Arap milletinden alacağımız çok ders var!
Arap milletinden alacağımız çok ders var!
Ertuğrul Akar
Yeni dünya düzeninin (Siyonistlerin New Age’i) kurulduğu bu yüzyılda tarihe tanıklık etmenin ve dahi tarihe yön veren bir milletin ferdi olmanın hem gururunu hem heyecanını yaşıyoruz.
Neredeyse bir asırlık güdümlü ve bağımlı zalim Baas rejimi bu hafta itibariyle son bulmuştur.
Baas ideolojisi nedir diye merak edenlere hemen açıklayalım: "Arapların aydınlanmasını" ve kültürlerinin, değerlerinin ve toplumlarının rönesansını savunmaktadır. Aynı zamanda tek partili devletlerin kurulmasını savunur ve siyasi çoğulculuğu reddeder: Baas Partisi bunu teorik olarak "aydınlanmış" bir Arap toplumu geliştirmek için belirsiz bir süre kullanır.
Tabi aklınıza hemen bizdeki tek parti zamanı gelebilir, bu normaldir çünkü aynı zihniyet ve aynı plan!
Neyse ki Müslüman Türk milletinin kadim medeniyeti, insanlık değerleri, devlet algısı ve dahi yüksek milli şuuru bizim topraklarımızın Arap coğrafyası gibi olmasına engel oldu.
Türkler tarih boyunca hem büyük ve üniter anlayışla devlet yönetmişlerdir. Birinci dünya savaşı sonrasında parçalanan devletimizin ardından yeni Cumhuriyetin de üniter yapı üzerine kurulması tek parti rejimine rağmen devletimizi korumuş ve ardından milletimizin irade ve kararlığı sonucu çok partili demokratik düzene geçilmiştir.
Tabi burada yapılan yanlışları eleştirdiğimiz gibi bizi bu günlere tek parça halinde getiren üniter yapıyı inşa eden Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve dönemin yöneticilerine de teşekkür edip haklarını teslim etmemiz gerekiyor.
Bugün Arap coğrafyasının bu hale gelmesinin en önemli sebeplerinden birisi “AŞİRET” sistemine dayalı çok parçalı yönetim biçimidir.
Arap coğrafyasının neredeyse hiçbir rejiminde kimlik ve yönetim birliğine dayalı sistem yok.
Bu sebeple Anayasamızın;
- Vatandaşlık tanımını yapan;
Anayasa 66. Maddesi: Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.
- Üniter devlet tanımını yapan;
Anaysa 3. Maddesi: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir
Hükümleri korunması gereken en hayati hükümlerdir ve tartışmaya kapalıdır.
ESAD DÜŞTÜ BİZİMKİLER ALTINDA KALDI…
Son 13 yıldır Esad’ın zulmüne rağmen Türkiye’de başta CHP olmak üzere ısrarla Esad ve Suriye güzellemesi yapan ve dahi Esad’ı bir halk kahramanı göstermek isteyen bir kesimle karşı karşıyaydık.
Bu konuda ilk günden buyana aynı irade ile duruş sergileyen bir tek sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan vardı.
İlk günden beri söylediği Esad’ın yanlış yolda olduğu, halkına zulmedemeyeceği ve ülkesinin bölünmesine sebep olacağıydı.
Bugün geldiğimiz noktada tarih Sn. Erdoğan’ı haklı çıkarmıştır. Zaten böyle değil midir liderleri tarih yaratır veya yok eder.
Peki, bu süreçte muhalefet nasıl bir sınav verdi ve sonuç ne oldu;
Tam bir fiyasko tam bir hayal kırıklığı tam bir ümitsizlik. CHP’nin uluslararası politikadan ne kadar habersiz olduğu, yeni düzene ne kadar hazırlıksız olduğu ortaya çıktı.
Bir kez daha CHP’ye devlet yönetiminin bir saniye bile emanet edilemeyeceğini milletimiz bir kez daha görmüş oldu.
TÜRK YOKSA ESARET VE BÖLÜNME VAR DEMEKTİR…
Suriye’de yeni ve kalıcı bir yönetim oluşturulacak. Bu yönetimde güçlü bir şekilde Türklerin olması gerekmektedir. Yapılacak yeni anayasada Türklerin dillerini, kültürlerini koruyacak hükümler yer almalıdır. Eğer yeni dönemde Suriye yönetiminde Türk olmazsa Suriye yeniden bölünecek, sömürge olacak ve terör örgütlerinin esiri olacaktır.