Türkiye’de Atatürk reddiyesi yapan tek kurum CHP’nin bizatihi kendisidir
Türkiye’de Atatürk reddiyesi yapan tek kurum CHP’nin bizatihi kendisidir
ERTUĞRUL AKAR
Evet başlık biraz garip gelebilir ancak durum tam da budur. Hemen anlatalım;
Reddiye ne demektir bir görüşe, ideolojiye veya bunlara bağlı işler yapan kişilerin eylem ve söylemlerine karşıtlığı ifade eder.
Bunun konumuzla ilgisini anlatalım hemen;
Bugünün CHP’si dün kendi yaptığı işleri ve kurucu genel başkanı, kurucu Cumhurbaşkanı Atatürk’ün bizatihi kendi imzası ile yaptığı ne varsa inkâr ediyor.
• Dünün CHP’si kendi kurultayında 6 ok dedikleri Kemalizm’i temsil eden umdeleri millet bize güvensin itimat etsin diye anayasadan çıkaracağız kararı alır ama bugünün CHP’si resmi evraka rağmen bunu asla kabul etmez ve dahi bugünkü anayasanın ilk dört maddesi asla değişemez diye politika yapar.
• Sahipsiz sokak köpekleri konusunda 13 Haziran 1932 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan genelge ile Atatürk bizatihi sahipsiz hayvanlar itlaf edilsin diye karar alır ama bugünün CHP’si bunu asla kabul etmez ve bunun cinayet olduğunu vandallık olduğunu ifade eder.
• Atatürk’ün kendi imzası ile resmî gazetede yayınladığı KANUN 2845 (1935) CAMİ VE MESCİTLERİN TASNİFİNE VE TASNİF HARİCİ KALACAK CAMİ VE MESCİT HADEMESİNE VERİLECEK MUHASSASAT HAKKINDA KANUN ile camilerin kapatılması, ihtiyaç fazlalarının (bu ne demekse?) satılmasına olanak sağlayan kanun ortada olmasına rağmen inkâr eder asla olmamıştır diye yalan konuşmaktan utanmaz.
• Dün Atatürk’ün başta Seyyit Rıza olmak üzere bölgesel liderler karşısındaki düşünce ve tutumları ortadayken bugün CHP PKK’lılar ile aynı davaya sahip çıkıp, Seyyit Rıza’ları örnek göstererek isyan tehdidinde bulunanlar ile aynı safta yer alıyor.
Vesselam örnekleri çoğaltabiliriz ancak güncel konularla ilgili olduğundan bu örnekler yeterli diye düşünüyorum.
Tüm işlem, eylem ve söylemler kayıtlı ve resmi iken CHP’nin bu inkâr politikası sanıyorum ki geçmişinden utanmasından kaynaklanıyor.
Ancak kesin olan bir şey var ki o da CHP Atatürk’ün yaptıklarını reddediyor.
TEĞMENLER KONUSU BİR GÜVEN KONUSUDUR
Mezuniyet töreninde üstlerinden aldıkları talimatlara rağmen kılıç çeken teğmenler ve komutanları ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Kuruldan ne karar çıkar bilinmez ancak ihraç kararı çıkmasa bile bu teğmenler milletin gönlünden ve güveninden ihraç edilmişlerdir.
Askerlik tam ve istisnasız disiplin gerektiren ve asla gevşek iki başlılığın olamayacağı bir görevdir.
Düşünsenize savaştasınız, ülkeniz işgal edilmiş ancak askerlerinizin bir kısmı anayasaya kanuna ve üstlerinin emirlerine aykırı davranıyor. Bu asla kabul edilemez.
Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye kılıç çekip, üstlerinin emirlerine uymayanlar şunu gözden kaçırıyorlar; Atatürk çok iyi bir asker, çok disiplinli bir asker, kendi söylediklerinin aksi olduğunda koskoca meclisi kapatıp yenisini açabilen bir siyasetçi, mecliste istediği kararı alamayacağını görünce, “efendiler siz beni yanlış anladınız bu karar geçsin mi diye tartışmıyoruz hemen geçsin diye konuşuyoruz aksi halde bazı kelleler gider” diyen bir lider.
Onun ismini kullanarak yaptığınız bu disiplinsiz, güven sarsıcı ve şüphe uyandıran eylemi Atatürk nasıl bir şiddetle karşılardı.
Sizler milletin ezanına, dinine, namusuna, vatanına sahip çıkmak için varsınız başka işiniz yok ona göre davranın lütfen.