Rasimli siyaset Rasimli ekonomi Rasimli oyunlar
Rasimli siyaset Rasimli ekonomi Rasimli oyunlar
ERTUĞRUL AKAR
Yılanın başını küçükken ezmeyip bir de peşine takılıp gidersen pişman olmaya hakkın olmaz
Türkiye son on yıldır başkaca ülkelerin başına gelmeyecek siyasi olaylar yaşadı. Bu olayların kimisi siyaseten, kimisi ekonomi kullanarak, kimisi sosyolojik hareketler tetiklenerek organize edildi.
Ancak herkesin dikkatini çekmek istediğim daha önemli bir konu şu ki; bu olayların başlamasında, organizesinde ve sonunda neredeyse aynı isimlerin olduğudur.
Evet herkes kimden veya kimlerden bahsettiğimi anlamıştır sanırım. Bu isimlerin en başında sözde gazeteci, spor yorumcusu, din adamı ve akademisyen kısaca herşeyolog Rasim Ozan Kütahyalı gelmekte.
Bu şahıs zamanın ‘’taraf’’ isimli sözde gazetesinde şimdilerde FETÖ’den vatana ihanetten yurt dışına kaçmış bazı gazetecilerle birlikte “Ergenekon, Balyoz, Fenerbahçe, Aziz Yıldırım” kumpas davalarının iftiracıları olarak görev yaptılar.
Her şeyin iftira olduğu ortaya çıkmasına rağmen iftiracılara kimse tek kelam etmedi. Bu da yetmezmiş gibi bu iftiracılar televizyonlarda siyasi programlara değil de dini programlar, spor ve magazin programlarına çıkarılarak millet aptal yerinde koyuldu.
Yetti mi hayır!
Rasim bir spor programında haddini aşarak, Bosna savaşında zalim Sırp katillerinin tecavüzüne maruz kalan insanların acıları üzerinden sözde şaka yaptı ve bu insanların manevi mirasına alenen hakaret etti.
Aklınızdan geçeni tahmin ediyorum ancak üzülerek yine yanıldığınızı ve bu adama yine dokunulmadığını ve dahi aynı programda spor yorumcusu! olarak devam ettiğini söylemek zorundayım!
Artık yeter dediğinizi duyuyorum ancak maalesef yetmedi!
Bu adam kendisini MİT’e çalışıyorum, hatta MİT ile çalışıyorum, iktidarın adamıyım! Bana kimse dokunamaz! diye pazarlayarak kendisine verilen Türkiye’ye zarar verme, operasyon yapma görevine devam ettiğini hep birlikte SADECE İZLİYORUZ!
En son ki vukuatları hem ekonomiye zarar verdi hem siyasete hem de toplumun huzuruna.
Terörsüz Türkiye sürecini baltalamak için elinden geleni yaptı. Tabii bunu yaparken kuzu postuna büründü, iyi göründü ancak dilinde ve üslubunda hep zehir oldu.
Terörist Apo’nun serbest kalacağını, evlendirileceği, villasının bile hazır olduğu yalanını ilk bu dile getirdi. Amacı tamamen fay hatlarını tetiklemek ve bu süreci baltalamaktı.
Daha sonra sıra CHP’ye geldi…
Hakkında suç işlemek maksadıyla örgüt kurma, terör ile iltisak suçlamaları olan Ekrem İmamoğlu’na can simidi olmak için süreci sulandırmak adına elinden geleni yaptı.
Attığı mesajlar, videolar tamamen kendisine duyulan nefreti de kullanarak yapılan soruşturmalar karşısında insanları kışkırtmak için her şeyi yaptı.
Başta gazeteci Ece Üner ve kocası olmak üzere birçok gazeteciyi alenen tehdit etti ve onlara şantaj yaptı.
En son CHP’ye kesin kayyım atanacak yalanı ile hem siyaseti hem de ekonomiyi zora sokmayı başardı.
Devletimize çekilen bu operasyon ne zaman görülecek ve dur denilecek diye ekranlarda boğazımız patlayana kadar konuştuk, sonunda Ankara CBS bu zehirli sarmaşığı budamaya karar verdi!
Şimdi diyeceksiniz ki bu kadar önemli konular varken neden bu isim üzerine yoğunlaştın!
Kıymetli dostlar vücuttaki kanserli hücre temizlenmeden, zehir atılmadan iyileşme olmaz veya geçici olur.
Ben burada sadece bir isim verdim ancak CHP’ye yakınım veya iktidara yakınım diye ortalıkta racon kesen onlarca gazeteci var ve bunların tek işleri manipülasyon ve operasyon çekmek.
MİT TIR’larını ifşa eden ile ben iktidara yakınım rolleriyle söylediklerinin dikkate alınacağını bilen gazetecilerin verdiği zarar aynıdır.
Zira bu tipolojiler ürettikleri bu algı sebebiyle kullanılmaya, satın alınmaya müsaittirler. Kendilerini böyle pazarlayıp buradan para kazanırlar.
Siyonizm başta Rasim olmak üzere bu tipleri kullanarak, ülkelerin ekonomisini ,siyasetini ve sosyal yapısını dizayn ederler.
Biz önce “iktidara veya muhalefete yakın gazeteci, işadamı, akademisyen…” kavramlarını hayatımızdan çıkaracağız, bu zararlı tipleri ayıklayacağız ancak daha sonra güçlü bir toplum yapısına, güçlü siyasete ve ekonomiye kavuşacağız.