CHP’li yalan konuşuyor AK Partili hayal görüyor
CHP’li yalan konuşuyor AK Partili hayal görüyor
Ertuğrul Akar
Bu hafta rahatsız olduğum konuları kısaca yazıp sizleri yormayacağım.
Türkiye’de hukuk siyasetin, ideolojinin değil artık ekonomik çıkarların oyuncağı haline geldi.
Güzel ve büyük paralar kazanmak isteyen hukukçu zatlar doğruları bildikleri halde ekranlardan belki sesleri duyulur da İmamoğlu dosyası şüphelileri bu isimlerle çalışır diye avazları çıktıkları kadar bağırıyorlar.
“Tutuklama varsa delil vardır bu sebeple hemen iddianameyi düzenlemek ve kovuşturma (mahkeme) başlatmak zorundasın!” diyen hukukçular var! İnanmak mümkün değil.
CMK 100/2 çok açık:
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
- Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
- Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa tutuklama koşulları tamam demektir.
Yani işin Türkçesi; adil yargılama yapmam için, maddi gerçeğe somut ve kesin delillerle ulaşabilmem için ilgili kişi veya kişilerin kaçmaması, ellerindeki yetkiyi kullanıp delilleri yok etmemesi, tanık veya mağdurları tehdit etmemesi gerekiyor, bunun için önce tutuklama yapmalıyım diyor!
Bırakın hukukçu olmayı ortalama zekada birisi bu mantığı anlar!
Tabii ki deliller tamamen toplandıktan sonra mağduriyet olmaması için hemen yargılama yapılıp, sonuca ulaşılmalıdır kimsenin buna karşı çıktığı yok.
Ama insanları manipüle edip sanki dünyada tutukluluk uygulaması bir tek melekler kadar masum İmamoğlu’na yapılıyormuş gibi de konunun saptırılmasına müsaade edemeyiz.
Son kez ve tekrar söylüyorum kimseye kesin suçludur demez bir Müslüman. Yargılamanın sonucunu bekleyeceğiz.
Ama ters psikoloji ile hukuku kullanıp siyaset yapılmasına da müsaade etmeyeceğiz.
AK PARTİ, MİLLETVEKİLLERİNE EKRAN YASAĞINA DEVAM ETMELİDİR
Geçen gün Habertürk televizyonuna Ak Parti MV Ayşe BÖHÜRLER konuk oldu. İzleyen herkes milletvekili olmuş birisinden konulara hâkim olmasını, konuştuğu konuları güçlü bir dil ve güzel bir üslupla anlatmasını bekler. Maalesef öyle olmadı.
Gaziosmanpaşa CHP’li belediye başkanı yolsuzluk iddiası ile görevden uzaklaştırıldı ve belediye meclisinde yapılan seçimde belediyeyi yönetsin diye vekaleten Ak Partili bir meclis üyesi seçildi.
Ancak Ayşe hanımın belediye başkanının tutuklanmasından, görevden uzaklaştırılmasından, belediye meclisinde seçim yapılmasından haberinin olmaması yetmiyormuş gibi CHP’li belediye başkanının parti değiştirip, Ak Parti’ye geçtiğini söyleyerek, uzun uzun yorum yapıp akıl veriyor!
Ayşe hanım Türkiye’de yaşamıyor olmalı ki aylardır bırakın Türkiye’yi dünyanın gündeminde olan bir konu hakkında konuşamadı.
Bilgisizlik bir yere kadar görmezlikten gelinebilir ancak kibirle biliyormuş gibi konuyla uzaktan yakından alakası olmayan hayali bir olayı anlatması akıl tutulması ya da kibir esaretidir.
Türkiye’de parayla, nüfuzla siyaset yapma devri kapanmadıkça bu işler de bitmez!