• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Demir
Hüseyin Demir
TÜM YAZILARI

Hakikatin pusulası: Ölçüsüz dindarlık, istikametsiz hayat

10 Kasım 2025
A


Hüseyin Demir İletişim: [email protected]

Hakikatin pusulası: Ölçüsüz dindarlık, istikametsiz hayat

Hüseyin Demir 

Zaman değişti, kavramlar değişti, hatta dindarlığın rengi bile değişti.
Fakat değişmeyen bir hakikat var: Şerîatsız dindarlık, istikametsiz bir hayattır.

Bugün birçok insan dindarlığı duyguya, sezgiye, hatta bazen alışkanlığa indirgedi.
İman, kalpteki bir his zannediliyor; halbuki o his, ancak şerîatla biçim kazandığında imandır.
Aksi hâlde, iman sadece bir niyet, bir temenni, bir duygudan ibaret kalır.


Ölçüsüzlük Dönemi

Modern çağın en büyük hastalığı ölçüsüzlüktür.
İnsan, “özgürlük” adına sınırlarını yitirdi; din de bundan nasibini aldı.
“Benim kalbim temiz” diyen bir zihin, şerîatı lüzumsuz bir ayrıntı gibi görüyor.
Oysa kalbin temizliği, Allah’ın koyduğu ölçülere sadakatle mümkündür.

Kalp, vahyin terazisinde tartılmadıkça temiz sayılmaz.
Vicdan, ilahî emirle hizalanmadıkça rehber olamaz.
Şerîat, insanın iç dünyasına gem vurmak için değil, o dünyayı istikamet üzere tutmak için vardır.



Duygusallığın Maskesi Altında Kaos

Günümüzde “maneviyat” adı altında sunulan pek çok anlayış, aslında duygusal bir kaostan ibaret.
Kur’an ve Sünnet ölçüsünden kopmuş, kişisel deneyimi dinle karıştıran bir eğilim yaygınlaştı.
“Ben böyle hissediyorum” diyor insan; sanki hakikat hislerle şekil alırmış gibi.

Halbuki his, ölçü değildir.
Hakikat hissin değil, ilahî hükmün sınırındadır.
Duygusallık, hakikatin sesiyle değil, nefsin fısıltısıyla konuşur.
Bu yüzden şerîat, o fısıltıya bir yön, bir sınır, bir denge verir.


Hakikatin Pusulası


Şerîat, insanı daraltmaz; bilakis, dağınık ruhunu bir merkeze toplar.
Çünkü istikamet, sınırlardan değil, doğru yönü bilmektir.
Deniz ortasında pusulasız kalan bir gemi, özgür değildir; savruluyordur.
Bugün de insan, pusulasız bir dindarlıkla savruluyor.
İmanına yön tayin edecek pusula, şerîattır.


Dindarlığın Duru Hâli

Gerçek dindarlık, şerîatla olgunlaşan dindarlıktır.
O, ne duygulara hapsolur ne aklın gururuna kapılır.
Ne geçmişin hurafesinde boğulur, ne bugünün ölçüsüzlüğüne sığınır.
Gerçek dindar, aklı vahyin emrine verirkalbini ilahî ölçüyle temizleramelini şerîatla güzelleştirir.

İşte bu, ölçülü dindarlığın asaletidir.
Bu asaletin zıddı olan her şey, ya şekilcilik ya keyfîliktir.
Şekilcilik, şerîatı kabuğa indirger;
keyfîlik ise şerîatı bütünüyle reddeder.
Her iki durumda da din, özünden kopar.


Sonuç: Hakikat Yolcusu İçin Tek Yön

Bugün bize düşen, çağın şaşkınlığı içinde yeniden o tek yönü hatırlamaktır.
Zira felahın, kurtuluşun ve dirilişin yolu aynı kapıdan geçer:
Şerîat kapısı.


Kim o kapıya yönelirse, ölçüyü bulur.
Kim ondan uzaklaşırsa, kendini ölçüsüzlüğün girdabında kaybeder.


Dinin ölçüsü, kalbin istikameti, aklın terazisi, vicdanın sesi —
hepsi aynı hakikatin etrafında birleşir:
Hakikatin pusulası şerîattır.

(Bu yazı, çağdaş dindarlığın ölçü ve istikamet arayışını felsefî bir bakışla ele alan bir fikir yazısıdır. Siyasal veya kurumsal bir çağrı niteliği taşımaz.)

Selam ve dua ile.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

H.Y.E

İslâm Dininin biri ahirete, biri de dünyaya bakan iki yüzü vardır. Buna göre bugün Türkiye'de din, Hristiyanlığa benzetilerek, ahirete bakan yüzü serbest bırakılmış, dünyaya bakan yüzü icraattan kaldırılmıştır. İslâm,iman,amel ve ahlaktan ibaret değildir. Daha başka toplumu düzenleyen muamelat ve hukuku düzenleyen Ukubat kısımları da vardır. Sonra bütün bunları gerçekleştirecek olan bir de otorite vardır ki bu da siyaset kısmıdır. Hani nerede bunlar ?

Samet

Pek sayın yazar, şerîat diyorsunuz da, o şerîatın insana ne kattığını hepimiz gördük! Afganistan’da kadınların, İran’da gençlerin, IŞİD’in elinde insanların nasıl ezildiğini unuttuk mu? Din adına kurulan her düzen, önce düşünmeyi, sonra da insanı öldürdü. Baskının bini bir para oldu. “Hakikatin pusulası şerîattır” demek kolay; peki o pusula kimin elinde beyefendi? Zenginlerin, mollaların, sarayların mı? Halk aç, işsiz, umutsuz… Onlara ölçü değil, adalet lazım! Gerçek iman, başkasını susturmak değil, zulme, yoksulluğa karşı ayağa kalkmaktır. İnsan aklını zincirleyen hiçbir öğreti hakikat olamaz, ne kadar kutsal görünürse görünsün.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23