Asıl savaş Musul’da..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce Rakka ve Musul’a operasyon sinyali vermesinden sonra bölge iyiden iyiye hareketlenmeye başladı. Hâlihazırda devam eden Fırat Kalkanı operasyonu hasebiyle henüz gündemde kendine pek bir yer bulamasa da, Musul meselesi Türkiye’nin ve bölgenin geleceği açısından hayati bir öneme sahip. Uzunca bir süredir DAEŞ’in kontrolünde olan bölge, Ortadoğu’da çizilecek olan yeni sınırlar için belirleyici bir rol üstleniyor.
***
Türkiye açısından olası Musul operasyonunun hangi amaç ve hedef üzerine oturduğu gayet şeffaf. Cumhurbaşkanı’nın da defaatle ifade ettiği gibi, bizim kimsenin toprağında gözümüz yok ancak Türkiye’nin sınır güvenliği konusundaki kaygılar bu operasyonları yapmaya mecbur bırakıyor.
Gerçi son zamanlardaki kaygılarımız sadece terör örgütleriyle sınırlı değil, artık terörün bizzat devletleşmiş haline tanık oluyoruz. Mesela Amerika bunun en muazzam örneğidir. Daha önce teröre destek veren devlet statüsündeyken, Ayn El Arap’a (Kobani) üs kurup uçak dolusu silah taşıması, Amerika’nın artık meşru bir terör devleti olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
***
Fırat Kalkanı operasyonuyla içten içe rahatsız olan bu terör devleti şimdilerde Musul konusunda hummalı bir hainlik içerisinde.
2003 yılındaki Irak işgalinden sonra ülkeyi kademeli olarak başka bir işgalci olan Şiilere teslim etmişti. Akabinden bir sabah uyandığımızda Musul ve Rakka’nın DAEŞ denilen bir örgütün eline geçtiğini gördük. Şimdi ise yine benzer bir taktiği Musul’da uygulamak istiyor. Burada amaç gayet açık; Türkiye’nin Suriye operasyonundan sonra sözde kürt koridoru yavaş yavaş hayal olan ABD, bu sefer yönünü Irak’a çevirip Haseke ve Musul hattında PKK’ya yeni bir koridor açmak istiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “PKK Musul’da yer edinmeye çalışıyor, Yarın Türkmenleri tamamen bitirmeye kalkabilir.” açıklaması da aslında ne demek istediği çok açık;
“Herkes PYD’nin Afrin-Kobani hattı bağlanmasın diye bakarken, bir sabah kalktığımızda Musul PYD’nin eline geçmiş haberleri ile uyanabiliriz, operasyon şart!” demeye getiriyor.
***
ABD bu konuda temaslara başladı. O kadar ki, Obama’nın 1 yıldır görüşmediği hatta bir sohbette görmemezlikten geldiği Irak başbakanı Haydar İbadi’yi bile muhatap alıp New York’ta ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Kendisi aynı zaman da bir Şii olan İbadi’yi, daha önce Irak konusunda Türkiye aleyhine yaptığı açıklamaları ve bu açıklamaların nazarımızda iplenmediği bir kişilik olarak tanıyoruz. Tabi bu görüşme biraz mecburiyetten gerçekleşti. Çünkü ABD Musul konusunda Irak ordusunun yanı sıra bölgedeki Şii milisleri de ciddi ölçüde kullanmak istiyor. Öte yandan olası operasyonda Barzani’nin tavrı da oldukça önemli. Yaklaşık 1 ay önce Ankara ziyaretinde bu konunun masaya yatırıldığı biliniyor. Barzani ise her ne kadar “operasyonlara katılmayacağız” açıklaması yapsa da aslında böyle bir lüksünün olmadığının farkında.
Kendisinin şimdilik ne tarafta pozisyon alacağı henüz netleşmiş değil ancak net olan bir şey var ki; ileride Musul’da çıkacak bir savaşın tansiyonu çok yüksek olacaktır.
twitter.com/Enesaalemdar