Anlaşılan demokrasi yine bizim başımıza patlayacak!!!
Anlaşılan demokrasi yine bizim başımıza patlayacak!!!
ERTUĞRUL AKAR
Türkiye’de PKK terör örgütünün faaliyetlerini sonlandırması terörün bittiği anlamına gelmez.
PKK bir terör örgütü evet ama terörün tek kaynağı değil bunu anlamamakta neden ısrar ediyorsunuz.
Terörizm, modern dönemin en tehlikeli ve öngörülmesi en güç tehdididir ve klasik demokratik argümanlar ile mücadele edilemez.
Bazılarının ifade hürriyeti, demokratik temel haklar zarar görmesin, terör sert önlemler alınarak çözülmez dediklerini işittikçe bu ülkede terörün asla bitmeyeceğini düşünüyorum.
Terör eylemi veya terörize eylemler bir siyasi görüşün, etnik aidiyetin, inanç temelli oluşumların siyasi, oluşumların siyasi, kültürel ve coğrafi hak talepleri neticesinde başlar.
Bu oluşumlar da saydığımız bu talepleri kendilerine ait en temel hak olarak gördükleri için talep ederler. İstediklerini alamayınca aktif eylemsellik ile yıldırmaya çalışırlar.
Devletler bu terörize grupların önünü çerçevesi net ve ağır hukuki müeyyideler ile kesmezse bu gruplarla mücadele zorlaşır.
Çünkü bu terörist gruplar yaptıkları eylemleri kendi taleplerinin, bu talepler ülkenin bölünmesi, ayrı bir dil, ayrı eğitim sistemi, ayrı bayrak vs., temel insan hakları çerçevesinde değerlendirilmesini ve bu yönde en geniş haklar tanıyan yasal düzenlemeler yapılmasını talep ederler.
Asıl soru şu; kimin demokrasisine uyulacak! Devletin ve milletin bölünemez bütünlüğüne halel getirecek olan toplumsal bütünlüğü ve kamu düzenini bozacak olanların “demokratik taleplerine” mi!
Yoksa bin yıllardır ayakta kalmaya çalışan, her defasında içerden ihanete uğrayan, Batının asla taviz vermediği ülke güvenliği söz konusu olunca gevşeklik beklenen, güvenlik konusunun hayati olduğu dünyanın merkezi çalışan, her bölünerek nimetlerinin paylaşılmak istendiği bir Anadolu’yu ilelebet yaşatmak için gereken “demokrasiye” mi!
Kararı aziz milletimiz verecektir.
Bizden sözde demokrasi adı altında ülkenin savunmasız kalmasını bekleyenler terörle mücadele söz konusu olunca Batı Avrupa ülkelerinin hukuk ve demokrasi ligindeki sert ve “demokrasiye aykırı” uygulamalarını da bizden saklamaktadırlar.
Batı kendi hakları söz konusu olduğunda taviz vermezken söz konusu Türkiye olunca demokrasi havarisi kesilmektedir.
NATO liderlerinin 2022 Madrid Zirvesi’nde kabul ettiği Stratejik Konsept belgesinde, “Terörizm, tüm biçimleri ve tezahürleriyle, vatandaşlarımızın güvenliğine ve uluslararası barış ve refaha yönelik en doğrudan asimetrik tehdittir” ifadeleri yer almaktadır. NATO Stratejik Konsepti kapsamında İttifak’ın stratejik ortamında tanımlanmasından, NATO’nun temel görevleri arasında sıralanan Caydırıcılık, Savunma, Kriz Önleme ve Kriz Yönetimi başlıklarında terörle mücadeleye ilişkin İttifak’ın kolektif tehdit algılamasını artırıcı atıflara yer verilmiştir.
Aralık 2012’de Fransa’da yeni bir terörle mücadele yasası çıkarıldı. Yasanın dikkat çekici maddelerinden biri internette terörizmin onaylanması veya teşvik edilmesi anlamına gelebilecek paylaşımların suç olarak kabul edilmesiydi.
Bundan iki yıl sonra, Eylül 2014’te Fransa’da tek başına işlenen teröre teşebbüs suçlarına dair yeni bir düzenleme getirildi. Buna göre, herhangi bir örgüt bağlantısı veya iştirak eylemi olmasa bile bir kişinin terör eylemine ilişkin bireysel hazırlık hareketleri de suç olarak düzenlenmiştir. Düzenlemeyle, terör suçuna teşebbüsün bir parçası olarak; terör eylemi yapmak amacıyla malzeme ve araç, gereç temin etmek, araştırmak, yapmak veya sağlamak suç olarak öngörülmüştür.
İnsan hakları izleme komitesinin eleştirilerini ve olumsuz raporunu görmezden gelen Fransa’ya herhangi bir müeyyide uygulanmıyor!
Yine son yıllarda, Hollanda mahkemeleri çok sayıda Hollanda vatandaşı hakkında DAEŞ terör örgütüne üye olma ve bu kapsamda faaliyette bulunma suçlarından ötürü mahkûmiyet kararları vermiştir. Terör suçlarına ilişkin mahkûmiyet kararlarında sıkça karşılaşıldığı üzere, Hollanda Ceza Kanunu’nda bazı suçlara ilişkin hazırlık hareketleri de cezalandırılabilmektedir.
BM Güvenlik Konseyi, 24 Eylül 2014 tarihinde oybirliğiyle aldığı 2178 sayılı karar ile ülkelere doğrudan ve net bir çağrıda bulunmuştur: “Tüm üye devletler, başka ülkelere savaşmaya giden terörist savaşçı tehdidine karşı etkin ve aktif bir tavır almalıdır”. 2001 yılında çıkarılan 1373 sayılı karara gönderme yapan Konsey, o karardan bu yana ilk kez bu derece kesin ve dolaysız ifadelere yer vermiştir.
Batı kendi güvenliği için kendisine ait bir demokrasi tanımı geliştirirken eski demokrasilerini bize “kitlemeye” çalışıyor ve içimizdeki bazı bilmişler, cahilliklerinin fakında olmayanlar, gaflet içinde olanlar da bu işin her şeyin gevşetilerek, her isteyene istediğinin verilerek çözüleceğini iddia ediyorlar.
Unutmayın biz uyursak ümmet yıkılır, millet esir edilir.
Ülke güvenliği tüm hakların üstündedir, tüm yasalar ve uygulamalar milletin huzuru ve milletin birlikteliği içindir.