlarına alet eden şartlatanlar, İslam'a en büyük ihaneti yapanlardır.

Kanber

17 Şubat 2025 14:24

Selamlar. Bir şekilde mutlaka gençlerin gönlüne, beynine ve dimağına ulaşıp hakikati ulaştırabilmeliyiz.

Okur

17 Şubat 2025 12:29

Batılı ülkelerin en korktuğu inanç İslam dinidir. Cumhuriyet'e geçtikten sonra dini bir kenara bırakıp laiklige geçmemizin bir nedenide İslam doğrultusunda asker yetiştirmemek yüzünden olmalıdır. İslâm ülkeleri İslam inancına göre asker yetiştirmedigi için İslamcı olduğunu söyleyen bir çok silahlı örgüt ortaya çıktı. İslâm ülkelerinin orduları İslam dini ile egitilip donatılsaydı batılı sömürgeci devletler dünyanın her yerinde bu kadar büyüyüp güçlenmezdi. Türk ordusu Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına göre egitilip donatılırsa Batı'nın hizmetçisi olmaktan çıkamaz. İslâm ülke ordularının İslam dininin inançlarına göre egitilmesi için çalışmalar başlatılmalıdır.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle