Coloni’nin Suriye’nin tek parti dönemi CHP’sini oluşturmasına müsaade etmeyin
Coloni’nin Suriye’nin tek parti dönemi CHP’sini oluşturmasına müsaade etmeyin
ERTUĞRUL AKAR
İki hafta önce bu başlıkta bir yazı yazmış ve Suriye’de olanlardan ders çıkarmamamız gerektiğini anlatmıştım.
Ancak PKK ve FETÖ hesapları yazının içeriğini dahi okumadan saldırmaya başladılar.
Ne dedik peki;
Üniter yapının önemi, milli iradenin ve en önemlisi milli kimliğin ne kadar önemli olduğunu söyledim.
‘’Bu sebeple Anayasamızın;
- Vatandaşlık tanımını yapan;
Anayasa 66. Maddesi: Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
- Üniter devlet tanımını yapan;
Anayasa 3. Maddesi: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir
Hükümleri korunması gereken en hayati hükümlerdir ve tartışmaya kapalıdır.’’
Uyarılarını yaptım.
Geçen haftaki yazımda ise;
“Tabii sahada askerler görünmeyebilir ancak masada ve siyasette çok çetin bir satranç oynanıyor.
Şu anda tam manada ‘SURİYE HALKI’ diyebileceğimiz toplumsal bir yapı yok. Hem mezhebe hem de ırka dayalı çok katmanlı bölük bir toplumsal zemin söz konusu.
Türkiye’nin işi eskisinden daha zor. Yeni yönetimi siyaset masasında çözmeye çalışmak yetmeyecek bir de bu bölünmüş yapının tekrar çatışmayacak şekilde bir araya gelmesini sağlamak zorundayız.”
Diye uyardım.
Uyarım iki önemli sebebe dayanıyor;
Birinci sebebi hem İran kaynaklı hem de Türkiye’deki CHP ve medyasının kullandığı Şia /Alevi kartı!
Dikkat ettiniz mi bölgede birçok farklı dinamik varken hatta ve hatta PKK/YPG terör örgütü varken çatışma ortamı Aleviler üzerinden dizayn ediliyor.
Bunun sebebi de ikinci sebepte saklı;
Terör unsuru barındırmayan çatışmacı toplumsal hareketler için maalesef hem Kürtler hem Aleviler Türkiye ve İran’ın toplumsal yapılarında müsait zemini oluşturuyor.
Sözde halk hareketi diyebilmenin en uygun zeminini bu iki dinamik üzerinden inşa etmeye çalışıyorlar.
CHP medyası tarafından Türkiye’de ilk günden buyana devrik Esad sadece mezhebi üzerinden değerlendirildi ve hem Türkiye’deki hem de, İran’daki gruplar manipüle edilmeye ve sokağa çıkarılmaya çalışıldı. Bu Suriye’de kısmen de olsa başarıldı.
Birkaç gündür Suriye’de Alevi kimliği altında etki ajanları tekrardan karışıklık çıkarıyor, halkı sokağa çağırıyor ve yeniden insanların çatışması için çalışıyorlar.
Bu sebeple Suriye’de işimiz eskisinden çok daha zor…
Kurulan masada çok hassas dengeler olacak. Masanın bir tarafında Türk devleti, diğer tarafında Rusya /İran/Esed bir tarafında da ABD/İsrail veya Batı /İsrail olacak ve en ilginç olanı ise bu tarafların tamamı aynı grupların farklı fraksiyonlarını kullanıyorlar.
Türkiye sahadaki askeri gücünü kullanarak masada istediklerini elbet alacaktır ancak İran/Rusya/Esed tarafı ile müşterek zeminde anlaşıp, toplumsal grupların çoğunluğunu kontrol altında tutarak yeni düzeni kurmak en sağlam yol olacaktır.
Hemen Esed artık bitti demeyin; Esed şu anda Rusya’da ve hâlâ Suriye’de beslediği ajanları var, işbirlikçileri var bunu son günlerdeki çatışmalardan görüyoruz. Tabii ki o katili muhatap almayacağız ancak Rusların ve İran’ın o katili kullanacağını da unutmadan siyaset yapmak gerekiyor.
Suriye yeni yönetimi ile bir an önce Deniz Yetki Anlaşması’nı yapmamız gerekiyor. Kıymetli amiralimiz Cihat Yaycı paşa neredeyse her gün uyarıyor hem Türkiye hem de Suriye için beka meselesidir diyor kulak asmak gerek.
Yapılacak yeni anayasayla birlikte çok partili bir sistem kurularak kısa süre sonrasına seçim yapılması ve gerçek anlamda milli iradenin tahsis edilmesi gerekiyor. Eğer bu yapılmaz ve Coloni tek başına kalırsa, Suriye yine eskiye döner ve bence en önemlisi bizim CHP’nin tek partili döneme ilişkin yaptığımız tüm eleştiriler çöpe atılmış olur.