• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ertuğrul Akar
Ertuğrul Akar
TÜM YAZILARI

CHP’nin durumu; köy yanarken deli saçını tararmış…

11 Ocak 2025
A


Ertuğrul Akar İletişim:

CHP’nin durumu; köy yanarken deli saçını tararmış…

ERTUĞRUL AKAR

Ülkemizdeki muhalefetin durumunu anlatan en net ifade bu sanırım.

Yazarken bizim oraların da bir lafı geldi aklıma:

“Dünya yansa bir bağ otun yanmaz”...

Hangisini isterseniz CHP için kullanabilirsiniz.

Dünyada bir muhalefetin iktidar olması için daha uygun ortam olamaz herhalde. Hiçbir şey yapmasalar sadece tabela olsa bu ortamda iktidar olmak için yeter ancak durum çok daha vahim.

Ekonomik kriz, savaşlar, bölünmüş seçmen kitlesi, ülke içindeki terörü bitirmek için girişilen ve iktidar seçmenini bölen bir süreç …. Yani un var su var şeker var ne ararsanız var ancak muhalefet bir helva dahi yapacak yetenekte olmadığını millete yine gösterdi.

İBB başkanı “Pışık Ekrem” parti içi rakiplerine karşı akıl almaz bir cesaretle meydan okudu ve elini gözüne götürerek, “PIŞIIIIKKK” dedi. Bu inanılmazdı tam bir liderlik örneği tam bir cesaret abidesiydi.

ABB başkanı “Torbacı Mansur” ise sorumlu olduğu ildeki deprem sorununu çözmek, yapıları güçlendirmek, kentsel dönüşüm yerine çok daha pratik bir çözüm ile Ankara halkı için ceset torbaları aldı. Hem de ironi yaparak bir inşaat firmasına ihale ederek yaptı bunu.

Bu sırada CHP nöbetçi genel başkanı Özel ise Kars Ardahan tren seferine çıkmıştı.

Ardahan’dayken trenin son durağının Kars değil Ardahan olması gerektiğini söyleyerek, Türkiye’nin jeopolitiğini, dünyanın eksenini değiştirecek stratejik hamleleri halka açıklıyordu.

Evet muhalefet böyle önemli işler peşinde koşarken Türkiye ve dünyada yer yerinden oynuyor.

Ancak gece ülkeyi yerinden söküp götürseler bu CHP “bizim genel merkez kalsın gerisini alın götürün” diyecek bir kafa yaşıyor.

Aslında CHP’yi bekleyen en önemli tehlike ideolojisiz kalmaları, “tarafsız” kalmaları.

Yaşanan süreçlerin hiçbirini ya okuyamadı ya da yanlış okudu. Zamanında aksiyon alamadı, süreci halka anlatamadı, halkın tepkisini doğru ölçemedi ve sonuç olarak ortada hareketsiz ideolojisiz kaldı.

CHP’nin “PAUSE” tuşuna basıldı millet tarafından….

 

SURİYEDE TERÖR SERGİSİ AÇILDI BAKALIM KİMİN ÖRGÜTÜ DAHA OKKALI

Suriye ve Türkiye’de yaşanan süreçler şunu kesin bir şekilde göstermiştir ki, batı PKK ile YPG /PYD terör örgütlerini bizim gibi aynı görmüyor.

YPG ve PKK’nın ABD nezdinde iki farklı örgüt olmasının sebebi ise YPG/PYD, Türkiye’deki PKK’nın uluslararası alandaki meşru organizasyonu ve ABD’nin müttefiki olmasıdır. Uluslararası meşruiyet sağlama çabası içinde olan bu yapı, terör örgütü olmasına rağmen, PYD/YPG adıyla tırnak içinde “meşru” bir aktör olarak sunulmaya çalışılmaktadır.

Bir diğer terör örgütü ise HTŞ’dir. HTŞ, Türkiye de dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler ve NATO’nun neredeyse tamamı tarafından terör örgütü olarak kabul edilmiş ve listelere alınmıştır. Bu süreçte şu noktayı iyi görmek gerekiyor: Bölgedeki devletlerin askeri olarak sahada görünmemeleri ya da az görünür olmaları, siyaseten orada olmadıkları anlamına gelmez. ABD, Fransa üzerinden desteğini bildirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ‘Biz YPG’ye desteğimizi sürdüreceğiz’ açıklamasını yaptı.

Pazarlık masasının üstünde neler var: ABD, NATO ya da Birleşmiş Milletler adını siz koyun, ‘Benim YPG/PYD diye bir terör örgütüm var, sizin de desteklediğiniz bir örgüt var. Şimdi bu örgütleri bir tartıya çıkaracağız’ diyor.”

 “ABD: PYD/YPG’yi yönetimde kabul edeceksiniz.”

Türkiye’nin, o dönemde (Esed rejiminin devrilmesi) Suriye’de yaptığı harekatlarıyla muhalif unsurlara destek verdiğinde, “ABD, ‘Tamam, ben askeri olarak burada olmayacağım ama siz de YPG/PYD’yi yönetimde kabul edeceksiniz’ mesajını vermeye başladı. Şu anda pazarlıklar bu aşamada devam ediyor. Trump’ın geçmişteki açıklamalarını hatırlarsak, Türkiye’ye üstü kapalı olarak şöyle bir mesaj vermişti: ‘Biz biliyoruz ki oradaki olayların arkasında Türkiye var. Hukuka uygun olmayan bir şekilde Suriye’ye müdahale ettiniz.’ Bu açıklama, ‘Benim terör örgütü listemde olan birine müdahale ettiniz. Eğer böyle yapıyorsanız, ben de kendi terör örgütümü korurum’ anlamına geliyor.

ABD, ‘YPG/PYD’yi lağv etmiyorum, eğer bunu istiyorsanız, onların unsurlarını yeni oluşacak yönetimde görmek zorundasınız’ diyor. Şu anda pazarlıklar bu şekilde devam ediyor. Batı, YPG/PYD’yi sözde Kürtlerin temsilcisi, özde ise Siyonist Batı rejiminin Orta Doğu’daki bir aracı olarak yönetimde yer almasını istiyor. Bu durum netleşmeden, YPG/PYD’nin Fırat’ın doğusundan çekilmesi mümkün görünmüyor.” 

 “Hiçbir güç, Türkiye’nin bu bölgede tek başına tahakküm kurmasına izin vermek istemiyor.”

Esed rejiminin devrilmesine yol açan harekât sırasında PKK-YPG’li teröristler Münbiç ve Halep arasındaki bölgede ilerlemelerde bulundular ancak durum şimdi farklı” Silahlı bir müdahale elbette olabilir. Türkiye bu konuda kararlı. Dışişleri Bakanı’nın da belirttiği gibi, böyle bir operasyon gerçekleşirse bu, Suriye’de yapılan önceki operasyonlar gibi olmayacak. Çünkü şu anda farklı bir süreç yaşanıyor: Yeni bir yönetim oluşturuluyor. Hiçbir güç, Türkiye’nin bu bölgede tek başına tahakküm kurmasına izin vermek istemiyor. Bu yüzden YPG/PYD’yi olabildiğince destekleyecekler. Ancak pazarlıkların nasıl sonuçlanacağını bilmiyoruz.

“Bu sürecin devlet tarafından öngörüldüğünü de belirtmek gerekir.”

Türkiye’nin, 2019 yılında Suriye’de Barış Pınarı Harekatı ile birlikte Fırat Nehri’nin doğusunda bir miktar kontrol sağlamıştı ve dahi “Bu sürecin devlet tarafından öngörüldüğünü de belirtmek gerekir. Nitekim, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başlattığı süreç, doğrudan bu gelişmelerle bağlantılıdır. Sürecin sonunda PKK’nın tüm kolları üzerinden hem Türkiye hem Suriye’de bir tehdit oluşturulacağı ve bu tehditle bir yasal rejim inşa edilmeye çalışılacağı belliydi.

Şu anda Türkiye bir yandan PKK’yı çözmeye çalışırken, diğer yandan ABD ile pazarlığa oturup YPG/PYD sorununu çözmek istiyor. Bu kolay bir süreç olmayacak ancak irade göstermek gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı düzeyinde yapılan açıklamalar net: “Ya silah bırakacaklar ya da silahlarıyla toprağa gömülecekler” Dedi. Ancak buradaki kritik soru şu: Silah bırakma, yönetim içerisinde yer almak mı anlamına geliyor? Şu anda bunu kimse bilmiyor ne ABD ne YPG ne de Türkiye için bu durum netleşmiş değil. Şu anda pozisyon alma yarışı sürüyor.

Hep birlikte izleyip göreceğiz…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

MUZAFFER..

ELİNE SAĞLIK, ALIN TERİYLE MI ? BELEŞ MİRAS MI.....AĞAÇ KOVUNDA GELDİK LERİ ÇİN, YERLİ VE MİLLİ OLAMAZ LAR SAHTEKAR LAR.......VATAN SEVGİSİ MAYA GİBİDİR SÜTÜ BOZUK OLANDA TUTMAZ........

.....

Sayın yazar biz de bir ara Ypg yi meşru bir örgüt olarak kabul ediyorduk...Salih Müslim Ankarada kırmızı halıyla karşılandı... İnşallah yeni Suriye, iç savaş yaşamadan, bölünmeden varlığını sürdürür...Şimdi Suriyede büyük patron Abd ve küçük ortak israil...Her şey 20 ocakta...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23