• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Fuat Sezgin (1)

30 Haziran 2025
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Fuat Sezgin (1)

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Mahşer günü hesap sırasında her insana; “Sana verilen ömrü nerede nasıl tükettin” diye sorulacak denilir. Zatım inanır, inanmayanları bilmem.

İşte bu soruya huzurda huzurla cevap verecek insanlardan birisi de merhum Fuat Sezgin Hoca olsa gerektir. Bugün vefatının 7. Seneyi devriyesidir. 30 Haziran 2018.

Fuat Sezgin Hocayı dünyadaki bütün ilim adamları tanır, bilir ve eserlerinden halen istifade edilmektedir.

Ülkemizde ise son 23 yılda tanınmış, bilinmiş ve anlaşılmaya başlamıştır. Buna sebep de Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın sahip çıkmasıdır.

Dünyada bizden başka kendi ilim adamlarını ilimden, bilimden koparan ve yaban memleketlere kovan bir siyaset ve sistem var mıdır acaba? Bizde vardır.

Fuat Sezgin, 1960 darbesinde CHP zihniyetliler tarafından üniversiteden uzaklaştırılmış, uzaklaştırılmakla kalmayıp, kendi memleketinde hayat hakkı tanınmamıştır.

Fuat Hoca da milletine küsmemiş, kendisini adadığı ilim yolunda burada olmazsa dünyanın başka memleketlerinde çalışarak ülkesine hizmet etmeye ahdetmiştir.

Şimdi bu ahde vefayı özetle aktaralım:

*

İslam medeniyetinin altın çağının kâşifi, Müslüman bilim insanlarının eser ve icatlarını gün yüzüne çıkaran dünyaca ünlü bilim tarihçimiz Prof. Dr. Fuat Sezgin, 24 Ekim 1924 tarihindeBitlis’te dünyaya gelir.

Orta öğrenimini Doğu Beyazıt, Bitlis ve Erzurum’da tamamlayarak 1943 yılında matematik okuyup mühendis olma düşüncesiyle İstanbul’a gelir.

Bir yakınının tavsiyesi üzerine İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde alanında en tanınmış uzmanlardan olan Alman şarkiyatçı Hellmut Ritter (1892-1971) tarafından verilen seminere katılır.

Bu seminerden o kadar etkilenir ki, mühendis olma sevdasından vaz geçerek Hellmut Ritter’in talebesi olmaya karar verir.

Kayıt olmak için Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü’ne giderek İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap ve Fars Filolojisi bölümünde lisans eğitimi almaya başlar.

1960 yılına gelindiğinde Fuat Sezgin çok sevdiği yurdundan kovulur ve bir gün ülkesine dönüp; darbesiz, terörsüz yeni Türkiye’nin öncülerinden olmaya karar verir.

O günlere dair söylediklerinden bazı cümleleri paylaşalım:

*

“Memleketimi çok seviyordum, çok şeyler yapmak istiyordum. Bir enstitü kurmuştum, saat gibi çalışıyordu. Tamamıyla Avrupa’da öğrendiğim her şeyi oraya getirmiştim.

Amerika’daki, Almanya’daki dostlarıma birkaç kısa mektup yazdım. ‘Bugünden itibaren ben üniversitesinden atılmış bir insanım, yanınızda çalışmak isterim, benim için bir yer var mıdır?’ diye.

3 üniversiteden cevap geldi: Frankfurt Üniversitesi, Kaliforniya’da Berkeley Üniversitesi ve Yale Üniversitesi. Düşündüm taşındım daha kitabımın (İslam Bilim Tarihi) bütün malzemelerini toplama işim bitmemişti.

İstanbul’dan uzaklaşmak istemiyordum. Çünkü toplamam gereken bir sürü malzeme vardı. Frankfurt’ta karar kıldım. Dünyanın tek Bilimler Tarihi Enstitüsü oradaydı.

En kısa zamanda ‘Frankfurt Üniversitesi’ne misafir profesör olarak geleceksiniz’ diye cevap geldi, işlerimi bitirip oraya gittim.

Yarına devam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

okur

Nerden biliyorsun huzurda, huzurla cevap vereceğini, son nefesinde yanında mıydın

Kanber

Selamlar. Allah'a hamd, resulüne salat ve selam olsun. Fuat Sezgin hocamıza da Allah'tan rahmet diliyorum.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23