ABD büyükelçi diye Ortadoğu haritacısını gönderdi
ABD büyükelçi diye Ortadoğu haritacısını gönderdi
ERTUĞRUL AKAR
ABD Türkiye büyükelçisi aynı zamanda Suriye özel temsilcisi Thomas J. Barrack, göreve başlar başlamaz bombayı patlattı ve alev topunu Türkiye’nin kucağına attı.
Şöyle bir açıklama yaptı;
• “Batı, bir asır önce haritalar, manda yönetimleri, çizilmiş sınırlar ve yabancı yönetimler dayattı. Sykes-Picot Suriye’yi ve daha geniş bir bölgeyi barış için değil emperyal kazanç için böldü. Bu hata nesillere mal oldu. Bunu bir daha yapmayacağız.
• “Batı müdahalesi dönemi sona ermiştir. Gelecek, bölgesel çözümlere, ortaklıklara ve saygıya dayalı bir diplomasiye aittir. Başkan Trump’ın 13 Mayıs’ta Riyad’da yaptığı konuşmada vurguladığı gibi, ‘Batılı müdahalecilerin Ortadoğu’ya uçarak nasıl yaşanacağı ve kendi işlerinizi nasıl yöneteceğiniz konusunda dersler verdiği günler geride kaldı.’ Suriye’nin trajedisi bölünmüşlük içinde doğdu.”
Osmanlı, Kürt ve Arapların yakın tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Sykes, I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıldığı dönemde Ortadoğu’nun sınırlarının çizilmesinde önemli rol oynayan Sykes-Picot Antlaşması’nın mimarlarından biridir. Zira Sykes-Picot Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu topraklarının nasıl paylaştırılacağına dair özel bir plan içeriyordu. Bu süreçte Kürtler, anlaşmanın dışında bırakılmış ve yaşadıkları topraklar komşu devletler arasında paylaşılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu sonrası bölgesel düzeni belirleyen SykesPicot Antlaşması’nın artık geçerli olmadığı ve bu yüzden değişmesi gerektiği ABD büyükelçisi, Ortadoğu haritacısı tarafından “Sykes-Picot döneminin bittiği” ifadesi başta Suriye ve Irak olmak üzere Ortadoğu’daki Arap ülkelerinin toprak bütünlüğünün sona erdiği ilan edildi.
Yeni düzende;
Irak’tan sonra Suriye’de de Kürt oluşumları meydana gelmiştir. Suriye’nin kuzeydoğusunda kanton olarak da ifade edilen bölgesel oluşumlar örnek olarak verilebilir: Hasaka, Kobani ve Afrin. Rojava, bir diğer özerk bölge olarak öne çıkmaktadır. PKK yeni adıyla YPG/SDG devlet içindeki devlet oldukları, yarı-devlet oldukları ifade edilmektedir. Vergi toplanması, eğitim dahil çeşitli alanlarda halka müdahale edebilmesi açıklama olarak getirilmektedir.
“Yeni dönemin Sykes-Picot oluşumunda” kendi devletlerine sahip olacak unsurlar olarak Araplar yerine rol ve yetkinin Kürtlere verildiği anlamı çıkmaktadır.
Sykes-Picot Antlaşma düzeninin bozulduğu ve böylelikle bölgedeki farklı Kürt hareketlerinin bunu self-determinasyon için bir fırsat olarak kullanmayı hedefledikleri çok açık. Keza Barzani’nin Irak Kürtlerinin referanduma gideceğini açıklaması Sykes-Picot’nun 100.yılına dikkat çekilerek daha önce gündeme gelmişti ve Türkiye karşı çıkmıştı. Suriye’deki YPG/ SDG örgütünün de federasyon tezi de bu bağlamda kullanılabilmektedir.
Yani demem o ki; Türkiye’de PKK’nın eylemlerini bitirmesi önemli bir adım ancak büyük resmi görmek ve Kuzey Irak’tan sonra Suriye’nin de kuzey doğusunda bir terör devletinin kurulmaya çalışıldığını ve bunun için de ABD tarafından büyükelçi adı altında haritacı görevlendirildiğini görmek gerekiyor.
Sykes/Picot 1916’da Araplar kandırılarak ve kullanılarak imzalandı ve İsrail’in çıkarlarına uygun sınırlar çizildi, şimdi de Kürtler kullanılarak ve kandırılarak yine İsrail ve Siyonizm’e ve onun çıkarlarına uygun yeni bir harita çiziliyor.
Dikkat etmemiz gerekiyor çok dikkat …